En Ideal Forum Adresiniz!
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Şubat 08, 2012, 15:28:42
1724469 Mesaj 28950 Konu Gönderen: 35632 Üye
Son üye: wtreker
En Ideal Forum Adresiniz!  | 
Ideal Club  |  Felsefe clubu  |  Psikoloji  |  Nédén İntihar
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Nédén İntihar  (Okunma Sayısı 2744 defa)
emPaTi
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 4
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 4599


« : Aralık 07, 2007, 12:14:50 »


Neden İntihar ?
İnsanın kendini bilerek ve isteyerek yoketmesi. Hastalıklı bir ruh yapısının ürünü olan kendini öldürme, felsefe alanında birçok öğretilerin temel konusu olmuştur. Bu dünyanın sorunlarını çözmekten uzak bulunan tanrıbilim de, tanrısal yaratmayla çelişik olduğundan ötürü kendini öldürmeyi çoğunlukla yasaklamakla beraber, öte dünyanın sonsuz yaşamını överek kendini öldürmeyi el altından onaylamaktadır. Nitekim, yaratma sorunu bulunmayan dinler —örneğin Jainizm— kendini öldürmeyi en büyük erdem sayarak açıkça onaylarlar. Antik çağ Yunan düşüncesinin hazcılık öğretisi, zorunlu sonuç olarak, kendini öldürmeyi yeğlemeye varır.

Ölüme çağıran lakabıyla anılan hazcı Hegesias'a göre yaşamak, acı çekmek demektir. Olumlu mutluluğa erişilemez, elde edilebilecek tek mutluluk acısızlık anlamındaki olumsuz mutluluktur ki buna da ancak bilgeler varabilirler. Bilge olmayanlar kendilerini öldürmelidirler. Yaşamanın ereği mutluluk olduğuna göre —ki hazcılık öğretisinin temel düşüncesi budur— ereği asla gerçekleşmeyecek bir yaşamda direnmenin anlamı yoktur.

Platon'a göre de umutsuz, bir hastalığa yakalananlar kendilerini öldürmelidirler, çünkü ölüm iyileşmeyecek. bir hastalıktan daha iyidir. Doğasal gelişmeyi metafizik bir yaşama iradesi ve isteği olarak gören Alman düşünürü Schopenhauer de, savıyla çelişen kendini öldürmeyle bir hayli uğraşmıştır. Ona göre kendilerini öldürenler, acı çeken bedenlerinin bu acısına son verebilirler ama sonsuz sürekliliklerine engel olamazlar. Varoluşçuluk öğretisini zorunlu sonucu olan bilinemezciliğe dönüştüren ve bunu da varlığın saçma olduğu düşüncesine indirgeyen Fransız varoluşçusu Albert Camus için "tek felsefesel sorun, kendini öldürmedir".

Gerçekten de varoluşçuluğun zorunlu sonucu ya kendini öldürme, ya da giderek hippiciliğe varan günlük ve anlık mutluluklar için yaşamaktır. Sartre, Camus'nün bu savını, varoluşçuluğun özgürlük savıyla çeliştiği için yadsımış ve bu zorunlu sonuçtan sıyrılabilmek için varoluşçuluk düşünden uyanarak çağımızın özdeksel diyalektik sorunlarına yanaşmaya çalışmıştır. Fransız toplumbilimcisi Durkheim, kendini öldürme olayını bir inceleme konusu yapmış ve bu adı taşıyan bir yapıt yayımlamıştır. Bu yapıtında onu şöyle tanımlar: "Kendini öldürme, bir insanın, doğuracağı sonucu bilerek olumlu ya da olumsuz bir eylemle doğrudan doğruya ya da araçlı olarak kendi kendini ölüme sürüklemişidir".

Durkheim bu yapıtında yayımladığı istatistiksel bilgilerden kendini öldürmenin, bireysel nedenlerden çok toplumsal nedenlerden ileri geldiği sonucuna varır. Kendini öldürmeyi ruhbilim açısından inceleyen Fransız ruhbilimcisi Profesör Theodule Ribot. kaynaklarımız arasında bulunan Duygular Ruhbilimi adlı yapıtında şöyle demektedir: "İçsel ve dışsal karakteriyle karşı konulamaz eğilimler türüne giren kendini öldürmeyle konuyu kapamak ilk bakışta biraz garip görülebilir.

Dikkat edilirse kendini öldürmeyle öldürme (katil) arasında yadsınamayacak bir soydaşlık vardır. Çünkü bu türlü eğilimlerle acı çekenlerin kendini öldürmeyle başkasını öldürme arasında sallandıkları bilinmektedir. Onur, olumlu biçimde büyüklük deliliğine vardığı gibi olumsuz biçiminde de benliğin yokedilmesi demek olan kendini öldürmeye neden varmasın? Ama bu ikincil sorunda direnmeyerek diyeceğim ki, kendini öldürme duygusal yaşamın bir belirtisi olduğuna göre bir ruhbilim sorunu karşısındayız demektir. Hem de öyle bir sorun ki şimdiye kadar gerektiğince üstünde durulmamıştır.

Öteden beri bilinen gerçek, temel ve değişmez içgüdünün kendini koruma içgüdüsü olduğudur. Bu gerçeğe göre yaşamak ve yaşamı korumak doğal bir amaçtır. Oysa, iradeli ya da iradesiz, tüm kendini öldürmelerde bu içgüdünün kesinlikle yadsınması (inkarı) sözkonusudur. Yaşama bu türlü son vermelerde ne bir inanca, ne aileye, ne insanlığa ve ne de vatana kurban olma düşüncesi görülüp sadece bir yokolma, bizzat istenen ve amaçlanan bir yokolmanın sözkonusu olduğu görülmektedir. Kendini öldürmenin ulusal, törebilimsel ve toplumsal açılardan incelenmesi bizim alanımızın dışındadır. Kaldı ki bu konularda yapılmış incelemeler pek çoktur (Ribot, burada. Morselli'nin Il Suicido adlı İtalyanca yapıtını öğütlemektedir).

Bizim incelememiz gereken kendini öldürmenin ruhbilim açısından çözümüdür. Kendini öldürme, usgücünün (zihnin) ya derin düşünme ya da zorunluluk gibi iki karşıt durumunun sonucudur. Düşünüp taşınmayla olan iradeli kendini öldürmelerde, yaşamın korunması içgüdüsüyle dayanılmaz acılar (şifasız hastalıklar, yıkım, yoksulluk, şeref ve namusun yitirilmesi) arasında bir savaşım vardır. Çöküntünün başlangıcı demek olan acının sürüp gitmesiyle yavaş yavaş ölmektense birdenbire ölmek yeğlenebilir. Böylesine bir kendini öldürme usa uygundur. Çünkü iki kötü sonuçtan daha az kötü olan (ehvenişer) seçilmiştir. Zorunlu kendini öldürmelerse daha karmaşıktır. Örneğin kendini birdenbire denize atmak, zehir içmek, boğazını kesmek ya da kendini pencereden fırlatmak bu türlü bir kendini öldürmedir. Bunlardan kimilerinde ölüm önceden tasarlanmıştır, ama bu tasarlama öylesine zorunlu ve karşı durulamaz niteliktedir ki kesinlikle kendini öldürmeyle sonuçlanır.

Bu türlü kendini öldürmeler amaçsız ve nedensiz gibi görünürse de öyle değildir, gerçekte burada da bir savaşım vardır. Ne var ki bu savaşım, düşünmeli kendini öldürmelerde olduğu gibi korunma içgüdüsüyle us-gücü arasında değil, korunma .içgüdüsüyle yoketme içgüdüsü arasındadır. Ancak burada yoketme içgüdüsü, başkalarına değil, benliğin kendisine yönelmiştir. Bununla birlikte iradeli kendini öldürmenin ruhbilimi, zorunlu kendini öldürmenin anahtarını verir. Çünkü güdüler birinde bilinçli, açık ve düşünme ürünüyken ötekinde bilinçsiz, karanlık ve kördür. Zorunlu kendini öldürme organsal yaşamın ürünüdür. Organizmanın derinliklerinde bulunan yoketme işleminin belirtisidir, örneğin korkunç bir diş ağrısına tutulan adamın başını duvarlara vurması öldürücü bir acıya karşı canını kurtarmak için yapılan içtepisel bir tepkidir. Bu örnek kendini öldürmeye oranla hafif görünürse de şifa bulmaz ve sürekli acılar içinde çırpınan insanların canlanın kurtarmak için birdenbire yaşamaktan vazgeçmelerinin nedenini anlatabilir.

Gözlemler tanıtlamıştır ki iki kendini öldürme arasındaki fark birinin ruhsal, ötekinin organsal nedenlere bağlı olmasıdır. Zorunlu kendini öldürmeler melankoli, yoketme hastalığı (Lypemanie), hastalık hastalığı (Hypocondrie) gibi hastalıklarda ortaya çıkar, eşdeyişle yaşamsal işlevleri çökmeye yüz tutmuş kimselerde görülür. Soyaçekimcilerin (verasetçilerin) anlayışlarına göre soyaçekimsel (irsi) kendini öldürmeler de vardır.

Ne var ki ruhsal soyaçekim organsal soyaçekime dayanır. Kendini öldürenlerdeki iradesiz davranışlar delilerdeki ve ilkel insanlardaki tepkisel davranışlara benzer. Genellikle aynı biçimde ve aynı koşullarda yinelenir: Örneğin ya uyurgezerlikte, ya sarhoşlukta, ya kadınların aybaşı durumlarında vb. Bunlar da gösterir ki iradesiz ve zorunlu kendini öldürmelerin kaynağı organsal (uzvi)'dir. Demek ki asıl neden ıra (karakter, mizaç) oluyor demektir.

Bir bakıma korunma içgüdüsü herkeste varsa da bunun çeşitli dereceleri bulunması olasıdır. Kimilerinde olabilir ki yaşamak isteği her türlü acılara dayanacak kadar güçlüdür. Melankolik yapıdaki insanlarda da pek güçsüz bir korunma içgüdüsünün en ufak bir vuruşla yıkılıp gitmesi olasıdır (muhtemeldir). Özetle, iradesiz ve zorunlu kendini öldürmeler onurun en geri giden ve en olumsuz bir biçimidir.
Logged

OriginaL..(Seni çok seviyorum)
Elismina
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1095


bu deli gidise kafa tutmak lazım


« Yanıtla #1 : Ocak 03, 2008, 16:54:25 »

heryer karanlık, ölüm ve karanlık esittir birbirne
Logged

Bir sazın tellerinde okşanan sızıyım
'değmen benim gamlı yaslı gönlüme' diyor dağların adamı
ellerinden notalar kayıyor,
gece yanığı teninde sevda bileniyor, hissediyorum
tütsü kokulu bir gecenin omzuna yaslandım
dudaklarımda dilsiz bir huzur,
öpmeni bekliyorum.

ThE_BLuE_MooN
IdealDelisi
****

Teşekkür Sayısı 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 435


YaŞaNMiŞLiKLaR ORtaSiNDa YaPaYaLNiZ Bi BeN..


« Yanıtla #2 : Ocak 09, 2008, 04:11:30 »

ehehehee yaaa benim bi kaç intaar girişimim olmuşta intaar etmek için diil aslında:)   mesela tuz ruhunu yere dökünce mermeri bile eritio elimize dökülünce pek bişi olmuo içersek noolur diip içmiştim erken müdehaleyle kurtarmışlar: )e 1 hafta çift serumla durdum we ses tellerim yanıodu az daha:D uzun süre konuşamamıştım: )
Logged

HaYaT YaŞaNıLDıĞı KaDaR WaRDıR..
       
                        --------------->    ThE BLuE MooN     <-------------

                                                                     ÖLüMe TeK ÇaRe  EceL!!
Jezabel
IdealForumcu
***

Teşekkür Sayısı 4
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 181


My dYing hoPe


« Yanıtla #3 : Ocak 19, 2008, 09:56:56 »

Çaresizlik ve de hiçlik.
Logged

•° Cυяѕέđ pЯinċêśś •°
Feryat
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Ocak 20, 2008, 20:49:13 »

kısaca özétLémiş arkadaş ;p
Logged
emPaTi
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 4
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 4599


« Yanıtla #5 : Ocak 21, 2008, 17:29:23 »

 Cheesy Cheesy Cheesy Cheesy
Logged

OriginaL..(Seni çok seviyorum)
BâLkız
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 76
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 11936


"Séni ilgilendirméz tatlım?"


« Yanıtla #6 : Ocak 25, 2008, 20:10:03 »

ya herkes Zaman zaman düşünüo ölümü..
ama onu yapmak çok büyük bişi..
ona cesaret edebilmek için psikolojinin oldukça kötü durumda olması qerekio...
yoksa yapılamas...
Logged
Elismina
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 1
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1095


bu deli gidise kafa tutmak lazım


« Yanıtla #7 : Mart 15, 2008, 19:27:22 »

intihar, ölümü anlayabilecegin tek aynadır
Logged

Bir sazın tellerinde okşanan sızıyım
'değmen benim gamlı yaslı gönlüme' diyor dağların adamı
ellerinden notalar kayıyor,
gece yanığı teninde sevda bileniyor, hissediyorum
tütsü kokulu bir gecenin omzuna yaslandım
dudaklarımda dilsiz bir huzur,
öpmeni bekliyorum.

avaree
idealsekeri
*

Teşekkür Sayısı 0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4


« Yanıtla #8 : Temmuz 14, 2008, 02:27:04 »

kendini zehirleyen akrebe sormak lazın
Logged
SenceR
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 89
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 10816


Egom cok yüksek biliyorum :)


« Yanıtla #9 : Ocak 02, 2009, 22:18:55 »

Acizlik'tir İntihar İşin Kolayına Kaçmak
Logged
ALaboRa
IdealDelisi
****

Teşekkür Sayısı 19
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 377


Gül kiné düşündügünü anlamasnlar..


« Yanıtla #10 : Ekim 01, 2010, 01:19:36 »

belkide sesini duyurmaktir
Logged

[/img]..
Gs`Lee
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 63
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 3934


Hebelehubele


« Yanıtla #11 : Ekim 01, 2010, 13:51:06 »

Pes etmektir
Logged

.. էéĸ αşK Gαlαтαѕαrαկ!

                                         -σ вir тυткυ-
Elsa
PsikopatIdealci
******

Teşekkür Sayısı 32
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1899


« Yanıtla #12 : Ekim 01, 2010, 16:55:14 »

bir nevi merak:)
Logged
Sayfa: [1]
« önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: