En Ideal Forum Adresiniz!
Merhaba,
Ziyaretçi
. Lütfen
giriş yapın
veya
üye olun
.
Temmuz 07, 2008, 03:38:47
738319
Mesaj
7851
Konu Gönderen:
6203
Üye
Son üye:
Insafsiz
Ana Sayfa
Yardım
Giriş Yap
Kayıt
En Ideal Forum Adresiniz!
|
Ideal Club
|
Felsefe clubu
|
Psikoloji
|
Pasif–Agresif Kişilik Bozukluğu
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« önceki
sonraki »
Sayfa:
[
1
]
Yazdır
Gönderen
Konu: Pasif–Agresif Kişilik Bozukluğu (Okunma Sayısı 251 defa)
emPaTi
PsikopatIdealci
Offline
Cinsiyet:
Mesaj Sayısı: 4679
Pasif–Agresif Kişilik Bozukluğu
«
:
Ocak 07, 2008, 16:12:15 »
Negatif kişilik ve ‘hayır’ cevabını sürekli pasif bir tavır ile belirtmek.
Nedir?
Psikolojide aynı zamanda negatif kişilik bozukluğu olarak da tanımlanır ve kişinin sürekli ‘hayır’ cevabını pasif bir tavır ile belirtmesinde görülür. Genelde çocukken bireyin kızgınlığını, kendi düşüncelerini ve negatif duygularını direk olarak ifade edemeyişinden kaynaklanır. Aynı zamanda bazı bulgular bu rahatsızlığa sahip insanların çocukluklarında ailelerinin kararsız, belirsiz ve hatta ihmalkar davranışlarına maruz kaldıklarını gösteriyor. Ailenin davranışı sebatsız, düzensiz ve sinirleri yıpratıcı olduğu için çocuk kızgınlık ve küskünlük duygularının esiri olur. Nitekim bu duyguları ne ifade edebilir ne de gitmesine izin verebilir.
Eğer siz pasif-agresif kişilik bozukluğuna sahipseniz, çevrenizdekilerin en ufak talepleri karşısında bile kendinizi ağır yük altında gibi hissetme ihtimaliniz yüksektir. Genel olarak çevrenizdeki otorite sahibi kişilere (ne kadar iyi niyetli olursa olsun) hem kızar hemde imrenirsiniz. Çoğu zaman kendinizi taciz edilmiş, bezmiş ve aşırı derecede yorulmuş hissedersiniz. Hem işinizde hem özel ilişkilerinizde hep yanlış anlaşıldığınızı, değerinizin verilmediğini ve limitlerinizin aşırı derecede zorlandığını düşünürsünüz. Çoğu zaman kızgın ve gücenmiş halde olduğunuz için dışarıya otomatik olarak negatif bir insan olarak yansırsınız.
Pasif-agresif kişiliği olan bireyler pesimistik, kuşkucu ve insanların iyi olmadığına inanırlar. Genelde olaylarda imkansızı ve hayal kırıklığına uğramayı beklerler. Kendilerini aldatılmış, değer verilmemiş, kurban edilmiş ve çaresiz hissederler. İşler arzu ettikleri gibi gitmediği zaman daha fazla somurtkan, kızgın, muhalif ve sinirli hale gelirler.
Bu tip kişiler diğer insanlarla yüzleşmekten çekinirler ve fikir ayrılıklarını, kırgınlıklarını yada kızgınlıklarını dolaylı yoldan ifade ederler. Individuals with passive-aggressive disorder have difficulty confronting others and are likely to express differences, disappointment or resentment indirectly. Sürüncemede bırakma, inatçılık ve verimsizlik gidi davranışlar bu probleme sahip insanların tipik davranışlarıdır.
İş yerinde pasif-agresif kişiler kendi yeteneklerini aşağı gördüklerinden dolayı kariyerlerinde yükselmek konusunda zorluk yaşayabilirler. Çoğunlukla kendilerine yardımı olabilecek kişileri davranışları ile uzaklaştırırlar.
Bu kişiler genelde huysuz kişilerdir. Kolaylıkla kızar, alınır yada kışkırtılırlar. Davranışları kolaylıkla saldırganlıktan pişmanlığa dönüşür. Sürekli çevrelerinde hata bulur, işbirliği etmez ve küskün dururlar fakat aynı zamanda aşırı derecede bağımlıdırlar.
Pasif-agresif kişilik bozukluğu olan kişiler derinlerinde güçsüz olduklarını, başka insanların merhametine kaldıklarını, haksızlığa uğradıklarını, yanlış anlaşıldıklarını ve ızdırap içinde olduklarını hissederler.
Belirtiler
1. Sıradan işlerde bile beklenen çabaya karşı negatif yaklaşım ve pasif direnç göstermek.
2. Değerinin verilmediğini ve hep yanlış anlaşıldığını düşünmek
3. Küskün, asık suratlı ve tartışmacı davranışlar
4. Otorite sahibi kişileri ve kurumları sürekli eleştirme ve küçümseme
5. Başkalarını kıskanma ve kendi şanssızlığını vurgulama
6. Bir yandan saldırgan ve küstah davranırken diğer taraftan pişmanlık gösterme.
Tedavisi
Psikolojik Kişilik hastalıklarının erken yaşlarda gelişiyor olması ve insanların kendilerini bu hastalık ile tanımlıyor olması tedavinin çözümünü zorlaştırmaktadır. Tedavinin başarılı olabilmesi için kişinin kökleşmiş davranış şekline, yaklaşımlarına, bakış açılarına, ilişki yapılarına ve kapasitelerine değinilmesi gerekir. Genelde kişilik problemleri psikoterapi ile çözümlenebilmesine rağmen, uzun zaman içinde yerleşmiş olan bu duygu, düşünce ve davranış alışkanlıklarını değiştirmek yoğun ve sürekli tekrarlanan bir tedavi ve öğrenme süreci gerektirir.
Bazı zamanlar, özellikle kriz anlarında kişi intihar teşebüssünde bulunabilir. Bu durumda kişinin kısa bir süreliğine hastaneye yatırılması gerekebilir. Eğer kişinin hastalığı ilerlerse ve evde ihtiyacı olan bakım ve ortam sağlanamıyorsa, daha uzun süreli olarak hastanede kalması istenebilir.
Araştırmalar bazı kişilik sorunlarının kişide devam ettiğini ama bazılarının yok olduğunu göstermektedir. Görünüşe göre hayat tecrübeleri ile birlikte kişi karakterinin temel özelliklerini değiştirmeyi öğreniyor. Psikolojik veya Psikiyatrik Tedavi uygulandığı zaman ise hastalığın gelişmesi hızlanıyor. Özellikle kişi tedaviye gönüllü olarak geliyorsa, iyileşmek için çaba sarfediyorsa ve problemlerinin sorumluluğunu üstleniyorsa hastalığın iyileşmesi daha hızlı oluyor. Ama diğer tarafta kişi sorunlarının başkalarından yada çevresinden kaynaklandığına inanıyorsa, sorumluluğunu üstlenmeyi reddediyorsa ve problemlerini çözemeyecek kadar güçsüz ve zayıf olduğunu iddia ediyorsa iyileşme süreci biraz daha uzun zaman alıyor.
Logged
OriginaL..(Seni çok seviyorum)
RadeoN
PsikopatIdealci
Offline
Mesaj Sayısı: 14435
" Sen (Tek) Bedenimin Hâkimi "
Ynt: Pasif–Agresif Kişilik Bozukluğu
«
Yanıtla #1 :
Ocak 07, 2008, 16:17:04 »
Pasif agresiflik buysa bide normalini merak ederim
Logged
Satır Başında Kalbim Hep
Kırıktı
Gözlerimin İçine Bakamadınız İçiniz Hep
Fesattı
.
eRmaN
NehiR
Feryat
Ziyaretçi
Ynt: Pasif–Agresif Kişilik Bozukluğu
«
Yanıtla #2 :
Ocak 20, 2008, 20:51:25 »
:d
Logged
Elismina
IdealManyak
Offline
Mesaj Sayısı: 836
bu deli gidise kafa tutmak lazım
Ynt: Pasif–Agresif Kişilik Bozukluğu
«
Yanıtla #3 :
Mart 15, 2008, 19:31:59 »
Negatif kişilik ve ‘hayır’ cevabını sürekli pasif bir tavır ile belirtmek.
bu cahil ebeveynlerin cocuklarına yaptıgı en buyuk ilgisizlikden dogar, asla suc cocukların degildir
bir cocugu dunyaya getirmek cok kolay, peki ya sonrası, sonra onun ne olacagına dair hic kaygıları oluyormu, neye gore yetistiriliyorlar, handi inanısa, hangi dogruya gidiyorlar. Zor hersey cok zor. Cocuklarını dogurup belli bir zaman sonra ilgisiz kalan anne ve babalardan nefret ediyorum. Onların nasıl bir sona gittigini dusunmeyen onları yalnız bırakan sadece kendi hayatlarını dusunen adı anne baba olan varlıklar
Cok dusuk bir ihtimal ama eger bir gun anne olursam size anneligin ne kadar kutsal bir kislik oldugunu kanıtlayacagm
Logged
Sana sarılamayacak kadar yorgunum artık
Her şeyden önce dostumdun, şimdi gözlerinde yeniden kulaç atmak istiyorum desem, mavilerinde yüzemeyecek kadar bitkinim artık nerede yanlış yaptığımı itiraf etmedi aşk.
...ve sen, her şeye rağmen gelip, "seni seviyorum" desen,
bu iki kelimeden ölesiye korkuyorum artık.. .
Bu Sese Kulak Ver..!
Sayfa:
[
1
]
Yazdır
« önceki
sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:
Gitmek istediğiniz yer:
-----------------------------
Forum Kurallari
-----------------------------
=> Forum Kurallari
-----------------------------
Idealsohbet.com Forum
-----------------------------
=> Forum Yenilikleri, Görüşleriniz, İstekleriniz, Şikayetleriniz
=> Yeni Başlayanlar
=> Duyurular \ Uyarılar \ Öneriler
=> Anketler
=> ideaL Forum ÖzeL
===> Üyelerimizle Röportaj
-----------------------------
Ideal Club
-----------------------------
=> Ideal Geyik Cafe..
=> IdeaL Acık Oturum
=> IdealClup Oyunlari
=> Zeka Oyunları - Bilmece - Bulmaca
=> Felsefe clubu
===> Metafizik
===> Psikoloji
=> Komik Loglarınız
=> Ilginç Linkler
=> Dogum Gunun Kutlu Olsun
=> Kırık Kalpler Kulubu
=> Yazı Arşivi
=> Ideal Radio Clup
===> Dj Röportajları
=> İtiraf Ediyorum
=> Aşk / İlişkiler
=> Efsanaler / Hikayeler
=> Müzik genel, Tartışma Bölümü
===> Şarkı Sözleri (Lyrics)
=> Müzik
===> Yabancı Müzik Videoları
=> Mektup
=> Sahaf Cafe
=> Videolar
-----------------------------
Genel Konular
-----------------------------
=> Atatürk Köşesi
=> İL İL Türkiye
=> Kişisel Gelişim..
===> Ingilizce Pratik :)
=> Hayatın İçinden...
===> Sağlık
=> Astroloji Burçlar Fal dünyası
=> Ilginc Ama Gercek
=> Yemek Bolumu
===> Diyet Yemekleri
===> Pratik Bilgiler
===> Çorbalar
===> Salatalar/Mezeler
===> Makarna/Pilav
===> Et Yemekleri,Sebze Yemekleri,Diğerleri
===> Tatlılar
===> kek,börek,kurabiye
===> reçel
=> Kadınlar
=> Erkekler
=> Cinsellik
=> Taktikler
=> Hobiler
===> Örgü Dünyası
-----------------------------
Gündem
-----------------------------
=> Türkiye'den Güncel Haberler
=> Dünya Gündemi
=> Magazin
-----------------------------
Kültür & Sanat Dünyası
-----------------------------
=> Edebiyat
=> Şiirler
=> Dergi ve Kitap
=> Sinema / Televizyon
=> Bilim & Teknik
===> Doğa Bilimler.
===> Insan bilimleri.
=> Din, Acıklanmayan olaylar ve Inançlar
===> Islam'i Resimler...
===> Dini Hikayeler...
===> Dini Videolar
=> Biyografi ve Otobiyografi
=> Köşe Yazıları
=> Tarih..
===> Mitoloji..
-----------------------------
Resim & Albüm
-----------------------------
=> MotorLu araçlar ve Modifiye
=> İlginç Resimler
===> Hayvanlar aLemi
===> Avatar,Resim,Imza ..
=> Yakışıklılar
=> Güzeller
=> Ünlülerin Resimleri
=> Sizin Seçtikleriniz
=> Romantik Resimler
-----------------------------
Irc.IdealSohbet.Com
-----------------------------
=> Irc.IdeaLSohbet.Com
=> IdeaL TeAm.
=> #Help Kanali
-----------------------------
Bilgisayar & Teknoloji
-----------------------------
=> Mobil Dünyası
=> Bilgisayar & Teknoloji
=> Donanım Haberleri Ve İncelemeleri
=> Teknoloji Haberleri
-----------------------------
Güvenlik
-----------------------------
=> Msn Programları&Güvenlik
=> Güvenlik ve güvenlik açıkları
-----------------------------
Oyun Dunyası
-----------------------------
=> Tüm oyunlar
-----------------------------
Spor Dunyası
-----------------------------
=> Sporda Son Dakika.
=> Diğer Spor Dalları
=> Basketbol
=> Beşiktaş
=> Galatasaray
=> Fenerbahçe
=> TrabzonSpor
=> Anadolu Takımları
=> Bahis & Tahmin
=> Dünyadan Futbol
-----------------------------
Forum Çöplüğü.
-----------------------------
=> Arşiv
|
Site Map
|
Wap
|
Wap2
|
Wap Forum
|
XML
|
Rss
Powered by SMF 1.1.2
|
SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks
Bu Sayfa 0.122 Saniyede 22 Sorgu ile Oluşturuldu