En Ideal Forum Adresiniz!
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Mayıs 24, 2012, 22:43:44
1725402 Mesaj 29055 Konu Gönderen: 27079 Üye
Son üye: tponyzmql
En Ideal Forum Adresiniz!  | 
Ideal Club  |  IdeaL Acık Oturum  |  Boğarak Öldürdü,Boğularak Öldü.
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Boğarak Öldürdü,Boğularak Öldü.  (Okunma Sayısı 758 defa)
Rezayil
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 39
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3967


olala ;p


« : Nisan 20, 2010, 14:09:57 »


Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam kararını veren Ankara 1 Nolu Sıkıyönetim Mahkemesi'nin başkanı emekli Tuğgeneral Ali Elverdi'nin büyük oğlu İskender Elverdi, babasının verdiği karardan hiçbir zaman pişmanlık duymadığını belirterek, “Bir karar verildi. Değerlendirmesini tarih yapacaktır. Mutlaka üzülmüştür olanlara ama karar birçok hukuki boyuttan geçti” diye konuştu.

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarına karar veren Elverdi, geçen cumartesi günü, nefes borusuna kaçan yemek nedeniyle boğularak ölmüştü. Elverdi bugün yapılacak askeri törenle toprağa verilecek.
 

Radikal Gazetesi'nden Mesut Hasan Benli'nin haberine göre; babasının verdiği kararı tarihin yargılanacağını belirten Elverdi, “Bir karar verildi. Değerlendirmesini tarih yapacaktır. Bu kararı doğru bulanlar da yanlış bulanlar da olabilir. Ben de hukukçuyum ama olayın olduğu dönemde daha yeni mezun olmuştum. Hukuken o dosyayı değerlendirecek hukuki donanıma sahip değildim. Çoğu subay çocuğu gibi derslerimizi okuduk, sağ ya da sol bir öğrenci hareketinin içinde olmadık” dedi.

Elverdi, babasının verdiği karardan hiçbir zaman pişmanlık duymadığını da anlatarak şöyle devam etti: “Hiçbir zaman rövanşist duygular içerisinde olmadı. İnsan sevgisine sahipti. Onlar bizdendi, bunlar değil diye bir karar veremez. Çok az insan onun kadar bütün canlıları sever. Mutlaka üzülmüştür olanlara ama karar birçok hukuki boyuttan geçti. Yargıtay’dan, Meclis’ten. Pişmanlık duymadı. O zamanki hukuki düzenlemelere göre verilen bir karardı.” İskender Elverdi, babasının ölümü hakkında şunları söyledi: “1982’de MS hastalığına yakalandı. Zaten o tarihten bu yana da inzivai bir hayat sürdü. Hızlı bir gelişimle ilerledi hastalığı. Yürüyemiyor, elleri tutmuyor, konuşamıyordu. Son haftayı da yutkunma güçlüğüyle geçirdi. Zaten ölümünün nedeni de bu. Bakıcının anlattığına göre her şey normal giderken, yutkunma zorluğundan dolayı yaşamını yitirmiş. Çok yoğun tehdit almıyordu. Bizlere yansıyan, bizi hedef alan bir tehdit ise hiçbir zaman olmadı. Zaten üzerinden çok zaman geçti. Düşünün 1972’de mahkeme başkanlığı yaptı. 1974’te emekli oldu. Milletvekili seçildi. 1980 ihtilali ile milletvekilliği son buldu. Sonra da hastalığa yakalandı.” Elverdi, babasının ölü olarak bilindiği ve hastalığı nedeniyle konuşmamasından kaynaklı olarak gündeme gelmediğini ifade etti.
 
Logged

Kan basıncımı dengeleyemiyorum.
Bir edepsiz aşığın tümcelerinde kaybediyorum sana olan nefretimi.
Ve haykırmak istiyorum.
“Dudaklarımdan akan gülüşlerimi o çaldı.
Hırsız burada yaşıyor
” demek istiyorum.
...... Bir şahit bulamıyorum...
suavi
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 21
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3857


ses getirin.


« Yanıtla #1 : Nisan 20, 2010, 19:44:25 »

neymi$ , elverdi pi$man değilmi$ .. ulan size bu emri verenleri sizde iyi biliyordunuz bizde iyi biliyorduk ...

nesil akıllı arslanım , nesil sizin nesliniz değil ..bizim neslimiz,kime ne anlatıyorlar Smiley

geberin ibneler , hele şu kenan evren yokmu , g*tüne herşey gierecek .. göreceksiniz. ..
bakın bakın , insanlar nasıl gebele$ip ölüyor ...


muhsin , maraşta düştü dondu ,
elverdi , boğuldu öldü ..
alpraslan türkeş , hakikatin gerisinde bir yüz gördü ..

geberin lan .
Logged
Theodor
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 66
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 3912



WWW
« Yanıtla #2 : Nisan 20, 2010, 21:26:05 »

çıkar elbet aheste aheste timsali her seferinde cıkıyor işte cıkıcak Smiley belki  şimdi anlamışlardır / niceleride anlayacaktır. 
kara katrandan olurmu şeker , Smiley iskender konuşa dur.
Logged
Azé
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 122
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6054


« Yanıtla #3 : Nisan 21, 2010, 16:01:14 »

=) Bu haberleri duydukca ilahi adalet diye birsey acaba gercekten var mi diye dusunuyorum:P
Kenan Evren`den de bi haber alalim sonra bakariz:P
Yataginizda huzur icinde hicbiriniz olmeyisiniz
Logged
suavi
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 21
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3857


ses getirin.


« Yanıtla #4 : Nisan 22, 2010, 23:26:38 »

Ali Elverdi tarih ve halk affetmez ve unutmaz... Elverdiler militarizmin bataklığında bir kez, bir tek kez sahte bir şaşaa ile öte yakaya gönderilecektir. 6 Mayıslarda ise Denizleri hep, özgürlük, âşığı, yürekleri sevgi ve dayanışma duygusuyla dolu binler anacaktır...

ATİLLA KESKİN (Arşivi)


Kimdir?
1924 yılında Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde doğan Ali Elverdi, liseyi bitirdikten sonra Harp Akademisi’ne girdi. Harp Akademisi’ni bitirdikten sonra tuğgeneral rütbesine kadar Yükselen Elverdi, 12 Mart 1970 darbesinde Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı 1 nolu Askeri Mahkemesi Başkanlığı’nı yaptı. Darbenin ardından 4’üncü ve 5’inci dönemde Adalet Partisi milletvekili oldu. Elverdi, 1980 yılında ‘Bu Vatana Kastedenler’ başlıklı bir kitap da yayımladı. Elverdi Gezmiş, Arslan ve İnan’ın 6 Mayıs 1972’de idam edilmeleri sonrası “Ben yalnız adli değil siyasi kararlar da verdim” demişti. Elverdi için 20 Nisan Salı günü Kocatepe Camii’nde tören düzenlenecek.

Deniz Gezmiş’le birlikte idama mahkûm olan Atilla Keskin, önceki gün ölen emekli mahkeme başkanı Elverdi’yi yazdı...
Sabahın köründe çalışmak için bilgisayarımın başına oturduğumda, Ali Elverdi’nin öldüğünü öğrendim.
Ne kin... ne nefret... ne iyi olmuş gebermiş gitmiş.. gibi duygular kabardı bende.
Duygusuzdum...Sadece anılar canlandı...
İdam cezası vererek kalemini kırdığı dördüncü gençtim. Üstündekiler sessiz kalsaydı sadece ben değil, yaş ortalaması 22 olan, 18 genç de idam edilecekti.
Sevgili yoldaşım Hüseyin İnan’la birlik idam kararı okunurken, Elverdi’nin yüzüne bakıyorum. Kıpkırmızı, ter içinde, telaşeli ve korkak bir yüz.
Yüzümüze bakamıyor... Korkuyor mu... Belki... Ama üzülmediği her halinden belli...
Hüseyin’in yüzüne, dede İnan’ın yüzüne bakıyorum sonra... Bu resim arşivlerde, gazete köşelerindedir hâlâ... Muzip bir gülümseme var yüzünde...
Bu kararı vereceğinizi biliyorduk, umurumuzda bile değil diyen bir gülümseyiş onunkisi...
Hâkim değildi Ali Elverdi, ipimizi kendisi çekmeye aday bir cellattı...
Bağırıp çağıran, sloganlar atan bizleri anlamıyordu, anlamaya da çalışmıyordu hiçbir zaman. Taşlaşmış, duygusuz bir yürekti taşıdığı, adım gibi biliyorum.
Ne ülke sevgisi, ne halk sevgisi, ne ütopyaya bağlılık gibi duyguları vardı.
Gencecik insanların canları pahasına ütopyalarından vazgeçmemesini, pişman olup aman dilememesini bir türlü anlamıyordu.
Sadece o mu? Başındaki generaller de...
Canlı bir sinama sahnesi gibi hâlâ gözümün önündedir. Mahkemenin başladığı gün, biz 18 genç: “Kahrolsun Amerika, Yaşasın sosyalizm,” diye slogan atarken, askerlerin dipçiklemesi ile yetinmeyen Faik Türün askerleri yarıp gelmiş, tekme tokat bizlere girişmiş, ağzından tükrükler saçarak, evet tükrükler saçarak ... gördüm o sahneyi çünkü böyle anlarda hep detaylara bakarım... “Hâlâ mı sosyalizm!!!” diye bar bar bağırıyordu.
Ne konuşmalarımız, ne çoşkumuz, ne sevgimiz, hiç ilgilendirmiyordu, tepede ter içinde oturan Ali Elverdi’yi... Onu tek mutlu kılan bağırıp çağırdığında, askerelerin ‘Hazır ola geçmesi’, ‘tir tir tirmesiydi’ sadece... O sadece otoritesini kullanabildiğinde, o sadece insanlar üzerinde korku yaratabildiği anlar mesuttu.
Biz gencecik yüreklerimizle anlıyorduk onu, faşizmle ilgili o yaşta pek çok kitap okumuştuk.
Kışla talimatnamelerinden başka bir şey okumamış olan Elverdi’nin bizi anlaması elbet olanaksızdı...
Cenazesi, devlet töreniyle kaldırılacakmış...Ona layık olan da budur. Militarizmin en kanlı, en cırtlak renkleri ve sesleriyle uğurlanacak öte yakaya...
Yaptığı ‘hırsızlıkları’ karıları anlatan; darbe yapmaya çalışıp da beceremeyen, birbirini ihbar eden cezaevindeki Ali Elverdiler çok üzüleceklerdir.
Keşke savcı bu omuzlarında bol yıldız, bol ay taşıyan bu tutukluları bir günlük serbest bıraksa da, onlar da, ‘silah arkadaşları!’bu zorba için son görevlerini yerine getirebilse...
Tarih ve halk affetmez ve unutmaz... Elverdiler militarizmin bataklığında bir kez, bir tek kez sahte bir şaşaa ile öte yakaya gönderilecektir.
6 Mayıslarda ise Denizleri hep, özgürlük, aşığı, yürekleri sevgi ve dayanışma duygusuyla dolu binler anacaktır... Buna adım gibi eminim.

Atilla Keskin, yazar, yurtdışında yaşıyor. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan’la birlikte THKO(Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) davasından yargılandı. İdama mahkûm edildi. Son dakikada kararı yargıtaydan döndü. Uzun yıllar cezaevinde kaldı. Dönemi anlatan kitaplar yazdı.



gördünüz mü ? Smiley
Logged
Sayfa: [1]
« önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: