En Ideal Forum Adresiniz!
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Mayıs 24, 2012, 03:02:46
1725893 Mesaj 29052 Konu Gönderen: 27008 Üye
Son üye: trenddryday
En Ideal Forum Adresiniz!  | 
Ideal Club  |  Felsefe clubu  |  Marksizm..
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Marksizm..  (Okunma Sayısı 634 defa)
Lenα
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 139
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 25356


..dUman oLduk..


WWW
« : Şubat 19, 2009, 18:26:53 »


Marksizm, "bilimsel sosyalizm" olarak bilinen ideolojinin kurucu isimlerinden Karl Marx'ın görüşlerini temel alan öğretinin genel adı.
Marksizm bir öğreti olarak siyasal, ekonomik ve felsefi bir bütünlük içerir.

Marksizm, ideolojik alanda, esas olarak sınıflar savaşımı teorisini ortaya atan ve bu savaşımın zorunlu sonucu olarak proletarya diktatörlüğüne ve oradan da toplumsal eşitlik ve özgürlük dünyası komünizme varılacağını öngören bir öğreti olarak tanımlanır. Marksizmin farklı türleri olmakla birlikte, bu türlerin ortak öğeleri bulunmaktadır. Ancak Marksizm türleri, bu öğelerin tanımlanmasinda da farklılıklar gösterir.

Örneğin, kullanılan yöntem, aynı zamanda Marksist felsefi düşüncenin tanımlamasını da veren ve bilimsel bir yöntem olarak sunulan diyalektik materyalizmdir. Marx diyalektiğiHegel'den almış, onu materyalizm temeline oturtmuş ve kendi ifadesiyle, Hegel'in başaşağı duran yöntemini ayakları üzerine doğrultmuştur.Diyalektik materyalizm bu bileşimin bir ürünüdür.Marx, Feuerbach'ın materyalizmini eleştirmiş ve Feuerbach, dinsel özü, insan özüne indirger.Ama insan özü,tek tek bireyin doğasında bulunan bir soyutlama değildir.Bu öz aslında toplumsal ilişkiler bütününüdür.demiştir. Diyalektik materyalizmin toplumsal-tarihsel alana uyarlanmasıyla da ortaya yeni bir paradigma "tarihsel materyalizm" çıkmıştır.Birçok sosyal bilimci çalışmalarını bu paradigma temelinde yapılandırmıştır.

Diyalektik ve tarihsel materyalizm sayesinde, insanlık tarihinin başlangıcından itibaren açıklanması ve özellikle sınıflı toplumun kuruluşu, ilkel komünal toplumdan komünizme gelişmesi ve varacağı aşamaların maddi toplumsal yapıdan çıkarılması amacıyla çalışmalar yapılmıştır. Bu toplumsal-tarihsel gelişme temelde maddi bir süreçtir, yani her tür iradeden bağımsız olarak, kendi iç yasaları gereği bu süreç ilerlemektedir. Bununla birlikte Marksizm'de iradenin yadsındığı söylenemez, aksine belirgin bir sekilde iradeye yer verilir. Bu irade bireylerin ya da belirli bir gurubun iradesi değil, işçi sınıfının iradesidir. Burada Marx'ın teorisi, toplumsal maddi koşullar ile işçi sınıfının iradesinin çakışmakta olduğunu öne sürer. Bu şekilde Marx, kapitalist toplumsal yapının çözümlemesine, maddi çelişkilerinin ortaya konulmasına ve bunların değiştirilmesinin yöntemlerinin bulunmasına yönelir. Çünkü, Marksizmin düsturlarından ilki, aslolanın dünyayı anlamak değil onu değiştirmek olduğudur.

Marksizm siyasal, toplumsal ve kuramsal/felsefi alanda son iki yüzyılın ana akımlarından birisi olmuştur. Ekonomiden siyasete, ideoloji teorisinden edebiyat kuramlarına, bilim felsefesinden estetiğe kadar pek çok alanda Marksizm önemli bir çığır açmıştır. Bu eğilimlerin başat özellikleri ise, materyalizmde ısrar ve mevcut olanın eleştirisi olarak belirtilebilir. Gerçi Sovyetler Birliği gibi bazı örneklerde, Marksizm, mevcut olanın savunulması konumuna geçmiştir, ama bu tutuculuğun eleştirisini yapan Marksizm yorumları da olmuştur.

Bu bakımdan Marksizm yalnızca Marks ve Engels gibi teorisyenlere ya da Lenin ve Mao gibi Marksist siyasetçilere ait bir şey değildir; aksine, Marksizm, Marksist düşüncenin doğumundan bugüne kadar, teorik ve politik alanda Marksist olarak etkinlik gösterenlerin tümünü kapsamaktadır.
Logged


..Ben ne hayaLdeyim..
...Ne (de) biя biLmecenin içindéyim...
..Bir masaLıń başıńda ve sonundayım..
HeLin
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 514
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 39604


tırnaklarına gözyaşı ojeleri süren.


« Yanıtla #1 : Şubat 19, 2009, 19:41:35 »

tamamını olmasa da bir kısmısını savunduğum görüş =) teJkü lena kıs
Logged

Hepinizin aLter egoSuyum.
Lenα
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 139
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 25356


..dUman oLduk..


WWW
« Yanıtla #2 : Şubat 19, 2009, 22:13:55 »

rica ederim matmazel ;d
Logged


..Ben ne hayaLdeyim..
...Ne (de) biя biLmecenin içindéyim...
..Bir masaLıń başıńda ve sonundayım..
Jacobs
IdealManyak
*****

Teşekkür Sayısı 71
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 898



« Yanıtla #3 : Şubat 20, 2009, 01:06:39 »

Marksizm ortaya çıktığından beri en çok eleştirilen ve üzerinde en çok konuşulan ülkülerden biri olmuştur. Marksizm aslında gelişmiş batı toplumlarının geleceğine yönelik (Sanayi Toplumlarının), bir takım olayların vücuda geleceğini iddia etmekle beraber ( Marx'ın Das Kapital'inde en azından böyle) Marksizm'i uygulamaya koyan ve Komünizmi ilke olarak benimseyen ilk toplum Rusya olmuştur. Gelişmiş ve Batı Toplumu değildi. Aksine Feodal yapıda ve gelişmemiş bir toplum yapısına sahipti.
Marks Komünizm öğretisinin egemen olması durumunda Geçici bir Proleterya Diktatörlüğünden sonra Devlet denen olgunun yok olacağından basheder. Bu Marks'ın komünizm öğretisinin uygulanacağı bir toplum için öngördüğü bir gelecektir. Fakat İlkinde olduğu gibi Marks bunda da yanıldı. Yani öğretisi Batılı bir toplumda yer bulmadı aksine doğuda yer edindi kendine ikincisi de Devletler komünizm öğretisiyle yönetildiği zaman zayıflamadı ve ortadan kalkmadı ve hiç bir zaman Proleterya Diktatörlüğü oluşmadı ve Devletler aksine eskiksinden daha da güçlü hale geldi. Rusya ve Çin örnekleri bunu anlamamız için yeterlidir.
Yukarıda ki örnekler az da olsa doğru tarafları bulunan komünizm öğretisinin bitmesinin ve Dünya'da yer edinememesinin nedenlerindendir.
Logged

Memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler.



Bu ihaneti unutmak için hiçbir sebep göremiyorum!
Sayfa: [1]
« önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: