En Ideal Sohbet Forum Adresiniz!
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Aralık 03, 2008, 00:13:59
887165 Mesaj 10022 Konu Gönderen: 6925 Üye
Son üye: aTeSiNoGLu
En Ideal Sohbet Forum Adresiniz!  | 
Ideal Club  |  IdeaL Acık Oturum  |  Geçmiş Geçmediyse Suç Kimde ?
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Geçmiş Geçmediyse Suç Kimde ?  (Okunma Sayısı 388 defa)
prOmEthEus
Ayrılan Üye
*****

Teşekkür Sayısı -9
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8373


« : Ocak 12, 2008, 12:20:19 »


Hasan Cemal'in benzersiz çalışması 'Kürtler'in girişinden bir bölümü aktararak ben de hepinizi destek olmaya çağırıyorum.
Hasan Cemal, "Felat Cemiloğlu'nun başından geçenleri ilk kez bir Diyarbakır akşamında 1990'lı yılların başında kendi ağzından dinlemiştim" diyor. Cemiloğlu, "Hapishaneden çıktıktan sonra genç olsaydım, dağa çıkardım" diye başlıyor sözlerine.
İşte anlattıklarının son bölümü:
"Seni psikolojik olarak çökertmek, yıkmak için her şey yapılırdı. Kapının önüne çıkararak cop sokmak....Seyredene de o copu yalatırlar. Kusarsan, öbürüne yalatarak yeri temizletirler.
PKK'nın ismini daha önce hiç duymamıştım.
İçeri alındıktan sonra öğrendim. O zamana kadar biz bu örgütü 'Apocular' diye bilirdik.
Bu anlamda siyasetle hiç ilgilenmemiştim.
Dişlerimin çoğu sallanıyordu. Neden mi? Çünkü hep kalas dayağı vardı ceza olarak. Aç ağzını derlerdi, kalası getirir, iki elleriyle tutar ve küt
diye çenenin altından yukarı doğru vururlardı.
O kalın kalası çenene alt taraftan yedin mi, eğer tecrübesizsen dilini ısırırsın. Tecrübeliysen dilini ısırmazsın ama bu sefer de dişlerin birbirine girer. İşte böyle bir şey. Bana bir gün bir avuç bok yedirdiler de, sallanan dişlerimden kurtuldum!
Tek ayak üstünde, duvar dibinde duruyordum. Ceza! Ama bir süre sonra yoruluyorum. Ayağım düşüyor yere, tutamıyorum. Emre itaatsizlik!
Cezası: Duvarın dibinde, kanalizasyonun kapağını kaldırdılar, bir avuç bok alıp ağzıma attım. Sonra ağzımda pislik, hazır ola geçtim, öylece duruyorum.
Kıpırdamak yok. Temizlemek yok. Yere tükürmek yok. Öylece ağzın kapalı, kımıldamadan ayakta, hazır olda bekliyorsun.
Bir süre sonra bıraktı, içeri girdim.
Elazığlı arkadaş. İsmi Ramazan. Allah razı olsun, bazı dişlerimi iple çekti. Çünkü temizleyemedim dişlerimi...Altın kaplama olan iki dişten birini cebine attı, birini bana verdi hatıra olarak. Hapishaneden çıktıktan sonra ilk işim dişçiye gidip takma diş yaptırmak oldu.
Sekiz ay yattım, Diyarbakır E Tipi Askeri Cezaevi 33 No'lu koğuşta.
Elli beş yaşındaydım.
Sekiz ayda 18 kilo verdim. İğne iplik kaldım. Çıktığımda kimse tanımadı beni."
Logged
emPaTi
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür Sayısı -1
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 4636


« Yanıtla #1 : Ocak 12, 2008, 12:24:00 »

üzülmedimm.. iyi olmuş diyorum..
Logged

OriginaL..(Seni çok seviyorum)
SiyaHi
idealsekeri
*

Teşekkür Sayısı 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24


« Yanıtla #2 : Ocak 12, 2008, 12:37:23 »

İhanet Eden BUlur Cezasını..
Logged
prOmEthEus
Ayrılan Üye
*****

Teşekkür Sayısı -9
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8373


« Yanıtla #3 : Ocak 12, 2008, 12:51:28 »

İlginçsiniz Smiley İhtilal döneminde yapılan işkenceler bunlar ve işkenceyi destekliyorsunuz. Sonra Avrupa bizden nasıl hesap sorar vs. Sizden adam olmaz vel hasılı kelam. Barbarlar.
Logged
emPaTi
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür Sayısı -1
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 4636


« Yanıtla #4 : Ocak 12, 2008, 13:14:17 »

Hapishaneden çıktıktan sonra genç olsaydım, dağa çıkardım" diye başlıyor sözlerine. pkk sonucta yada bis öle anladık o yüsden bu tür yorum yapılduı..
Logged

OriginaL..(Seni çok seviyorum)
Oceano_Nox
idealsekeri
*

Teşekkür Sayısı 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 2


« Yanıtla #5 : Ocak 12, 2008, 14:42:43 »

 Bir grup teroristin bastığı diyarbakır' daki bir şirket burosundan silah zoru ile 2 milyon isterler...Ve burodakiler korkarak bu parayı verir..Daha sonra yakalanan teroristlerden birisi Sorgu sırasında kendısıne sorulan pkk nın para kaynakları hakkındakı soruya cevap verırken basılmıs olan buro sahıbının adınıda verır..Ve buro sahıbı sorguya alınır..Sorguya alınan ve iskencelere maruz kalan kısı 12 Eylul den gunumuze kadar Diyarbakır Ticaret odası baskanı felat cemiloğlu nun  yasadıkları....
Logged
Tormentor
Ayrılan Üye
*****

Teşekkür Sayısı -5
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 7350


The paradox of power and peace will destroy itself


« Yanıtla #6 : Ocak 12, 2008, 16:14:06 »

sorgulama yok hep düz mantık ... böyle giderse daha çok şey görürsünüz
Logged


Fear. Pain. Hatred. Power.
This is the art of ruin.
EsRa-NuR
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür Sayısı -3
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8526


Aşkın ta kendisi:)


WWW
« Yanıtla #7 : Ocak 12, 2008, 16:36:44 »

Hanım Baran, 42 yaşında.
    Beş çocuk anası. Çocuklarından ikisi küçücük: Talip ile Cumali. Bir sene önce TCK'nın 169 / 1 maddesinden hüküm giymiş olarak Ümraniye Cezaevi'ne getiriliyor. PKK'ya yardım ve yataklıktan: Burası önemli. Cezaevine geldiğinde ağır bir işkenceden geçirilmiş vaziyette. 'Özellikle' cinsel organına yönelik çok ağır işkencelere maruz kalmış. "İçimde bir şey kalmadı, sanki bütün organlarımın yeri değişti" diyor Hanım Baran.Hakikatler, onu doğrulayacak. Sürekli karnından şikâyet etmeye başlıyor.Haftalarca hastaneye götürmüyorlar. Hanım Baran tedaviyi hak etmiyor.
    Vızlasın dursun!
    Sonunda götürüyorlar hastaneye. Saatlerce ring arabasında bekletiyorlar. Doktorun karşısına çıktığında askerler başında beklediği için, Hanım Baran utanıyor. Soyunamıyor. Doktorlar da 'duruma' hiçbir müdahalede bulunmuyorlar. Askerleri çıkarmak, Hanım Baran'ı ikna etmek filan: Onunla mı uğraşacaklar!
    Karnı şişmeye, sertleşmeye başlıyor Hanım Baran'ın. Diğer mahkûmların zorlamalarıyla birkaç kez daha hastaneye yollanıyor. Yine aynı durum. Ağrı kesici verip geri yolluyorlar. Hanım Baran: "Bir daha hiç hastaneye gitmeyeceğim" diyor. "Doktor hiç bakmıyor. Sanki alay ediyor."
    Durumu her geçen gün ağırlaşıyor. Her seferinde cezaevi arabasında saatlerce bekletiliyor, asker yine muayene odasından çıkmıyor, doktorlar azarlıyor, kapının önünde teşhir edilip küfür yiyiyor. "Sanki işkenceye gidiyorum" diyor Hanım Baran bu hastane seferleri için.
    Sonunda yemek yiyemez, su bile içemez hale düşüyor. Bir gece nefes alamaz oluyor. Hastaneye sedyeyle götürüyorlar. Diğer mahkûmlar seviniyor "Artık kesin yatırırlar; doğru dürüst muayene eder, bir teşhis koyarlar" diye. Aynı gece 3'te haber geliyor. Koridora çıkıyorlar ki ne görsünler? Sedye duvarın kenarına atılmış. Üstünde Hanım Baran yarı ölü, tir tir titriyor.Koğuşta güçlükle konuşuyor: "Beni işkence için aldılar. Hastanede yere bıraktılar. Tokat attılar. Küfrettiler. Sonra ordakilere 'Bu teröristtir; bebek katilidir' dediler. Ben terörist değilim ki, ben halkım."
Ne o gece, ne de başka bir gece uyuyamıyor Hanım Baran. Bir daha hiç konuşamıyor. Acıdan katılmış. Öylece.
Sonunda diğer mahkûmlar onu zorla hastaneye yatırtıyorlar. Teşhis konuluyor en nihayet: Rahim kanseri. Tüm karın bölgesine yayılmış. Organlarını yemiş bitirmiş.
    Şimdi Hanım Baran Bayrampaşa Cezaevi Hastanesi'nde ölüyor. Ölmekte. Ben bu satırları yazarken belki ölmüş olacak.
    Ölmesin.
    Hanım Baran çocuklarını son kez dünya gözüyle görsün. Çocukları analarına son kez sarılsın, öpsün.
Ana acısını tadanlar, evlat acısını tadanlar bilir o son kucaklaşmanın değerini. İnsan olanlar bilir...
    Son kez görmek analarını, bacılarını, çocuklarını; herkesin herkesin herkesin hakkıdır. PKK yatakçıları dahil. Cezaevi hastanesinin küçücük odasında yapayalnız ölmemek, bunu talep etmek dünya üstündeki her insanın hakkı. Ayrıca yasal olarak da (CMUK 399 / 2 maddesi uyarınca) ölümünü kendi döşeğinde yaşaması için başvurular yapılmış vaziyette.
    Ama Türkiye'de hukuk, gücü olanların arzu ettiği süratlerde işlemekte. Vitesleri var adaletin. Ölüm döşeğinde bir kadına, 'içeri' atıp sonra da hiçbir tedavisini üstlenmediğin, göz göre göre ölüme yolladığın bir kadına, düşeğinde ölme hakkını Türkiye Cumhuriyeti borçludur. Hem Türkiye Cumhuriyeti. Hem de bizler. Borçluyuz. Bu kadarını. İki elimiz kanda dahi olsa.

Perihan Magden, Radikal, 05 Temmuz 1999
Logged

Aşksınn sen...
Sayfa: [1]
« önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: