En Ideal Forum Adresiniz!
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ekim 11, 2008, 19:51:06
836470 Mesaj 9094 Konu Gönderen: 6642 Üye
Son üye: supergirl
En Ideal Forum Adresiniz!  | 
Ideal Club  |  Efsanaler / Hikayeler  |  Anné ßéni de Sévér miSin ?
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1] 2
Gönderen Konu: Anné ßéni de Sévér miSin ?  (Okunma Sayısı 856 defa)
Helin
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür et +22/-34
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 26173


*°•::MournfuL::•°*


« : Temmuz 03, 2007, 22:18:08 »


Anne bağırır :
“Çabuk ol servisi kaçıracaksın!”
Baba kükrer :
“Ne yatmasını biliyorsun, ne kalkmasını!”
Sabahları güneşin doğuşunu bilmez çocuk. Hic aydınlanmadan kalkar içi. Taze bir sabah, bayat bir günün devamıdır çok zaman.
Her sabah adına yuva denen, adına kreş denen o yere bırakılır. Başkalarının annesinde, kendi annesinin hasretini çeker günboyu. Sabahın köründe “benim annem ne zaman gelecek” diye gözyaşları çeker solgun yüzüne dizi dizi.
Akşam ne uzundur. Yuva nice gürültülü. Sevgilerini konuşurlar efkarlı saatlerde.
“Benim babam beni çok seviyor.”
“Hayır, benim babam beni daha çok seviyor.”
“Hadi ordan, beni hem babam hem annem daha çok seviyor.”
Başkalarının babası kendi çocuklarını çok severse, sanki kendi babalarının sevgisi azalacakmış gibi kavga ederler. En çok sevilen olmaktır tutkuları.
Her pazartesi ne kadar sevildiklerinin ispatını yapmaya koyulurlar.

“Benim babam beni hamburger yemeye götürdü.”
“Biz hem hamburger yemeye gittik, hem de luna parka gittik.”
“N’apalım. Benim annem beni sinemaya götürdü. Arslan Kral filminde ağladık annemle birlikte.”
“Kızlar ağlar zaten. Ağlamanın neresi eğlenceli?”
“Biz babamla maç ettiğimiz zaman çok eğleniyoruz.”
“Benim babam benimle değil, arkadaşlarıyla maç etmeye gidiyor.”
“Bak demek ki benim babam beni daha çok seviyor. Bi kere biz ikimiz, yani babamla ben, maç ediyoruz.”

Pazartesileri hep böyle geçer.
Herkes kendi babasının en sevgili baba olduğunu kanıtlamaya çalışır. Öteki çocuklar yeni sevgi kanıtlarını ortaya koydukça içini bir ürperti kaplar.
Başkalarının babası çocuklarını daha çok mu seviyordur acaba? O Reklam gelir aklına. Kahrolası reklam. “Evinizi seviyorsunuz, arabanızı seviyorsunuz... Beni sevmiyor musunuz?”
İnanmak üzeredir onu sevmediklerine. Arka koltuğa gazoz döktü diye ne çok bağırmıştı babası. Ama olsun, arkadaşlarına bunu anlatmazsa eğer, babasının arabasını kendisinden çok sevdiğini nereden bilecekler.
Keşke her Pazartesi en sevilen evlat oyununu oynamak zorunda kalmasaydı. Bunun için Pazartesileri hep hasta numarası yapması. Uyanamaması. En sevilen çocuk olmak yarışması, bilseniz ne kadar zor diyebilse bir gün, her şey ne kadar kolay olacak. Oyunu değiştirebilirdi. Bu oyunun mağlubu olduğunu arkadaşları öğrenecek diye her Pazartesi Karanlık bir kuyu olmazdı o zaman. Herkesin annesinin ve babasının ne kadar iyi Anne baba olduğu, çünkü onlara ne çok pahalı oyuncak aldıklarının konuşuldukları bir sıra,
“Beni anneannem çok sever” diye bağırıverdi.
Sustu arkadaşları.
Söyleyebilecek bir şey bulamadılar bir an.
Akın boynunu büküp “benim anneannem yok” dedi.
Üzüldü o zaman. Ama geri dönemezdi. “benim anneannem beni cok sever. Masal anlatır bana. Yaramazlık yapınca “dayın da böyleydi” der gülerek.”
Arkadaşları ne kadar dinliyor diye sustu birden. Kendisine doğru yönelmiş meraklı bakışları keyifle izledi. Ağızları açık “Ee sonra?” diyorlardı.
“Sever beni. Masal anlatır. Hiç susturmaz beni. Ben konuştukça güler. ‘Hay çocuk’ der. ‘Sen beni güldürdün. Allah da seni güldürsün’, der.”
Herkes bir masal büyüsü ile dinlerken onu, anneannesini öteki çocuklarla paylaştığını düşünüp susuverdi.
Üsteledi arkadaşları. “Hadi anlatsana!” dediler.
Top havuzuna doğru koşup “Herkesin anneannesi kendine” diye bağırdı.
Akın itiraz etti. Hiç olmazsa arkadaşının anneannesinde tatmadığı bir duyguyu tadacağını düşünürken ne diye oyunbozanlık yapıyordu. Kızdı. “Herkesin babası kendisine” demiyordun ama!”
Duymazlığa geldi. Anneannesini hiç kimselerle yarıştırmak istemiyordu, işte o kadar. Akşam çabuk oldu. Bu oyunu kazanmıştı. Muzaffer bir komutan edasında dolaştı bütün gün. Artık annesine neden pazartesileri yuvaya gitmek istemediğini anlatabilirdi. Yorganın altına saklanmazdı bundan böyle. Her Pazartesi anneannesinden bir demet yapıp götürürdü.
Kapıdan içeri girer girmez neşeyle bağırdı : “Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?”
“Görmüyor musun? Telefonla konuşuyorum.”
Hiç kimsenin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu. Herşey erteleniyordu telefon ve araba söz konusu olduğunda. Bir de eve misafir gelecek oldumu kendisine hiç yer kalmıyordu. Nerelere gitsindi?
Annesi kapattı telefonu. Mutfaktan tencere kaşık sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti. “Sana yardım edeyim mi?” dedi en sevimli halini takınarak.
Annesi manalı manalı baktı.
“Hayırdır. Bir yaramazlık filan. Bak bir de seninle uğraşmayayım. Çok yorgunum zaten.”
Yorgunluk nasıl bir şeydi? Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşca elinden alır “Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gül kokulu kolları sarsın seni” diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi.
Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, ne diye annesi kendisiyle böyle kızgın kızgın konuşuyordu.
“Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle söylüyor.”
“Uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın. Yorgunluktan ölüyorum.”

Bu kelimeden nefret ediyordu. Yorgunum. Yorgun olduğumdan. Böyle Yorgun yorgunken...
“Anneciğim sen yorulma diye...”
“Yemekte konuşuruz çocuğum. Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar bunları bitirmem lazım. Hadi sen oyna biraz.”
“Hani siz yoruluyorsunuz ya...”
“Eeee....”
“Ben de oynamaktan yoruluyorum.”
“Ne yapayım?”
“Bilmem...”
Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı.
Işıklar söndü birden. Annesi öfkeyle söylenmeye başladı.
“Mum da yok” diye diye karıştırdı dolapları el yordamı.
Çocuk sirtüstü yatıp, anneannesinin köyünü düşündü. Gaz lambasının ışığında deli tavşan masalını anlatışını. Deli tavşanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne. Anneannesi gibi iki ellerini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak tavşan kafası yaptı. “bak deli tavşan” diyerek parmaklarını oynattı. Yoldan geçen arabaların farları duvardaki tavşana yol açtı. Tavşan alabildiğine hür dolaştı sağda solda. Otlarla, kuşlarla konuştu. Sonra yorgun düştü. Duvardaki görüntü o minik avuçların açılmasıyla kayboldu. Kolu yavaşça kanepeden aşağı sarktı.

Neden sonra ışıklar geldi. Kadın çocuğun hiç konuşmadığını fark etti birden. Kanepeye koştu. Küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı. Masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek. Dindirilmez bir pişmanlık doldurdu içini. Uyandırmaktan korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu.
Çocuk sanki bu öpücüğü bekliyormuşçasına,

“İşin bitince beni sever misin anne?” dedi.
Logged

Unuttum Sana Yazdığım Mektubun Altına Adımı Yazmayı
 ßelki Hatırlarsın ßeni
 Çok Eski ßir Çocukluk Hastalığınım Senin
Kırk Derece Ateşle Yattığın. ..

Йа
juju
IdealForumcu
***

Teşekkür et +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 210


« Yanıtla #1 : Temmuz 03, 2007, 22:25:17 »

kusura bakma iyi diil bence
Logged
LaL
Genel Koordinator
*****

Teşekkür et +51/-10
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 22178


that wâs just a dréam.. .


WWW
« Yanıtla #2 : Temmuz 03, 2007, 22:26:43 »

Sad
Logged


âşk bir uçurumdân düşmék gibiymiş
o yüzdén sévgiliye yâr dénirmiş

HéLéna  LaLéna
Helin
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür et +22/-34
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 26173


*°•::MournfuL::•°*


« Yanıtla #3 : Temmuz 03, 2007, 22:52:05 »

juju okudun mu Smiley
Logged

Unuttum Sana Yazdığım Mektubun Altına Adımı Yazmayı
 ßelki Hatırlarsın ßeni
 Çok Eski ßir Çocukluk Hastalığınım Senin
Kırk Derece Ateşle Yattığın. ..

Йа
LaL
Genel Koordinator
*****

Teşekkür et +51/-10
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 22178


that wâs just a dréam.. .


WWW
« Yanıtla #4 : Temmuz 03, 2007, 22:56:31 »

beni sefsene anne dien bi çocuktan kötü nolur ki:(
Logged


âşk bir uçurumdân düşmék gibiymiş
o yüzdén sévgiliye yâr dénirmiş

HéLéna  LaLéna
LaL
Genel Koordinator
*****

Teşekkür et +51/-10
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 22178


that wâs just a dréam.. .


WWW
« Yanıtla #5 : Temmuz 03, 2007, 22:58:19 »

senin adın kederli anne.. sen hep seker kokarsın.. senin adın yagmurlu cadde.. sen hep düşler kurarsın..
Logged


âşk bir uçurumdân düşmék gibiymiş
o yüzdén sévgiliye yâr dénirmiş

HéLéna  LaLéna
Helin
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür et +22/-34
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 26173


*°•::MournfuL::•°*


« Yanıtla #6 : Temmuz 03, 2007, 22:59:33 »

ajkommmm Sad annemmi ösledimmmmm
Logged

Unuttum Sana Yazdığım Mektubun Altına Adımı Yazmayı
 ßelki Hatırlarsın ßeni
 Çok Eski ßir Çocukluk Hastalığınım Senin
Kırk Derece Ateşle Yattığın. ..

Йа
juju
IdealForumcu
***

Teşekkür et +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 210


« Yanıtla #7 : Temmuz 03, 2007, 23:00:24 »

okudum her yerde aynısından var neyse bu benim yorumum
Logged
Bad|AngeL
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Temmuz 03, 2007, 23:19:07 »

güselmiş.. Sad
Logged
LaL
Genel Koordinator
*****

Teşekkür et +51/-10
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 22178


that wâs just a dréam.. .


WWW
« Yanıtla #9 : Temmuz 03, 2007, 23:26:39 »

bende ösledim :S
Logged


âşk bir uçurumdân düşmék gibiymiş
o yüzdén sévgiliye yâr dénirmiş

HéLéna  LaLéna
Helin
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür et +22/-34
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 26173


*°•::MournfuL::•°*


« Yanıtla #10 : Temmuz 03, 2007, 23:28:08 »

Sad
Logged

Unuttum Sana Yazdığım Mektubun Altına Adımı Yazmayı
 ßelki Hatırlarsın ßeni
 Çok Eski ßir Çocukluk Hastalığınım Senin
Kırk Derece Ateşle Yattığın. ..

Йа
.
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : Temmuz 03, 2007, 23:48:21 »

güzel..çok güzel hemde..anlamasalarda
Logged
Siγah_мєLєηк
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür et +0/-1
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3019


Kırıq kalblér duraqı :(


« Yanıtla #12 : Ağustos 03, 2007, 08:05:22 »

baba ve anne :/
Logged



şєу.. α¢αвα ƒαzℓα∂αη 2 кαηα∂ıη ναяѕα νєяєвℓямѕη ؟ вєηмкιℓєяι кıя∂ıℓαя∂α..
รเאคђ_๓єlєภк 
BâLkız
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür et +4/-1
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 5434


:.:hânqi kâvmin qünâhıyım?:.:


« Yanıtla #13 : Ağustos 12, 2007, 22:34:02 »

dokun bana anne..ba$kaLarının dokunamadığı qibi..
"anne" qibi...
zaten bi ba$kası ya$atamaz ki o anı bana..
bi tek sen bak anne qözLerime..
bi teK seN..!
Logged


istediğim kadar kelimeyi sığdıracağım buraya
imlasız bir kalbin tüm imlasız saçmalıklarını sıralayacağım
şiirler okuyacağım qeceye ve lanetleyeceğim qecemi,bedenimi,sesimi
su içireceğim son kez ölmekte olan hayallerime
ve de tırnaklarımı batıracağım yalnıslığıma
bi tırnak yarası bırakacağım üzerinde,düşlerimin üzerine bi yorqan örtüp
uykuya yatıracağım...
uyutacağım evreni
uyuyacağım
♠ ✖ BâLkız ✖ ♠
.♥..♥..♥..♥..♥.
Rocker_Girl
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür et +0/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2324


« Yanıtla #14 : Ağustos 12, 2007, 22:43:25 »

ellerinize sağlık çok güzel birkez daha çocukluğuma döndüm o hala yaşadığım iğrenç günlere...

Her sabah adına yuva denen, adına kreş denen o yere bırakılır. Başkalarının annesinde, kendi annesinin hasretini çeker günboyu. Sabahın köründe “benim annem ne zaman gelecek” diye gözyaşları çeker solgun yüzüne dizi dizi.

“Beni anneannem çok sever” diye bağırıverdi.

“İşin bitince beni sever misin anne?”

hiç bitmedi ki hiç bitmedi Allah kahretsin bitmiyor da...
« Son Düzenleme: Ağustos 12, 2007, 23:29:04 Gönderen: Rocker_Girl » Logged
Sayfa: [1] 2
« önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: