En Ideal Forum Adresiniz!
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Mayıs 25, 2012, 13:50:13
1725426 Mesaj 29053 Konu Gönderen: 27118 Üye
Son üye: Dominikalo
En Ideal Forum Adresiniz!  | 
Idealsohbet.com Forum
 |  İdeal Yarışma  |  En Iyi Aşk / Sevgi Yazısı .. .
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: En Iyi Aşk / Sevgi Yazısı .. .  (Okunma Sayısı 1753 defa)
Dua
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 344
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 31228


Coq qisliyy ajanımm ;pp


« : Ocak 03, 2009, 17:56:40 »


*Kendinize ait yada alıntı yazılarla katılabilirsiniz .
*Yardımlaşma yasak.
*Konuya Yazılar dışında yorum yazılmaycak.
*11 ocak 2009'a kadar süremiz var arkadaşlar..
*Oylama o günün sonunda yapılacak tabiki oylama içinde belli bir süremiz olacak.
*Anlamadığınız herhangi birşey varsa pm ile iletebilirsiniz..
*Katılan yarışmacılardan hangisi kazanır ise diğerlerinden teşekkür alacaktır..

Kolay Gelsin...
« Son Düzenleme: Ocak 08, 2009, 13:05:15 Gönderen: Dua » Logged


.. . Öyle bi içten sarılırım ki selama durur tüm geçmişin . ..
Olabilirliğine şaşarsın böyle sevilmenin (!)
Dua
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 344
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 31228


Coq qisliyy ajanımm ;pp


« Yanıtla #1 : Ocak 04, 2009, 16:08:19 »

Sen Gelme / Ben Yinede Bekleyeceğim


Bir Hayatım Bile Yok...
Bir Canım Bile Yok...
Sen Gittin Gideli Yar Bir Güzel Cümlem Yok! 


Nasıl olsun ki ?
O güzeli , güzelliği yaratan , yaşatan sendin...
Gidişine sakladım iyi kötü herşeyimi!
Canımı verdim , hayatımı serdim dönüş yollarına...
Bekledim ; hala gelmedin!

Oysa sana verecek o kadar çok şeyim vardı ki...
En basitinden ömür [ ömrümü ] adayacaktım uğruna!
Bekliyorum ; gelmeyecek misisn ?!

Paylaşılması en zor olan düştü bize / ayrılığa düştük.
Aşkın ağlayan yanından bir parça bende bir parça sende şimdi...
Bir Yar'ım Sen...
Bir Yar'ım yokluğunun eseri uçurum...
Bir Yar'ım umutla bekler...
Bir Yar'ım müdehalesi gecikmiş kanser...
Bekliyorum Yar'ımı getirecek misin ?!


Yine O Gitmeler Sonrasını Ben Bilirim...
Ne yarın ne de dünler acımı eskitmediler!


Eskir mi ?!
Sen eskidin mi ki ; bıraktığın izler eskisin ?!
Hergün biraz daha derinleşeceksin ,
hergün biraz daha büyüyecek Yar'alarım
ve
sen daha çok canımı yakacak acıtacaksın...


Gel Etme Gözlerim Yaşlarla Doldu...
Bak Kimse Silmiyor ; Hani Zamanla Kururdu ?! 



böyle söylediğime bakıpta üzülme sen...
Yanmasın canın!
Ben ikiyerine de yanarım...
Yine de gel Sen!
Yanaklarıma süzülen yaşları ellerinle sil,
Ve bana ayakta kalmayı öğret!
Dik durabilmeyi öğret!
Gittin ya ; sanki tüm dünyanın yükü üzerimde...
Doğrulamıyorum bile sensiz ; anlasana!
Sevda yorgunu bir nineyim bastonu kırık...
Gel de sana yaslanıp son bir kez güneşin doğuşunu görebileyim...



Yarım bıraktın yarsız bıraktın beni,
yalnız değil ıssız bıraktın beni..
 

Biliyorum sevdiğim Sen hiç gelmeyeceksin!
Biliyorum sevdiğim sen benim seni özlediğim gibi hiç özlemeyeceksin...
Olsun sevdiğim...

Sen Gelme / Ben Yinede Bekleyeceğim


Dua
« Son Düzenleme: Ocak 12, 2009, 13:29:32 Gönderen: Dua » Logged


.. . Öyle bi içten sarılırım ki selama durur tüm geçmişin . ..
Olabilirliğine şaşarsın böyle sevilmenin (!)
KoLonI
idealsekeri
*

Teşekkür Sayısı 2
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 29


SiyahInci..


« Yanıtla #2 : Ocak 06, 2009, 17:31:38 »

...Ey Ask!Suskunlugumun esiri olmaktansa haykirislarimin efendisi ol...
Logged

...Ey Ask!Suskunlugumun esiri olmaktansa haykirislarimin efendisi ol...
§ômêtîmê§
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 18
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 3887


Hiç birşey bilmiyorsan, haddini bil !


« Yanıtla #3 : Ocak 08, 2009, 11:28:59 »

Herkez kendi aklından mı yazacak yoksa alıntı olabilir mi ?
Logged

Nαякσz αlмış gιвι нιѕѕєттιğιмdєn вєяι αттığıм нєя αdıм ѕєnкrσnιzє...

нєr кırıк кємιк вα ιкιncι ѕeferι нαтırlαтıуσr...

вαк υçѕυz güη вαтı
Dua
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 344
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 31228


Coq qisliyy ajanımm ;pp


« Yanıtla #4 : Ocak 08, 2009, 13:02:59 »

aslında herkes kendi yazısıyla katılsın diye düşünmüştüm ama görüyorumki katılım az o yüzden alıntıda yapılabilir...
Logged


.. . Öyle bi içten sarılırım ki selama durur tüm geçmişin . ..
Olabilirliğine şaşarsın böyle sevilmenin (!)
Penelope
IdealManyak
*****

Teşekkür Sayısı 24
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 732



« Yanıtla #5 : Ocak 08, 2009, 13:13:16 »

Telaşlı Penguen

Aşkımız bitti
yüreğim burkularak soluyorum bunu
çünkü bir yangın kovasının
içindeki durgun suda
beyaz bir kelebeğin boğulması
gibi garip oldu sonu

Aşk ki ay değil
güneş tutulmasıdır diyordum
dudak büküyordun bana
oysa ilkokul bahçesindeki çocuklar
ellerindeki isli camların ardından
gülüyorlardı sana

İnanmamıştın aşkın
bir elbise hırsızı olduğuna
ama köşesinde
kedinin uyuduğu bir yatakta
çırılçıplak bırakmıştı
her ikimizi de

Giderken bir buzdağı gibiydin
sıcak sulara doğru yüzen
ve doruğunda
bir çift bale pabucunun
asıldığını soluyordu
eteklerindeki telaşlı penguen

Bakakaldım
bindiğin taksinin ardından
onlar ki her mevsim
sarı birer sonbahar yaprağıdır
terk ettiğin kentin sokaklarında
rüzgarla savrulan

Sunay Akın (..)
Logged
marisa
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 85
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6253


Abra Kadabra


« Yanıtla #6 : Ocak 09, 2009, 13:44:27 »

içimde ilk filizlendiğin günü
asla unutmam unutamam
Allah'ım bana seni
cennetin en güzel meleğini
layık gördüğünde sevinçten ağlamıştım
hayatıma anlam katmıştın
beni ben yapmıştın
yüreğime dolan
bir eylül gününün hüznü değil
bir mayıs gününün sevinciydi
bir eylül günüydü
yaş günüme 3 gün vardı
ve seni ilk kez hissediyordum
bir mayıs günüydü
yumuk elleri kömür karası gözleriyle
bir melek gelmişti yanıma
heyecanımı bilemezdi kimse
sığmıyordu içim içime
ritim bozukluğu vardı yüreğimde sanki
tik tak tik tak diye
normalden fazla atan bir kalp
kalp saatim bozulmuştu sanki
kırdığım bütün bardakların
yıkılan bütün hayallerimin
artık bir değeri yoktu gözümde
bana bakıp gülümseyen
canımsın sen dediğimde
sen de benim canımsın diyenim var
çıkarsız bir sevgim var
kaybetmekten korktuğum bir sevgi
hani derler ya
anne baba olunca anlayacaksınız
çıkarıldığım gibi gözden
çıkaramadım seni gözümden
gözümün bebeğinden
canımın parçasından geçemedim
dört duvar üstüme gelse de
yüzümü terk eden gülüşlerimin inadına
hayallerimi kaldırdım rafa
emanet ettim yüreğimi uçan kuşa
yağan yağmurlarda erimem
yağan yağmurlarda erirsin diye korkum
sensiz yaşamak
yaşadım da..
yaşamaksa yaşadım
geceleri boş yatağına baktığımda
bedeller vardır dediğim anlarda
belki ne ilk ne son olacaktım
ama güllerin en güzelini
koklamamaya dayanamazdı kalbim...
çileli bir hayattı geride bıraktığım
ilerime taşıdığım da farklı değil belki de..
ama gücümü aldığım bir çift zeytin göz var
badem gözlüm
mis kokulum çirkinim var
sen yokken
güneş yüzünü benden saklamıştı gülüm
sen yokken her gözyaşımda
dualar saklıydı
sen yokken kayan her yıldız
selamını getiriyordu sanki bana
yağan her yağmur damlasında
kokun siniyordu toprağa
ve bir gün yokluğunda gülüşüm
sen kokan toprağa
karışmayı dilemiştim
ama sen umuttun hayat denen romanda
ve hikayem daha bitmedi
senle yeniden başlamak üzere
açtığım her sayfa da
senin beyazlığını gördüm
senin gül kokunu doya doya
içime çekmeye söz verdim

Gül Doğan

« Son Düzenleme: Ocak 09, 2009, 13:47:32 Gönderen: marisa » Logged

[Sana değil, Seni sevdiğim için, Kendimedir LANETİM!!!
jansiz_bahar
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 1076
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 56707

Seninle başladı bitsin Seninle Ser'nep


« Yanıtla #7 : Ocak 09, 2009, 14:00:04 »

Bir beyaz kağıda herşey yazılabilir. Senin dışında, güzelliğine benzetme bulmak zor. Sen iyisimi sana benzemeye çalışan her şeyden bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor. Belki tabiattadır çaresi senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin ve benim bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim. Anlarım bitkiden ama anlatamam toprağın güneşle konuşmasını sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla. Sen bana ışık ver yeter bende filiz çok, köklerim içimde gizlidir. Gelen, giden, açan, solan, bere, budak yok. Bi şiir istersin içinde benzetmeler olan kusura bakma sevgilim heybemde sana benziyecek kadar güzel bişey yok…. yok….

Uzun bir yoldan gelen tedariksiz, katıksız bir yolcuyum. Yaralı yarasız sevdalardan geçtim. Koynumda bir beyaz kağıt boşluğum. Her şeyi anlattım olan olmıyan acıtan sancıtan. Bilsemki sana varmak içindi bütün mola sancıları bütün stablize arkadaşlıklar daha hızlı koşardım sever adım gelirdim gözlerinin mercan maviliğine. Sana bakmak suya bakmaktır. Sana bakmak bir mucizeyi anlamaktır. Sağa sola bakmadan yürüdüğüm yollar tanıktır. Aşk sorgusunda şahanem yalnız kelepçeler sanıktır. Ne yazsam olmuyor çünkü bilenler hatırlar hem yapılmış hem yapma çiçek satanlar bahçıvanlar değil tüccarlardır. Sen öyle göz, sen öyle toprak ve güneş ortaklığı, sen tenimde cennet kaygımken sana şiir yazmak ahmaklıktır.

Bir tek söz kalır dişlerimin arasında ben sana gülüm derim gülün ömrü uzamaya başlar. Verdiğim bütün sözler sende kalsın isterim ben sana gülüm derim gül sana benzemeye başladığı için ölümsüz yazdığım bütün şiirler sana başlıyan bir kitap için önsöz.. Sana bakmak bir beyaz kağıda bakmaktır her şey olmaya hazır. Sana bakmak suya bakmaktır. Gördüğün suretten utanma. Sana bakmak bütün raslantıları reddedip bir mucizeye inanmaktır. Sana bakmak Allah’a inanmaktır….
Logged

Gelecek zaten burada, sadece iyi dağıtım yapılamıyor.p
deniz
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 19
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1112


üyeliğimi silin..


WWW
« Yanıtla #8 : Ocak 10, 2009, 00:46:13 »


Anahtar sözcük: Sevgi...
      Artık bütün albenisini yitirmiş, bayağılaşmış ve aşınmış bir sözcük: Sevgi...
      Her yerde aynı bıktırıcı sözcük yineleniyor; her yerde o sevgi mağdurları, sevgi kırgınları, sevgi yorgunları ve o mağduriyetlerin, kırgınlıkların, yorgunlukların enkazından beslenen sevgi tüccarları, sevgi ihraççıları!
      Sevgisiz hayatların sahtekâr sevgileri, her gün -sevgi adına- yeni bir mevziyi daha yağmalıyorlar... Sevgi adına ıslah ediyorlar, sevgi adına ifşa ediyorlar…
      “Öteki”lerin farklılıklarını da “toplum sevgisi” adına, “ahlâk” adına rötuşlayıp, toplumdaki inanç farklılıklarını homojenleştiriyorlar.
      Bu toplumun sevgiye dair fütûrsuz cesareti, benimse korkularım şimdi... Artık her rezilliğin üstünü sevgiden söz ederek örtüyorlar. Artık her kötülüğün ibresinde sevgiyi de vurgulayan bir yan var...
      Yıllar önce izlediğim “14 Numara” adlı filmin finalinde, aktristin âşığını bıçaklayan psikomanyak, elindeki kanlı bıçakla genelev sokağında bağırıyordu:
     “Seviyoruz laaannn!”
      Hâlâ bu toplumun patolojik sevgileri, bu ülkenin varoşlarından bulvarlarına bir olağan merasim gibi hep aynı uğultuyla yankılanıyor sanki:
     “Seviyoruuuuz laaan!”
      Anahtar sözcük: Sevgi...
      Siyasal İslam, “Allah sevgisi” adına Sıvas’ta çakılan kibriti bile meşru sayabiliyor:
     “İslam’a göre yaşanamıyorsa, İslam’a göre ölür ya da öldürürsünüz(!)”
      Bankalar müşterilerini, radyo DJ’leri dinleyicilerini, TV spiker ve prodüktörleri izleyicilerini -yüzlerini hiç görmeseler de- çok seviyorlar(!)
      Derin devlet, vatandaş seviyor... Öyle sevgiler var ki, “ıslah” etmek için “infaz” edecek kadar (!) Bazı babalar evlatlarını, komutanlar eratlarını, üstler astlarını; özetle her erk kulunu seviyor: Evire çevire, döve söve...
      Bir yerleri rastgele, içindeki “biz”leri ayırt etmeden bombalayanlar, bir “dava sevgisi” kararlılığını mazaret olarak iliştiriyorlar zalim eylemlerine...
      Gazetelerde sık sık sevgi cinayetleri... Fail: “Aşkım için yaptım, sevgim için” deyince, maktul olmak adeta bir hak oluyor; katil masum oluyor(!)
       “Eşkıya” adlı filmde, arkadaşını jandarmaya ihbar edip sevdiğini alan Berfo, “Ne yaptımsa aşkım için yaptım” deyince, izleyicinin kolu kanadı kırılıyor; “hain adam” imgesi, anestezik etkisi olan bu cümleyle altüst oluyor...
      Cinayetle sonuçlanan bazı evliliklerde fail, “sevişerek evlenmiştik,” diye söze giriyor.
      Adliye koridorlarında boşanma adayı çiftler, “Biz eskiden birbirimizi çok severdik,” diye söze başlayıp, şimdiyse sevgisizliğini nasıl savunuyorlar.
      Taraftarlar, takım sevgileriyle silahlanıp yollara dökülüyorlar...


      Anahtar sözcük: Sevgi...
      Alkolü seviyorlar; cinnetleri malûm.
      Otomobilleri seviyorlar; katliamları malûm.
      Vatanı seviyorlar; infazları malûm.
      Parayı seviyorlar; “Para için neleri yapıyorlar?” diye sorarak sürdürürsek, bu yazı hiç bitmez. Bu yüzden, “Para için neleri yapmıyorlar?” gibi yanıtsız kalacak bir soruyu yeğleyelim.
      Doğayı seviyorlar; çevre yağmacılığı irkiltici boyutlarda. Dünyamızda iklim dengeleri değişiyor, buzullar eriyor, erozyon sürüyor, ozon tabakası mağdur... Ormanları seviyorlar; pikniklere gidiyor, yakıp dönüyorlar.
      Çocukları seviyorlar; çalıştırıyor,  satıyor, iğfal ediyor ya da sakatlıyorlar...
      Hayvanları seviyorlar; gezegenimizde birçok hayvanın nesli tükenmek üzere. İnsanlığın gereksinimleri için her gün dünyada milyonlarca hayvan boğazlanıyor. Etini yiyemediklerinin sütünü içiyor, sütünü içemediklerinin yumurtasını yiyor, hiçbir işlerine yaramayanların ise ya derilerini yüzüyor ya da kafeslere kapatıyorlar. Karada, denizde, havada ne bulurlarsa hırsla, hınçla avlıyorlar.Bazı hayvanları da ehlileştirerek onları doğalarına yabancılaştırılıyorlar; artık papağanlar uçmaz, köpekler havlamaz, kanaryalar ötmez oluyorlar. İnsanın insanlıktan çıktığı yetmezmiş gibi, hayvanları da hayvanlıktan çıkarmayı bir maharet sayıyorlar.
      Ölüleri seviyorlar; körler öldüklerinde “badem gözlü” oluyorlar... Ölülerin ardından mevlüt okutuyor, helva dağıtıyorlar...
      Kadınları seviyorlar. Başlıkla ya da fuhuşla onları bir biçimde satıyorlar. Kadın etinden bir sektör yaratıyorlar. Bazı “manken” orospuların bir geceliğine binlerce dolar ödüyorlar; fakat  sevgi, sevgi onların dünyasında beş para etmiyor. Kimi “delikanlı”lar fuhuş sektöründe “pezevenk”, kimi patron, kimileri “sermaye” oluyorlar.
      Bir “cinsel obje”ye indirgenen kadın imgesi, dudakları, göğüsleri, kalçalarıyla reklam, tekstil, hatta otomotiv sektörünün ve medyanın yegâne materyali artık... Kadın eti, cinsel açlıkların da istismarıyla sistemin teminatlarından biri oluyor giderek...
      Her kentte, mahallede, sokakta aşkı, zarafeti, mutluluğu hiç tatmamış nice kadın, “godu mu oturtan” adamlar tarafından sevgisizliğin kalplerini kemiren kıskacında intihar boğuntularına terk ediliyorlar...
      Analar, yüzlerinde bir çağın matemiyle kayıp evlatlarını soruyorlar.
      Hepimizi bir ana doğurdu ve hepimiz mutlaka bir kadını çok sevdik; ama kadınlar, büyük aşklarında da, yaşam ve ekmek kavgalarında da, o çaresiz ve anaç acılarında da –büyük oranıyla- erkek zulmünün saçaklarından kurtulamıyorlar.
      Çünkü her kötülüğün ibresinde sevgiyi de vurgulayan bir yan var...


      Anahtar sözcük: Sevgi...
      Sevgi, artık bir istila mazereti...
      Ne çok sevgisiz sevgi; artık sevgisiz sevgi... İncil’den bir cümleyle, “Bizim sevgimiz ve bütün insanlığın sevgileri...”
      Her şeye panzehir sevgiler, kurutulmuş sevgiler, satılık sevgiler... Adı çok telaffuz edilen, ama kendisi pek ortalarda görünmeyen sevgi:
      “Bizim sevgimiz ve bütün insanlığın sevgileri.”
      Bu “büyük sevgi”lerin pervasız basıncı, geride yaralı kalpler, parçalanmış hayatlar, mağlup insanlar bırakarak ilerliyor; sarsarak, artarak, kırıp dökerek, yok ederek; bayraklarını, inançlarını, uyruklarını ve tüm farklılıklarını birbirlerinin gözüne sokarak seviyorlar.
      Seviyorlar! Amansız, acımasız seviyorlar! Sevdiler mi “Allahına kadar” seviyorlar; ölesiye ve öldüresiye...
      Tekil, öznel, hakiki sevgilere aşina değiller; bu yüzden sevgilerini hep birlikte, adeta bir toplumsal histeriye dönüştürerek bağıra çağıra duyuruyorlar. Hırsla, hınçla ölüm kokan sevgilerini haykırıyorlar:
      “............... mezar olacak!”
      Bazen sevgilerine merhametsiz bedduâlar iliştiriyorlar:
      “Seni sevmeyen ölsün!”
      Yetmiyor, faşizanlaştırıyorlar:
      “Ya sev ya terk et!”
      Hazır, şablon sevgiler tüketiyor ve hep aidiyet öğeleri içeren sevgilerin özneleri oluyorlar. Ötekilere ise asla bu dayatma sevgileri reddetmek gibi bir şans tanımıyorlar.
      Hâlâ bu toplumun sevgileri, bu ülkenin varoşlarından bulvarlarına bir olağan merasim gibi hep aynı uğultuyla yankılanıyor sanki:
      “Seviyoruz laaannn!” Anahtar sözcük: Sevgi, istilanın meşruiyeti;  artık bu sözcükten tiksiniyorum! Sarsarak geçiyor bu sevgi, yıkarak, artarak, boğarak! Günbegün meşrulaşan bir “sevgi” bu: Öyle hoyrat  ve öyle örseleyici!   
     
      Anahtar sözcük: Tiksinti!
      Şimdi bir temmuz akşamı, dışarıda güneşin bir güne daha vedasıyla üzerimize kapısı kilitlenen bir cezaevi koğuşunda ter içinde on kişiyiz. Koğuşumuzun kapısının mazgalından, dar pencerelerin demir parmaklıklarından sanki gaipten sesler yankılanıp kulaklarımda uğulduyor; sanki varoşlarından bulvarlarına bütün kentleriyle, kasabalarıyla bir ülke topyekûn üzerime eğilmiş bağırıyor:
      “Seviyoruz laaannn!Seviyoruz laaaaaan!”
      O an, bir gün yine dışarıda, serviler arasında rüzgârların hafifçe avurtlarımı okşayacağı yıldızı bir yaz gecesi düşüm birden heba oluyor! O an kalbimin sokaklarında kuşlar ölüyor...
      Anahtar sözcük “tiksinti” olunca, yüzümü de tiksintiyle buruşturuyorum. Sonra sol cebimdeki kâğıt mendili çıkarıp alnımdaki ter tanelerini boğuntuyla silerek mırıldanıyorum:
      “Ben sevmiyorum! Sevmiyorum lan! Siz de beni sevmeyin! Siz, benim sevdiklerimi sevmeyin! Çünkü imha ediyorsunuz!”
      Sonra kalemimi yeniden elime alıp sımsıkı kavrayarak, kırarcasına, bağırırcasına yazıyorum:
      “Kaçalıım sevgili, bu karanlıkta bir şeyimiz yook biziim!"   

y.odabasi

saçma bi yarisma hep ben galip olurum :s
Logged

byeğ
Chuck
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 72
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 11403


« Yanıtla #9 : Ocak 10, 2009, 09:57:32 »

alev alev yanıyorum
buzlarım çözülüyor aşka
gardım düşüyor,tutamıyorum
korkuyorum bakışların çarpınca bana..

birbirimize birkaç aşk kadar geç kalmış olmasaydık
hep yanlış gidenlerin ardından yorulmasaydık...


sen ışığını arayan güzel günebakan
ben tozuna dumanına hasret bir enkaz ..

alev alev yandığım doğru
küllerinden doğarmıyım sana doğru..
kendimi arıyorken olmaktan korktuğum yerdeyim,
sendeyim
al beni
ne yaparsan yap.. .
« Son Düzenleme: Ocak 10, 2009, 11:02:46 Gönderen: chuckk » Logged
HeLin
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 514
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 39604


tırnaklarına gözyaşı ojeleri süren.


« Yanıtla #10 : Ocak 10, 2009, 11:33:02 »

ß i r O r g a n N a k l i G i b i S e v m i ş t  i m S e n i

Bir organ nakli gibi sevmiştim seni;
Çürük gözlerine bağışlanan ellerim,
Yırtık dudaklarına bağışlanan şiirlerim..
Darmadağın kadınların,darmadağın ettiği erkekler gibi
Sevmiştim seni...
Çok eskitilmiş bir aşkın hatırlanması,
Sevgilinin resmi karşısında çocuksu bir iç kanaması
Aslında işin açıkçası;
Rüzgarın fırtınaya dönüşmesi gibi
Hayatına yönelik bombalı bir saldırı gibi
Geriye çekilirken herkesi öldürmek gibi

Sevmiştim seni...
Ruhum kan kaybederken nasıl tutarım seni şimdi deniz gibi,
Neticesi olmayan herhangi bir sebep gibi
Ortalık yerde durup dururken
Sevmiştim seni...
Atlara kalırsa çoktan kaybettik savaşı,
Mızraklar kırıldı,kalkanlar delindi,ganimetler paylaşıldı.
Kasaba meydanında birbirini dövmekten
Yorulan iki kovboy gibi,
Bir tabancanın namlusuyla tetiğiyle,
Kendisinden farklı,
Kendisinden ayrı,
Bir silahın şarjöründe tanışan iki soğuk mermi gibi,
Aynı bedene sıkılan iki el kurşun gibi,
Katille kurban arasında o birkaç saniyelik telaşla
Sevmiştim Seni.. .

Küçük Iskender . . ..
Logged

Hepinizin aLter egoSuyum.
Lenα
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 139
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 25356


..dUman oLduk..


WWW
« Yanıtla #11 : Ocak 10, 2009, 18:25:46 »

Yaz geldi renklerim canlandı
Yine
Kırmızı ojelerimi sürüyorum
Mutsuzluğumun ispatı olsun, diye...
. . . . ... .. .. . .
......küçük mutsuz kız çocukları yaşatırlar içlerinde; kırmızı ojeli mutsuz kadınlar. Onlar hayata sarılıp sıkıca, yaşarken; aslında, maskeleri güler bakan gözlere. Ve her gece uyumadan önce yataklarının başucuna usulca bırakırlar maskelerini, ertesi sabah tekrar takmak üzere... Sarılıp sonrasında o mutsuz kız çocuklarına hem anne, hem çocuk olup uykulara kayarlar ve unutmuşlardır çoktan maskesiz nasıl göründüklerini....
Logged


..Ben ne hayaLdeyim..
...Ne (de) biя biLmecenin içindéyim...
..Bir masaLıń başıńda ve sonundayım..
siTEniN eNFesİ
IdealDelisi
****

Teşekkür Sayısı 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 263


Yüreğim acıyor,nasıL başLasam anLatmaya..??


« Yanıtla #12 : Ocak 11, 2009, 14:22:45 »

seni sen yapan ne kaldı söyle ?
beynin ! yüreğin ! düşüncelerin ! ideallerin ...
gem vurmadığın ne kaldı ?
düşüncelerini mi söyleyebiliyorsun özgürce
yoksa gelecekle ilgili mutlu hayaller mi kurabiliyorsun ?
ya da beynini mi geliştirebiliyorsun.
özgürce yaşayabiliyormusun sevdalarını.
çılgınca haykırabiliyormusun sevdiğine"seni seviyorum" diye.
hangisini yapabiliyorsun.
söyle seni diğer insanlardan ayıran ne kaldı ?
anlat bana; ayşeden fatmadan ahmetten mehmetten farkını...
ben farklıyım deme boşuna göster bana...

yüreğini eline alarak çıkacaksın bu yola
beynini çöp sepetine atacaksın.
bırak özgürce yaşasın kalbin aşklarını.
evet
belki kırılacaksın üzüleceksin;
ama sonra hatırlayacaksın geçirdiğin günleri.
yaptığın çılgınlıklara sende şaşacaksın.
güleceksin sevdiğini 1 saniye olsun görebilmek için yaptığın şeylere
uydurduğun mazeretlere ).
gülerken ürpereceksin
özleyeceksin o saf duygularını ve :
keşke diyeceksin... keşke sunsaydım kalbimi sevgiliye.
delice çırpınışlarını hatırlayacaksın yüreğinin
öpüşmelerindeki tadı dudaklarında hissedeceksin.
sonra onu düşüneceksin
hiç aklından çıkarmadığını hatırlayarak )
ama kesinlikle beynini katmayacaksın bu işe.
aşkta mantık yoktur sevgili. mantık riskleri reddeder.
ama her aşk bir risktir. "ya hep ya hiç" diyebileceksin.
sonuna kadar gideceksin.
sonunda uçurum olduğunu bile bile.
yüreğini eline alarak çıkacaksın bu yola.
yanında olduğunu o zaman göreceksin.
ve hissedeceksin o zaman senin için çarpan yüreğin sesini
aşkın iki kişilik olduğunu öğreneceksin. ....
[/i]
« Son Düzenleme: Ocak 11, 2009, 14:28:08 Gönderen: siTEniN eNFesİ » Logged

BombaLanmış bağdat gibisin şimdi gözümde,
Yansan yansan bağdat kadar yanarsın,
iLk bomba da yüreğini satar kaçarsın..
Sayfa: [1]
« önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: