En Ideal Forum Adresiniz!
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Ekim 07, 2008, 02:33:44
832720
Mesaj
9037
Konu Gönderen:
6623
Üye
Son üye:
Doa
Ana Sayfa
Yardım
Giriş Yap
Kayıt
En Ideal Forum Adresiniz!
|
Ideal Club
|
Felsefe clubu
|
Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
1
2
[
3
]
4
Yazdır
Gönderen
Konu: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş) (Okunma Sayısı 1282 defa)
Giz
PsikopatIdealci
Teşekkür et +20/-89
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 15151
..ßir Mavi Peri.. // KaLbim KüL OLdu !..
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #30 :
Mart 24, 2008, 10:00:47 »
Yoldaşlar arar yaratıcı ve hasat arkadaşları: Çünkü ona göre herşey olgun hasat için. Ama yüz orağı yok onun: Bu yüzden yolar başakları öfkeli öfkeli. Yoldaşlar arar yaratıcı, oraklarını bilemesini bilen yoldaşlar. Yıkıcılar denecek onlara, iyi ile kötüyü hor görenler denecek. Hasatçılar ve şenlik edenler onlar halbuki. Kendi gibi yaratıcılar arıyor Zerdüşt, hasat arkadaşları ve şenlik arkadaşları arıyor: Sürülerle, çobanlarla, cesetlerle işi ne Zerdüştün! Ve sen benim ilk yoldaşım, hoşçakal! Ağacının kovuğuna güzelce gömdüm seni, güzelce sakladım seni kurtlardan. Ama veda ediyorum şimdi sana, zira vakit erişti. Bir seherle öbür seher arası yeni bir gerçek ayan oldu bana.
[/b]
Logged
Susmayı öğreniyorum yavaş yavaş. Susarak özlemeyi, sessizce sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi belki de… Sonra sen Ama Sonra Yine Sen Oysa Ben Senin Dalına Tutulmuştum Ve Düş(tüm)mü :/ (demiştim evet düştüm,) ) Tut Beni . Susarak ve birazda ağır yenilgiler alarak belki de seviyorum seni. Dilimde bölünüyor adın. Yudum yudum yutuyorum yokluğunu. En çokta özlüyorum.Hiç tanımadan özlüyorum.Ne Garip !!.Hiç Tanımadan !!.(yine*de tanımamiş(ım) Ne garip !.. AbdaL GönüL;)
Giz
PsikopatIdealci
Teşekkür et +20/-89
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 15151
..ßir Mavi Peri.. // KaLbim KüL OLdu !..
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #31 :
Mart 24, 2008, 10:07:23 »
NihiLizm Né Déméktir ?
én Yüksék DégérLérin KéndiLérini ,
dégérdén Düşürmési...
«
Son Düzenleme: Mart 24, 2008, 10:07:56 Gönderen: Giz
»
Logged
Susmayı öğreniyorum yavaş yavaş. Susarak özlemeyi, sessizce sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi belki de… Sonra sen Ama Sonra Yine Sen Oysa Ben Senin Dalına Tutulmuştum Ve Düş(tüm)mü :/ (demiştim evet düştüm,) ) Tut Beni . Susarak ve birazda ağır yenilgiler alarak belki de seviyorum seni. Dilimde bölünüyor adın. Yudum yudum yutuyorum yokluğunu. En çokta özlüyorum.Hiç tanımadan özlüyorum.Ne Garip !!.Hiç Tanımadan !!.(yine*de tanımamiş(ım) Ne garip !.. AbdaL GönüL;)
Giz
PsikopatIdealci
Teşekkür et +20/-89
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 15151
..ßir Mavi Peri.. // KaLbim KüL OLdu !..
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #32 :
Mart 24, 2008, 10:27:54 »
Friedrich Nietzsche'nin varoluşa yönelik en büyük amaç ve umut olarak ortaya koyduğu Üstinsan (Übermench) kavramının çıkış noktası, insanınlığın ortak ve içsel dünyasında gerçekleşen bir krizdir "Tanrı'nın ölümü!"... Bu kriz, Nietzsche'nin ölümünden bir asır sonra bile hala daha tartışılmaktadır. Kimi yorumcular, Nietzsche'nin insanlığa dair tanımladığı bu krizi ateizme yormuş, kimileri bu krizi Hristiyanlık'a karşı özel bir ayaklanma olarak görmüş, kimileri de nihilizmle insan varlığının ve özünün değerinin dibe vurmasını tanımlayan bir slogan olarak algılamıştır.
Bu tür faklı görüşlerin sebebi, elbette yine Nietzsche'den kaynaklanmaktadır. Çünkü hiçbir zaman anlaşılma kaygısı taşımayan Nietzsche, farklı konuları ayrı ayrı ve farklı eserlerinde -kimi zaman çelişkilerle- ele alan Nietzsche, eserlerini tümcül bir yaklaşımla okumayan okuyucuları fazlasıyla yormuş, yanlış çıkarımlara itmiştir. Belki de bu sebepledir ki, en uç kitleler ve gruplar dahi -örneğin Anton Lavey ve müritleri, ...ve Neo-Naziler, hatta kimi Heavy Metal müzik grupları, Anarşistler-, Nietzsche'nin "Tanrı'nın Ölümü" savını / sloganını farklı boyutlara çekebilmiş, özü itibariyla değeri ve hiçbir anlamı olmayan yorumlar yapabilmişlerdir. Bu sebeple "Tanrı'nın Ölümü" krizinin açık ve net bir şekilde yorumlanması, oldukça zordur. Belki de bu kadar uç noktalarda bu kadar farklı algılanan tek düşünür Nietzsche'dir. Adolf Hitler'in siyasetinde yorumlanmasından, Mussoloni'nin vahşetinden de anılır olmasından tutun da, günümüz saygın felsefecilerinen Ahmet İnam'ın "Gönül Felsefecisi- Mümin" olarak yorumu, oldukça ilginçtir.
Konunun Nietzsche'yi yorumlayanlar tarafından tartışılmayan tek ortak noktası, Nietzsche'nin, nihilist bir dünya anlayışının dönemde ve dönemin sonrasındaki dünyada, toplumsal açıdan büyük yıkımlara neden olacağını haber vermesi ve yeni bir kutsal anlam / değer arayışına girmesidir. Nietzsche'nin ortaya koyduğu trajik felsefenin başlangıcı, Tanrı'nın ölümünün ilanıyla başlar. Fakat ortada fazlasıyla yanlış anlaşılan önemli bir detay vardır; Tanrı'yı öldüren Nietzsche değil, tersine insanlıktır. İnsanoğlu, yaşamın değerini her asırda biraz daha küçültmüş, varoluşunun en temel şartı olan Tanrı'ya inancı lekelemiştir. Hayata, yaşama atfedilen her türlü değer ve anlam, oysaki Tanrı inancıyla oluşturulmuştu. Fakat insanoğlu öyle bir noktaya gelmişti ki, en kutsal yaşama azmini bulduğu inancını kaybetti. Bu sebeple insanoğlu kendine gitgide yabancılaştı.
Nietzsche, insanlığın bu dramatik yazgısını önceden kestirebilmişti. Bu kutsal ilanın zamanı olmadığını bile bile, kendini anlayabilecek kulaklar arayıp durdu. Değer krizinin ilanını ve Tanrı'nın ölümünü belki de isteyecek en son kişiydi. Fakat Nietzsche'nin tabiriyle bir "kaçık", günün birinde, öğle öncesi aydınlığında elinde feneriyle pazar yerinde "Tanrı'yı arıyorum!..." diye bağırana kadar bu sesi kimse işitmemişti. İşitenlerde hep duymamazlıktan geldi. Bir asırı geçkin bir süredir insanlık bu çığlığı yeni yeni anlamakta; Fakat ardında iki büyük dünya savaşının ağırlığını, yorgunluğunu taşıyarak... Yeniden ve panik şekilde toparlanmaya çalışarak... Belki de dünya tarihinde en çok o dönem Tanrı unutulmuştu.
[/b]
Nietzsche, Şen Bilim adlı eserinde Tanrı'nın öldüğünü bir kaçığın ağzından şöyle duyurur;
"Öğle öncesi aydınlığında bir fener yakan, pazar yerinde koşarkan durmadan 'Tanrı'yı arıyorum...Tanrı'yı arıyorum..." diye bağıran kaçık adamı duymadınız mı? Oradakilerin çoğu, Tanrı'ya inanmayanlar olduğu için onun böyle davranması, büyük bir kahkahanın patlamasına yol açtı, onu kışkırttılar. 'Ne, yolunu mu şaşırmış?' diye sordu birisi. Bir başkası 'Çocuk gibi yolunu mu kaybetmiş' dedi. 'Yoksa saklanıyor mu bizden?', 'Bizden korkuyor mu?', 'Yolculuğa mı çıkmış?', 'Yoksa göçmüş mü?'. Onlar birbirine böyle bağırarak güldüler..."[
[/b]
Kendine yabancılaşmış, hastalıklı bir Tanrı'nın ölmesi zaten normaldi. Doğumundan itibaren insanı günahkar sayan, insanlara acıyan ve onlara acımalarını öğütleyen bir Tanrı; Tüm hakikati öte dünyaya göçeren. Özellikle Hristiyanlık'a karşı büyük bir mücadele veren Nietzsche bu tavrı, Katolik tarihçiler tarafından hep çarpıtılmış ve Hristiyanlıkla birlikte tüm dinlere karşı bir tavır sergilenmiş gibi bir lanse durumu sözkonusu olmuştur. Oysa Nietzsche, kökenini soygu içgüdülerden alan yaşamı sıkı sıkıya "Kutsal bir evet" ile onaylayan, hayatın gelişimini sağlayan tüm dinlere büyük bir saygı göstermişti.
[/b]
"Bizi farklı kılan, tarihte, tabiatta veya tabiatın arkasında hiçbir Tanrı tanımamamız değil, Tanrı diye hürmet edileni, Tanrı'ya benzer bulmamamızdır! Bunun yerine acınası, , garip, zararlı olduğunu ve yalnızca hata değil, yaşam karşısında suçlu olduğunu bulmamızdır!..."
[/b]
Nietzsche'nin bu sözleri, bizzat Hristiyan inancını hedef alır. Nietzsche "Tanrı'yı yadsıyoruz" derken bile, akabinde Hristiyanlık'tan bahsedip, niyetini ortaya koyar. Peki neden Hristiyanlık'a karşı böylesine bir öfke taşımaktadır? Bunun cevabını yine Nietzsche verir;
[/b]
"Bana göre Hristiyanlık , yozlaşmanın en uç biçimidir ve algılanabilecek nihai bir yozlaşmanın istemine sahiptir!"
"Nietzsche bana göre dinsiz bir adam değil. Tanrı öldü diyor ama o tamamen Hıristiyanlıkla kavgası olduğu için. Bir güce inanıyor. Nietzsche’nin Tanrı’ya inandığını söyleyebilirim. Orada bizim gücümüz var. Batı’nın Nietzsche’sini ben kendi gözümle yorumlayabilirim. Hüzzam makamında ona şarkı yazabilirim. Sanki Nietzsche deyince mutlaka senfoni yazmamız gerekiyor. Türkü de yakabilirim. Onun ıstırabını anlayabiliyorum. Dolayısıyla ben Nietzsche’yi hep kafasında fes, bizim 19. yüzyıl İstanbul’unda yaşayan bir insan olarak düşünürüm. Bana Nietzsche dervişvâri biri gibi gelir..."
[/b]
Tanrı inancı, insanlığın ilkel çağlarından bugüne insanlığın en temel ideali, değeri, anlamı olmuştur. İnsanlık, sadece Tanrı inancı ile hayata tutunabilmiş, semboller dünyasında kendine bir amaç, bir hedef belirleyebilmiştir. Özellikle de Aydınlanma hurafesi* adı altında süregelen içi boş serüvenle birlikte insanın her geçen gün kendine yabancılaşması, eş zamanlı olarak dönemin Avrupa'sında Hristiyanlık'ın her geçen gün insanın değerini alçaltması, Tanrı'yı ölüm döşeğine bizzat mahkum eden önemli sebeplerdendir.
En kutsal, en yüce değerini hergeçen yitiren insanoğlu, nihilizmin varlığın özünü hiçe indiren, hakikati yoksayan bataklığına saplanmış, yeni bir değer, yeni bir anlam arayışına girişmiştir. Zerdüşt, bu noktada yeni bir anlam tasarısı içine girerek dağından şehirlere iner. Lakin kimse Tanrı'nın öldüğünü duymamıştır. Dağdan inerken karşılaştığı mümin ihtiyar bile...;
[/b]
"Zerdüşt dağdan yalnız olarak indi ve yolda kimseyle karşılaşmadı. Fakat ormana ulaştığında, karşısına ormada ağaç kökü toplamak için mukaddes kulübesinden ayrılmışbir ihtiyar çıktı... "Peki bir ermiş ormanda ne yapar?" diye sordu Zerdüşt. Ermiş şöyle dedi : "Şarkılar söyleyerek, ağlayrak, gülerek ve hatta homurdanarak benim olan Tanrı'yı överim... Ayrıldı ermişle Zerdüşt iki çocuk gibi gülümseyerek. Ne ki yalnız kalınca Zerdüşt, kendi kendine şöyle seslendi : Mümkün olabilir mi böyle bir şey? Henüz işitmemiş olabilir mi ormanda yaşayan bu mukaddes ermiş, Tanrı'nın öldüğünü?"
[/b]
Mümkündü... Tanrı'nın öldüğünü ormandaki ermişten tutunda şehirdeki panayırın sineklerine kadar kimse duymamıştı. Uzun bir zaman aralığında da kimse duymayacaktı. Fakat Nietzsche'nin de yanıldığı bir nokta vardı; Yozlaşan Tanrı / Allah inancını eleştirip, Tanrı'nın öldüğünü yüzyıllar öncesinden "Enel Hakk" diyerek ilan eden, bu hakikati bizzat dile getirip derisi yüzülerek öldürülen insanlar vardı. Öyle ki Nietzsche henüz doğmamışken, Anadolu'da birileri insandan ötesini tasavvur edebilmiş; Amacı mutlak yaratıcıyla tümleşme yolunda, "İnsan-ı Kamil" olarak ortaya koyabilmişlerdi. İnsanı Hakikat kapısını aralamaya çağıranlar, Nietzsche'den önce çok can yitirmişti.***
Fakat Nietzsche, özü itibariyle İslam'ın özüne saygı duyduğunu, hayata ve insana verdiği "erkekçe" değer dolayısıyla Hristiyanlığı binlerce kez küçümsemeye hakkı olduğunu dile getirmiştir; Kendini Hristiyanlığa karşı Deccal olarak ilan ettiğinde bile...;
[/b]
"Eğer müslümanlık , hristiyanlığı küçümsüyorsa bunu yapmakla binlerce kez haklıdır. Çünkü müslümanlık insana değer verir (...) Hristiyanlık , eski kültürün mirasını bizden çaldı.Sonra da bizi , İslam kültürünün mirasından yoksun bıraktı.Temelde bize , Grek ve Roma'dan daha yakın olan ve doğrudan duyu ve zevkimize hitap eden İspanya'nın muhteşem Magribi kültürü ayaklar altında çiğnendi.Neden? Çünkü soyluydu , çünkü kökenlerini insanca içgüdülerden alıyordu."
[/b]
İnsanoğlu artık katildi ve eline bulaşan, Tanrı'nın kanıydı. Belki bir kaçık bunu ifade etmeye çalıştı, lakin zamansızdı, daha gelmemişti büyük öğle; Ve dağdaki yalnız çınarın beklediği yıldırım. Nietzsche'nin dilinden konuşan o kaçık, insanı , değer yıkımından dolayı altüst edecek, hiçleştirecek geleceği görebiliyordu. Ve şöyle diyordu, kendini alaycı gözlerle izleyen panayırın sineklerine;
[/b]
"O'nu biz öldürdük, sizlerle ben! O'nun katiliyiz hepimiz. Ama bunu nasıl yaptık? Denizi kim içebilir? Bütün çevreyi silmemiz için bize bu süngeri kim verdi? Onu güneşin zincirlerinden kurtarırken ne yaptık biz yeryüzünde? Nereye gidiyor şimdi dünya, biz nereye gidiyoruz? Bütün güneşlerden uzağa mı? Sürekli, boş yere geriye, öne ve yana, bütün yönlere atılıp durmuyor muyuz? Üst alt kaldı mı? Sanki sonsuz bir hiçte yolumuzu yitirmiyor muyuz? Boş uzayın soluğunu duymuyor muyuz? Hava giderek soğumuyor mu? Giderek daha çok, daha çok gece gelmiyor mu? Öğleden önce fenerleri yakmak gerekmiyor mu? Tanrı'yı gömen mezar kazıcılarının çığlığından başka bir ses duyuyor muyuz? Tanrı'nın çürümesinden başka bir koku duyuyor muyuz? Tanrı öldü! Tanrı öldü! O'nu öldüren biziz! Bütün katillerin katili olan biz, nasıl avunacağız?"
[/b]
Tanrı artık ölmüştü, yine de insanlık yeniden onu diriltmeye, yeniden gerçek anlamını , değerini bulmasına günün birinde yönelecekti. Günün birinde mutlaka, gözyaşlarıyla birlikte Tanrı'ya yeniden şarkılar söylenecek, şiirler okunacaktı;
[/b]
"Benim yüce düşmanım,
Benim mechulüm,
Benim cellat Tanrım!
Hayır!
Dön artık!-
Kabulümsün tüm ezanla!
Gözyaşlarım boşalıyor,
Bu boşalış sana!
...ve yüreğimin son alevi,
aydınlatıyor seni,
Lütfen, dön artık,
Benim meçhul Tanrım!
Benim acım!
Benim son talihim"
«
Son Düzenleme: Mart 24, 2008, 10:29:32 Gönderen: Giz
»
Logged
Susmayı öğreniyorum yavaş yavaş. Susarak özlemeyi, sessizce sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi belki de… Sonra sen Ama Sonra Yine Sen Oysa Ben Senin Dalına Tutulmuştum Ve Düş(tüm)mü :/ (demiştim evet düştüm,) ) Tut Beni . Susarak ve birazda ağır yenilgiler alarak belki de seviyorum seni. Dilimde bölünüyor adın. Yudum yudum yutuyorum yokluğunu. En çokta özlüyorum.Hiç tanımadan özlüyorum.Ne Garip !!.Hiç Tanımadan !!.(yine*de tanımamiş(ım) Ne garip !.. AbdaL GönüL;)
Giz
PsikopatIdealci
Teşekkür et +20/-89
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 15151
..ßir Mavi Peri.. // KaLbim KüL OLdu !..
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #33 :
Mart 24, 2008, 10:41:39 »
"Kendinden hiç söz etmemek, çok soylu bir ikiyüzlülüktür."
Logged
Susmayı öğreniyorum yavaş yavaş. Susarak özlemeyi, sessizce sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi belki de… Sonra sen Ama Sonra Yine Sen Oysa Ben Senin Dalına Tutulmuştum Ve Düş(tüm)mü :/ (demiştim evet düştüm,) ) Tut Beni . Susarak ve birazda ağır yenilgiler alarak belki de seviyorum seni. Dilimde bölünüyor adın. Yudum yudum yutuyorum yokluğunu. En çokta özlüyorum.Hiç tanımadan özlüyorum.Ne Garip !!.Hiç Tanımadan !!.(yine*de tanımamiş(ım) Ne garip !.. AbdaL GönüL;)
Giz
PsikopatIdealci
Teşekkür et +20/-89
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 15151
..ßir Mavi Peri.. // KaLbim KüL OLdu !..
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #34 :
Mart 24, 2008, 10:45:04 »
Nietzsche âtéistmiydi (:
Logged
Susmayı öğreniyorum yavaş yavaş. Susarak özlemeyi, sessizce sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi belki de… Sonra sen Ama Sonra Yine Sen Oysa Ben Senin Dalına Tutulmuştum Ve Düş(tüm)mü :/ (demiştim evet düştüm,) ) Tut Beni . Susarak ve birazda ağır yenilgiler alarak belki de seviyorum seni. Dilimde bölünüyor adın. Yudum yudum yutuyorum yokluğunu. En çokta özlüyorum.Hiç tanımadan özlüyorum.Ne Garip !!.Hiç Tanımadan !!.(yine*de tanımamiş(ım) Ne garip !.. AbdaL GönüL;)
Giz
PsikopatIdealci
Teşekkür et +20/-89
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 15151
..ßir Mavi Peri.. // KaLbim KüL OLdu !..
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #35 :
Mart 24, 2008, 11:12:02 »
Ateizm
her türlü Tanrı inancını topyekün reddeden , yadsıyan felsefi ekoldür.
[/b]
Ateizm
Teistik düşünüşü reddeden ve Teizm'e karşı konulmuş bir tepki felsefesidir. (Böylelikle Panteizm , Deizm , Panenteizm , Agnostisizm gibi din karşıtı felsefeler de Ateizm'in içinde yer almış olur)
[/b]
İlk tanımı ele alırsak , Nietzsche Ateist değildir.Fakat ikinci tanımı kabül edersek , Nietzsche Ateist'tir. Bu sebeple Nietzsche'nin Ateizm ile olan ilişkisinde bu konu önemlidir.
Ben , Ateist'lerce en çok kabul gören tanımı , yani 1.tanımı "önsel" olarak kabül edip , bu bağlamda Nietzsche'nin Ateist olup olmadığı konusuna açıklık getirmek istiyorum.
Nietzsche , pek çok yorumcuya göre ateist ekolün en iyi savunucularından biridir. Pek çok felsefe ve araştırma kitabında , hiç sorgulanmadan böyle kabul edilir.
[/b]
"Tanrı Öldü" sloganının yanlış yorumlanması ve Ateizm kavramının tanımı konusundaki çelişkiler , yorumcuları çoğu zaman Nietzsche'nin Ateist olduğu sonucuna ulaştırmıştır.Halbuki Nietzsche , hiç bir yerde ve hiçbir zaman Ateist olduğunu bildirmemiştir.Hatta ve hatta Tanrı'nın varlığı ve yokluğu konusunda herhangi bir yorumda bulunmamıştır.
Nietzsche , din konusunda ise teistik ve nihilist değerler taşıyan tüm dinleri reddeder ve onları küçümser. Nietzsche , insan ve hayatın yüceleştirilmesi yolunda etkili olan dinlere ise saygılıdır ve onları erkekçe bulur.
İnsanı sürüleştiren , onları ehlileştiren dinler , Nietzsche göre yokedilmelidir.Öte dünya gibi safsatalarla insanların gerçek hayatı yadsımalarına sebep olan nihilistik düşünceler , Nietzsche'nin savaş açtığı konuların en başında gelir.
Özellikle de Nietzsche , Hristiyanlığın en baş düşmanıdır.Deccal adlı eserine bu dine lanetler yağdırır ve sertçe eleştirir.Bu eleştri o kadar etkilidir ki , Deccal adlı eseri , çoğu zaman tüm dinlere bir başkaldırı olarak lanse edilmiştir ve o şekilde anlaşılmıştır.
Halbuki Deccal adlı eserinde şu cümlelere rastlarız ;
[/b]
"Bizi farklı kılan şey , tarihte , doğada veya doğanın arkasında hiçbir Tanrı'yı tanımamamız değildir.Bizi farklı kılan , Tanrı diye hürmet edileni Tanrı'ya benzer bulmamamızdır."
Bu cümleler , Nietzsche'nin Tanrı düşüncesine topyekün karşı çıkmadığını kanıtlar.Çünkü Nietzsche , böylelikle Tanrı düşüncesi üstüne düşünülmesi ve onun anlaşılması konusunda açık kapı bırakır.
Örneğin "Güç İstenci" adlı yapıtının 1037.aforizmasında şöyle der ;
[/b]
"Tanrı kavramından en yüksek iyiliği uzaklaştıralım- O , bir Tanrı'ya layık olmayandır.Biz bu kavramdan en yüksek bilgeliği de uzaklaştıralım-Bu , Tanrı kavramından , Tanrı'dan bir bilgelik ucubesinin ürünü olan bu akıllılığa sebep olarak filozofların kendini beğenmişliğidir. O , onlara mümkün mertebe eşit görünmelidir.Hayır!Tanrı , en yüksek kudrettir.Bu yeter! O'ndan herşey ortaya çıkar,O'ndan dünya ortaya çıkar."
Görüldüğü üzere Nietzsche , Tanrı düşünüşüne topyekün karşı çıkmaz.Nietzsche'yi ilgilendiren konu , Tanrı'ya verilen değerdir.Bu değer , hayatın olumlanması ve yüceleştirilmesi ise Nietzsche Tanrı'ya inanır.Eğer Tanrı gerçek hayatı yadsıyıp , hakikati öte dünyalara taşımaktaysa Nietzsche , bu Tanrı'ya lanetler yağdırır.
Kısacası Nietzsche'nin Tanrı ile bir alıp veremediği yoktur.Alıp veremediği , savaş halinde olduğu , nihilizme yol veren Tanrı düşünüşüdür.
Bu açıklama ve alıntılardan sonra , akla şu soru gelir ; Nietzsche'nin herhangi bir dini düşüncesi var mıdır? Ya da tarihte ismi geçen herhangi bir Tanrı'ya inanır mı?
Nietzsche , Hristiyanlık gibi dinlere lanetler yağdırırken dikkatlidir. Her ne kadar yanlış anlaşılacağını bilse de , kendi tabiriyle hayatını yadsımayan , yani "erkekçe" olan dinleri kutsallaştırır ve bir Tanrısallık atfeder.
Nietzsche , daha önceki yazılarımda da sıklıkla belirttiğim gibi , Sokrat öncesi Yunan felsefesine derin bir hayranlık duyar.Onları gerçekçi bulur.Tanrı anlayışlarından yaşayışlarına kadar olumlar.
Apollon ve Dionysos Tanrı'larının anlamca açılımını yaparak , "yaratı" kavramının temeli haline getirir.Her fırsatta , özellikle de Tanrı Dionysos'a bağlılığını dile getirir.Mesela şu alıntıyı dikkatle inceleyelim ;
[/b]
"Biz , tekrar ahlaktan arıtılmış olan dünyada yaşamaya cesaret eden az ve çok sayıdakiler ; Biz putperestler! İnanca göre ; Olasıdır ki biz , pagan inancın ne olduğunu ilk kavrayanlarız.İnsanın kendisi için daha yüksek varlıklar tasarlaması , lakin O'nu iyinin ve kötünün öte yanında görmesi sözkonusudur.Her yüksek olmanın , ahlaksız olarak takdir etmek mecburiyetinde kalınması sözkonusudur.Biz , "Olimpus"a inanırız! Çarmıha gerilene değil!"
Burada açıkça ve net bir şekilde Nietzsche kendisini "pagan / putperest" olarak tanımlıyor.Lakin Paganlığın tanımınıda ilk bulanların kendileri olduğunu söylüyor.Görülen o ki Nietzsche ne kadar pagan olduğunu vurgulasa da , paganizmin tanımı konusuna özenle dikkat çekiyor. Kısacası Nietzsche , paganın tanımına farklı anlamlar yüklediği , her ne kadar pagan olduğunu söylesede , paganizmin bizim bildiğimiz anlamda olmadığını söylüyor.
Bunu , başka bir alıntıyla pekiştirmek istiyorum ;
[/b]
"Tipik dindar bir insanın decadence nin bir şekli olup olmadığını belirlemek için ( bütün yenilikçiler kasvetli ve saralıdır) iki tip ; Dionysos ve Çarmıha gerilen ; ama biz burda bir başka tür dindar insanı ihmal etmiyormuyuz? Yani paganı..Pagan mezhebi , hayata şükretme ve onu tasdikin bir şekli değil mi? Bunun en yüksek temsilsici hayatın savunulması ve tasdiki değil mi? Sağlam yaratılmış tür ve vecd ile taşan ruh! Bu ruh türü ki , varoluşun tezatlı ve şüpheli vechelerini kendine alıp kurtarır.İşte burada yunanlıların Dionysos'u nu ortaya koyuyorum : Hayatın dindarca tasdiki...Çarmıha gerilene karşı Dionysos'u!"
Nietzsche , özellikle de yukarıdaki alıntıda paganizmin tanımını açıkça dile getirmiş , iddalı bir şekilde Dionysos'u Tanrı ilan etmiştir.Artık diyebiliriz ki Nietzsche pagandır ve kendi tabiriyle "Dionysos'un müridi"dir.Nietzsche , Dionysos'un müridi olduğunu çeşitli eserlerinde belirtmiş ve tartışma konusu olmuştur.
Tekrardan ateizm konusuna dönmek istiyorum.Yazıya başlarken , Ateizm konusundaki tanım farklılıklarına dikkat çekmiş ve 1. tanımı , ateist ekolün genel savunucuları tarafından kabul edildiğinden önsel olarak almıştım.
Nietzsche , öğretisinin en keskin noktalarından biri olarak "sonsuz dönüş"ü kaydetmiştir. Sonsuz dönüş, üstinsanın hayatı olumlaması için gerekli bir kabüldür.En uç şekilde kadercilik olarak tanımladığı ve bildiğimiz kadercilikten ayırdığı bu düşünce , Nietzsche'nin en temel düşücelerinden biridir.
Bu düşünce , Dionysos-vari bir şekilde hayatın onaylanmasıdır.Başka bir alıntıyı dikkatle incelemenizi istiyorum ;
[/b]
"Dionizik kelimesinin manası şudur : Birliğe itilim duygusu ,kişiliğin, günlük olanın, toplumun ötesine, geçicilik uçurumunun ötesine uzanmak: Karanlık, daha dolu, daha değişken hallere doğru, ihtiraslı, acılı dolup taşma; hayatın topyekün karakteri olan, hep aynı kalan, aynı derecede güçlü, haz dolu olanın vecd ile onanması, hayatın en korkunç ve şüpheli niteliklerini kutsayıp iyi gören, neşe ve elemin, panteistce birlikte kabülü; çoğalmaya, verimliliğe, tekerrüre, ebedi istem; yaratmanın ve yoketmenin zorunlu birliği duygusu."
Nietzsche , burada görüldüğü gibi Dionizik , yani Dionysos-vari kelimesinin anlamında , kısacası , hayatın topyekün ve panteistçe onaylanması sonucuna varmış.
Üstinsanın Dionizik eylemlerinde , kamutanrısal / panteistik olarak sonucu rahatlıkla çıkarılabilir çünkü , Üstinsan , Nietzsche'nin tanımıyla Dionysos-vari bir şekilde dans etmektir.
Konuyu en temelden toparlarsak , şunu diyebiliriz ki Nietzsche , Panteistik bir pagan mistisizmini savunur ve Tanrı Dionysos'a inanır.
[/b]
«
Son Düzenleme: Mart 24, 2008, 11:13:27 Gönderen: Giz
»
Logged
Susmayı öğreniyorum yavaş yavaş. Susarak özlemeyi, sessizce sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi belki de… Sonra sen Ama Sonra Yine Sen Oysa Ben Senin Dalına Tutulmuştum Ve Düş(tüm)mü :/ (demiştim evet düştüm,) ) Tut Beni . Susarak ve birazda ağır yenilgiler alarak belki de seviyorum seni. Dilimde bölünüyor adın. Yudum yudum yutuyorum yokluğunu. En çokta özlüyorum.Hiç tanımadan özlüyorum.Ne Garip !!.Hiç Tanımadan !!.(yine*de tanımamiş(ım) Ne garip !.. AbdaL GönüL;)
Giz
PsikopatIdealci
Teşekkür et +20/-89
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 15151
..ßir Mavi Peri.. // KaLbim KüL OLdu !..
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #36 :
Mart 24, 2008, 11:23:04 »
"Ben, iki insanın daha yüce bir hakikati bulmak için bir ihtirası paylaştığı bir aşk düşünüyorum."
Logged
Susmayı öğreniyorum yavaş yavaş. Susarak özlemeyi, sessizce sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi belki de… Sonra sen Ama Sonra Yine Sen Oysa Ben Senin Dalına Tutulmuştum Ve Düş(tüm)mü :/ (demiştim evet düştüm,) ) Tut Beni . Susarak ve birazda ağır yenilgiler alarak belki de seviyorum seni. Dilimde bölünüyor adın. Yudum yudum yutuyorum yokluğunu. En çokta özlüyorum.Hiç tanımadan özlüyorum.Ne Garip !!.Hiç Tanımadan !!.(yine*de tanımamiş(ım) Ne garip !.. AbdaL GönüL;)
Giz
PsikopatIdealci
Teşekkür et +20/-89
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 15151
..ßir Mavi Peri.. // KaLbim KüL OLdu !..
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #37 :
Mart 24, 2008, 16:20:48 »
"Sadece karşıtları cansıkıcı olmayı sürdürdükleri için, arada bir, bir davaya bağlı kalırız."
«
Son Düzenleme: Mart 24, 2008, 16:22:59 Gönderen: Giz
»
Logged
Susmayı öğreniyorum yavaş yavaş. Susarak özlemeyi, sessizce sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi belki de… Sonra sen Ama Sonra Yine Sen Oysa Ben Senin Dalına Tutulmuştum Ve Düş(tüm)mü :/ (demiştim evet düştüm,) ) Tut Beni . Susarak ve birazda ağır yenilgiler alarak belki de seviyorum seni. Dilimde bölünüyor adın. Yudum yudum yutuyorum yokluğunu. En çokta özlüyorum.Hiç tanımadan özlüyorum.Ne Garip !!.Hiç Tanımadan !!.(yine*de tanımamiş(ım) Ne garip !.. AbdaL GönüL;)
Giz
PsikopatIdealci
Teşekkür et +20/-89
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 15151
..ßir Mavi Peri.. // KaLbim KüL OLdu !..
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #38 :
Mart 25, 2008, 03:09:22 »
"Hoşlanmadığımız bir düşünceyi öne sürdüğü zaman bir düşünürü daha sert eleştiririz. Oysa, bizi pohpohladığında onu daha sert eleştirmek uygun olacaktır."
Logged
Susmayı öğreniyorum yavaş yavaş. Susarak özlemeyi, sessizce sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi belki de… Sonra sen Ama Sonra Yine Sen Oysa Ben Senin Dalına Tutulmuştum Ve Düş(tüm)mü :/ (demiştim evet düştüm,) ) Tut Beni . Susarak ve birazda ağır yenilgiler alarak belki de seviyorum seni. Dilimde bölünüyor adın. Yudum yudum yutuyorum yokluğunu. En çokta özlüyorum.Hiç tanımadan özlüyorum.Ne Garip !!.Hiç Tanımadan !!.(yine*de tanımamiş(ım) Ne garip !.. AbdaL GönüL;)
Giz
PsikopatIdealci
Teşekkür et +20/-89
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 15151
..ßir Mavi Peri.. // KaLbim KüL OLdu !..
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #39 :
Mart 25, 2008, 03:10:42 »
"Kötü belleğin iyi tarafı, aynı şeylerden bir çok kez, ilk kez gibi yararlanmaktır."
Logged
Susmayı öğreniyorum yavaş yavaş. Susarak özlemeyi, sessizce sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi belki de… Sonra sen Ama Sonra Yine Sen Oysa Ben Senin Dalına Tutulmuştum Ve Düş(tüm)mü :/ (demiştim evet düştüm,) ) Tut Beni . Susarak ve birazda ağır yenilgiler alarak belki de seviyorum seni. Dilimde bölünüyor adın. Yudum yudum yutuyorum yokluğunu. En çokta özlüyorum.Hiç tanımadan özlüyorum.Ne Garip !!.Hiç Tanımadan !!.(yine*de tanımamiş(ım) Ne garip !.. AbdaL GönüL;)
Giz
PsikopatIdealci
Teşekkür et +20/-89
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 15151
..ßir Mavi Peri.. // KaLbim KüL OLdu !..
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #40 :
Mart 25, 2008, 08:59:48 »
"Belleğimizin zayıf olmasının en iyi yanı, aynı güzellikleri defalarca ilk kez yaşamamızdır."
Logged
Susmayı öğreniyorum yavaş yavaş. Susarak özlemeyi, sessizce sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi belki de… Sonra sen Ama Sonra Yine Sen Oysa Ben Senin Dalına Tutulmuştum Ve Düş(tüm)mü :/ (demiştim evet düştüm,) ) Tut Beni . Susarak ve birazda ağır yenilgiler alarak belki de seviyorum seni. Dilimde bölünüyor adın. Yudum yudum yutuyorum yokluğunu. En çokta özlüyorum.Hiç tanımadan özlüyorum.Ne Garip !!.Hiç Tanımadan !!.(yine*de tanımamiş(ım) Ne garip !.. AbdaL GönüL;)
Giz
PsikopatIdealci
Teşekkür et +20/-89
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 15151
..ßir Mavi Peri.. // KaLbim KüL OLdu !..
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #41 :
Nisan 04, 2008, 21:08:40 »
Müziğin ruhu özgürleştiren, düşünceleri kanatlandıran bir yanı vardır. Peki ya müziğin milliyeti olur mu? Tabii ki olmaz. Ancak duygulanımlar söz konusu olduğunda her ulusun kendine özgü bir duygusu ve o duyguyu ifade ediş biçimi vardır. Müzik aslında bir milletin sanata ve yaşama bakış açısının algılanımıdır.
Ulusal düşünceler üzerine kurulmuş olan Alman İmparatorluğu döneminde Wagner'in yükselen milliyetçi değerlere ve kişiyi kaderciliğe sürükleyen melodileri "Wagner Olayı" ve "Nietzsche Wagner'e Karşı" adlı ikili yapıtında Nietzsche tarafından derinlemesine sorgulanıyor.
Peki ya Nietzsche'nin Wagner'e karşı bu büyük savaşı başlatmasının nedeni nedir? Bu uzun bir hikâye. Nietzsche on beş yaşına kadar Mozart, Chopin, Mendelssohn tutkunuyken Wagner'in müziğinden çok etkilendi, ve ona hayranlık beslemeye başladı. 1868'de Wagner'le tanıştı ve aralarında mükemmel bir dostluk başladı. Hatta Nietzsche bu dostluğu pekiştirmek için "Richard Wagner Bayreuth'ta" adlı övgü dolu eserini yazdı. İlerleyen yıllarda Wagner'le yolları ayrılınca bu eserini Nietzsche; "Geçmişe ait bir zaman için yerine getirilmiş bir hürmet" olarak tanımlar.
Nietzsche'nin Wagner'i yermesinin en önemli nedeni; onun ilk eseri olarak da sayılan "Müziğin Ruhundan Tragedyanın Doğuşu" adlı kitabında belirlediği ilkelere uymaması ve sadece Almanlara özgü bir müzik yapmasıdır. "Müziğin Ruhundan Tragedyanın Doğuşu"nda, Wagner'e övgüler yağdırsa da, Wagner ve müziği hakkında uyarılarda bulunmayı da ihmal etmez. Nietzsche, sanata ve müziğe yeni bir bakış açısı getirilmesi; coşku ve us-biçim karşıtlığının Dionysos ve Apollon'la simgeleşmesi ve bunların müziğe, dolayısıyla sanata aktarılması gerektiğini savunur. Nietzsche'nin bütün bu uyarılarına rağmen Wagner'in Dionysos'un flütünden dökülen coşkun melodiler yerine ulusal düşünceler üzerine kurulu Alman İmparatorluğu'nun ülkücü sayılabilecek düşüncelerini müziğine yansıtması Nietzche'yi çileden çıkarır.
Açık bir mektup niteliği taşıyan "Wagner Olayı" ve "Nietzsche Wagner'e Karşı" adlı yapıtları aslında Nietzsche'nin, Wagner'in yanı sıra çağdaşlarıyla ve Alman ulusuyla hesaplaştığı bir metin olarak da değerlendirilebilir.
Nietzsche, Antik Yunan ve Fransız kültürlerini temel alan, ayrıca bireyin özgürlüğünü, yaratıcılığını savunan Avrupalılık düşüncesinden dolayı zamanında ülkesinde lanetlenmiştir.
Logged
Susmayı öğreniyorum yavaş yavaş. Susarak özlemeyi, sessizce sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi belki de… Sonra sen Ama Sonra Yine Sen Oysa Ben Senin Dalına Tutulmuştum Ve Düş(tüm)mü :/ (demiştim evet düştüm,) ) Tut Beni . Susarak ve birazda ağır yenilgiler alarak belki de seviyorum seni. Dilimde bölünüyor adın. Yudum yudum yutuyorum yokluğunu. En çokta özlüyorum.Hiç tanımadan özlüyorum.Ne Garip !!.Hiç Tanımadan !!.(yine*de tanımamiş(ım) Ne garip !.. AbdaL GönüL;)
Tormentor
PsikopatIdealci
Teşekkür et +7/-13
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7204
Lich King
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #42 :
Nisan 05, 2008, 12:12:19 »
Yazısınıı buluyum eklicem . Ondan beklemezdim böyle bir yazı şaşırttı beni
Logged
Giz
PsikopatIdealci
Teşekkür et +20/-89
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 15151
..ßir Mavi Peri.. // KaLbim KüL OLdu !..
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #43 :
Nisan 05, 2008, 20:12:25 »
Hangi Yazısını Dedin s;
Logged
Susmayı öğreniyorum yavaş yavaş. Susarak özlemeyi, sessizce sevmeyi, dokunmadan hissetmeyi belki de… Sonra sen Ama Sonra Yine Sen Oysa Ben Senin Dalına Tutulmuştum Ve Düş(tüm)mü :/ (demiştim evet düştüm,) ) Tut Beni . Susarak ve birazda ağır yenilgiler alarak belki de seviyorum seni. Dilimde bölünüyor adın. Yudum yudum yutuyorum yokluğunu. En çokta özlüyorum.Hiç tanımadan özlüyorum.Ne Garip !!.Hiç Tanımadan !!.(yine*de tanımamiş(ım) Ne garip !.. AbdaL GönüL;)
Tormentor
PsikopatIdealci
Teşekkür et +7/-13
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 7204
Lich King
Ynt: Friedrich Wilhelm Nietzsche (Sonsuz Dönüş)
«
Yanıtla #44 :
Nisan 05, 2008, 22:33:51 »
Bir sözü sadece
Logged
Sayfa:
1
2
[
3
]
4
Yazdır
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Forum Kurallari
-----------------------------
=> Forum Kurallari
-----------------------------
Idealsohbet.com Forum
-----------------------------
=> Forum Yenilikleri, Görüşleriniz, İstekleriniz, Şikayetleriniz
=> Yeni Başlayanlar
=> Duyurular \ Uyarılar \ Öneriler
=> Anketler
=> ideaL Forum ÖzeL
===> Üyelerimizle Röportaj
-----------------------------
Ideal Sözlük
-----------------------------
=> Türkçe Kelimeler, Tümceler..
=> Yabancı dil kelimeler, Tümceler..
-----------------------------
Ideal Club
-----------------------------
=> Ideal Geyik Cafe..
=> IdeaL Acık Oturum
=> IdealClup Oyunlari
=> Fıkra Bölümü
=> Zeka Oyunları - Bilmece - Bulmaca
=> Felsefe clubu
===> Metafizik
===> Psikoloji
=> Komik Loglarınız
=> Ilginç Linkler
=> Dogum Gunun Kutlu Olsun
=> Kırık Kalpler Kulubu
=> Yazı Arşivi
=> Ideal Radio Clup
===> Dj Röportajları
=> İtiraf Ediyorum
=> Aşk / İlişkiler
=> Efsanaler / Hikayeler
=> Müzik genel, Tartışma Bölümü
===> Şarkı Sözleri (Lyrics)
=> Müzik
===> Yabancı Müzik Videoları
=> Mektup
=> Sahaf Cafe
=> Videolar
-----------------------------
Ideal Bayan
-----------------------------
=> Diyet
===> Zayıflama Ürünleri
===> Egzersiz
=> Sağlık ve Beslenme
===> Jinekoloji
=> Evlilik Öncesi ve Sonrası
===> Evlilik Hazırlıkları
===> Hamilelik Dönemi
=> Güzellik Bakım
-----------------------------
Genel Konular
-----------------------------
=> Atatürk Köşesi
=> İL İL Türkiye
=> Kişisel Gelişim..
===> Ingilizce Pratik :)
=> Hayatın İçinden...
===> Sağlık
=> Astroloji Burçlar Fal dünyası
=> Ilginc Ama Gercek
=> Yemek Bolumu
===> Diyet Yemekleri
===> Pratik Bilgiler
===> Çorbalar
===> Salatalar/Mezeler
===> Makarna/Pilav
===> Et Yemekleri,Sebze Yemekleri,Diğerleri
===> Tatlılar
===> kek,börek,kurabiye
===> reçel
=> Kadınlar
=> Erkekler
=> Cinsellik
=> Taktikler
=> Hobiler
===> Örgü Dünyası
=> Dekorasyon&Tasarım
=> Moda,Trendler,Giyim
===> Iç Çamaşırları
-----------------------------
Gündem
-----------------------------
=> Türkiye'den Güncel Haberler
=> Dünya Gündemi
=> Magazin
-----------------------------
Kültür & Sanat Dünyası
-----------------------------
=> Edebiyat
=> Şiirler
===> Amatör Şiirleriniz
===> Resimli Şiirleriniz
=> Dergi ve Kitap
=> Sinema / Televizyon
=> Bilim & Teknik
===> Doğa Bilimler.
===> Insan bilimleri.
=> Din, Acıklanmayan olaylar ve Inançlar
===> Islam'i Resimler...
===> Dini Hikayeler...
===> Dini Videolar
=> Biyografi ve Otobiyografi
=> Köşe Yazıları
=> Tarih..
===> Mitoloji..
-----------------------------
Resim & Albüm
-----------------------------
=> MotorLu araçlar ve Modifiye
=> İlginç Resimler
===> Hayvanlar aLemi
===> Avatar,Resim,Imza ..
=> Yakışıklılar
=> Güzeller
=> Ünlülerin Resimleri
=> Sizin Seçtikleriniz
=> Romantik Resimler
-----------------------------
Bilgisayar & Teknoloji
-----------------------------
=> Mobil Dünyası
=> Bilgisayar & Teknoloji
=> Donanım Haberleri Ve İncelemeleri
=> Teknoloji Haberleri
-----------------------------
Güvenlik
-----------------------------
=> Msn Programları&Güvenlik
=> mIRC (Script)
=> Güvenlik ve güvenlik açıkları
-----------------------------
Oyun Dunyası
-----------------------------
=> Tüm oyunlar
-----------------------------
Spor Dunyası
-----------------------------
=> Sporda Son Dakika.
=> Diğer Spor Dalları
=> Basketbol
=> Beşiktaş
=> Galatasaray
=> Fenerbahçe
=> TrabzonSpor
=> Anadolu Takımları
=> Bahis & Tahmin
=> Dünyadan Futbol
-----------------------------
Forum Arşivi.
-----------------------------
=> Arşiv
Sohbet
|
Chat
|
Aşk Şiirleri
|
Güzel Sözler
|
Site Map
|
Arsivler
|
Wap
|
Wap2
|
Wap Forum
|
XML
|
Rss
Powered by SMF 1.1.6
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
Bu Sayfa 0.182 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu