En Ideal Forum Adresiniz!
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Ekim 14, 2008, 06:24:31
837959 Mesaj 9138 Konu Gönderen: 6658 Üye
Son üye: Sermina
En Ideal Forum Adresiniz!  | 
Ideal Club  |  Sahaf Cafe  |  DracuLa'ca.. . [Rüyâ .. ]
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 9
Gönderen Konu: DracuLa'ca.. . [Rüyâ .. ]  (Okunma Sayısı 3070 defa)
DracuLa
Ziyaretçi
« Yanıtla #15 : Mayıs 08, 2007, 03:42:22 »


Sokak sokak gezdim

seni sordum, aradim bir umut iste

bu sehirin gecesinde ve gündüzünde

belki, kimbilir, seni bulurum diye

bir baska yüzde, gözlerde,

gökyüzündeki bulutlar esliginde

gecenin derin kadehlerinde

bir baska tende, dudak izlerinde

bir umut iste

belki, kimbilir, seni bulurum diye

sokak sokak gezdim

günesin battigi yerde

yildizlarin söndügü ve devlesdigi saatte

bir soguk ve sisli park kösesinde

cirkin, günah kokulu el dilinde

bazende sevda dolu gönülden cicek bahcelerinde

kuslarin kanatlarinda, gökteki özgürük nagmelerinde

belki, kimbilir, seni bulurum diye

sokak sokak gezdim

seni aradim,

seni sordum,

nafile ne care

bulabilmek ne mümkün birtanemi bu sehirde

yüregim kan aglar, yüregimden bir parca götürdün gittiginde

bu sehirin bir sokagina, yüregimden caldigini

bir kösesine bir gecesine birak

ölür diye korkma

kirilmam sana, kiyamamki korkmalarina

zaten ben yasamadimki senden sonra

bu sehirde,

sokak sokak gezdim

seni sordum, aradim bir umut iste

belki, kimbilir, seni bulurum diye

seni aradim,

seni sordum,

kendime, bendeki bana caresiz ve ürkek halime

binbir maskesi olan bu sehirin sokaklarina

benim birtaneme

elveda askima,icimdeki sokaklari olmayan

ve henüz adi konulmayan sensizlik sehirine



sokak sokak gezdim

belki, kimbilir, kendimi bulurum diye icimde
Logged
DracuLa
Ziyaretçi
« Yanıtla #16 : Mayıs 08, 2007, 03:45:00 »

Yerin seni çektigi kadar agirsin
Kanatlarin çirpindigi kadar hafif..
Kalbinin attigi kadar canlisin
Gözlerinin uzagi gördügü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kasin gözün
Karsindakinin gördügüdür rengin..
Yasadiklarini kar sayma:
Yasadigin kadar yakinsin sonuna;
Ne kadar yasarsan yasa,
Sevdigin kadardir ömrün..
Gülebildigin kadar mutlusun
Üzülme bil ki agladigin kadar güleceksin
Sakin bitti sanma her seyi,
Sevdigin kadar sevileceksin.
Günesin dogusundadir doganin sana verdigi deger
Ve karsindakine deger verdigin kadar insansin
Bir gün yalan söyleyeceksen eger
Birak karsindaki sana güvendigi kadar inansin.
Ay isigindadir sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiline hasret kaldigin kadar ona yakinsin
Unutma yagmurun yagdigi kadar islaksin
Günesin seni isittigi kadar sicak.
Kendini yalniz hissetigin kadar yalnizsin
Ve güçlü hissettigin kadar güçlü.
Kendini güzel hissettigin kadar güzelsin..
Iste budur hayat!
Iste budur yasamak bunu hatirladigin kadar yasarsin
Bunu unuttugunda aldigin her nefes kadar üsürsün
Ve karsindakini unuttugun kadar çabuk unutulursun
Çiçek sulandigi kadar güzeldir
Kuslar ötebildigi kadar sevimli
Bebek agladigi kadar bebektir
Ve herseyi ögrendigin kadar bilirsin bunu da ögren,
Sevdigin kadar sevilirsin...
Logged
DracuLa
Ziyaretçi
« Yanıtla #17 : Mayıs 08, 2007, 03:46:30 »

Bir mavi denizdeyiz şimdi seninle
ak bir martı gibi umut ve sevinç yüklü gemimiz
mutluluk rüzgarları vuruyor yelkenlerimize
pupa yelken yol alıyoruz sabaha
güneşli günlere çıkıyoruz, mavi gecelere

güzelliklerin el değmemiş ormanlarında
düşlenmemiş renklerin çılgınlığı düşüyor bakışlarımıza
kulaklarımıza binlerce kuş sesi dökülüyor
şiir cıvıltıları üşüşüyor saçlarımıza
sevgi çelenkleri örüyor zaman içimizdeki ışıltılardan

sevgiyle beslenerek,
bin çiçek büyüyor özlemin kor bahçelerinden
küskün çocuklar gülümsüyor yıldızlara
seviyoruz bütün insanları, bütün hataları affediyoruz
şarkılar bizim oluyor, şiirler bizim, yarınlar bizim
su gibi yudum yudum, hava gibi nefes nefes
mutluluğu tadıyoruz tüm pınarlardan
sevgimizi koyup tüm sevdaların üstüne
yelin suyla öpüştüğü kıyılara atıyoruz acılarımızı

kaldırıp duvağını gökyüzünün
öpüyoruz tüm beyaz bulutları alnından birer birer
dudaklarımız gül oluyor, gözlerimiz yıldız, bakışlarımız ay
uçuk bir mavide tutsak kalıyor hayallerimiz
sokaklar dolusu mutluluk
çiçekler dolusu sevgi ekiyoruz güzelliğin doruklarına
martılar uçuruyoruz samanyoluna mavi düşler boyu

bir Adem ile Hava faslındayız şimdi seninle
mavi bir rüya görüyoruz, mavi bir bahar yeşeriyor tenlerimizde
yeni bir aşk masalı yaşıyoruz şarkıların tılsımında
güneşi, mehtabı, yıldızları içiyoruz tüm pınarlardan

dudakların kalplere sığındığı bir adada
şimdi binbir arzuyla köpürüp kabarıyor dalgalar
şiir’in yedirenk çakılları vuruyor kıyılarımıza
bütün ihanetlerden arı, bütün çirkinliklerden uzak
yıldızları yol yapıp umutlarımıza
mavilere tırmanıyoruz ince alımlı ayaklarıyla aşkın
Logged
DracuLa
Ziyaretçi
« Yanıtla #18 : Mayıs 08, 2007, 03:47:11 »

Gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum
Gidiyorum
bütün acılarımı vurup sırtıma
umutları bırakıp başucuna
ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp
şiirlerimi sarıp bohçama
yüreğimin yangınına gidiyorum
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal

gidiyorum
gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp
yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum
içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın
sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar
gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum

gidiyorum
başımda gam gözlerimde nem
toplayıp önüme düşen gölgelerimi
bütün hatıraları bırakıp geride
ardımdan çekip kapıyı usulca
başımı alıp gidiyorum buralardan
şafak sökmeden kimseler görmeden
yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum
sevgi dolu yüreğimi bir ıssızda yakmak için

hoşça kal suyundan çimdiğim dere
kana kana içtiğim pınar
say ki, hiç yaşamadım bu yerlerde
nazlı çiçeklerini okşamadım baharın
bozguna uğramış bir bostanın hüznüyle
bir yaprağın ürpertisine yazıp ömrümü
çekip gidiyorum buralardan

çekip gidiyorum bir bilinmeze doğru
hem yol, hem yolcu olmaya
acılarımla başbaşa kalmaya
bütün yıldızları takıp kanatlarıma
rüzgarların uğultusunda kaybolmaya gidiyorum

Yüreğimin sızılarında damıttığım her şiiri bin kez öperek
ve sökerek sevgiden yana ne varsa göğsümde
gecelerin zifiri saçlarında çıkıp yola
dağlı bir ırmak gibi çarpa çarpa kıyılara
bir ceylanın gözlerinde ağlamaya gidiyorum

bütün borçlarımı ödedim alacaklarımı erteledim
artık ne diyecek bir sözüm kaldı sevdiklerime
ne okuyacak bir şiirim
gözlerimin içinde iki damla gözyaşı gibi
bakmadan ardımdaki uçurumlara
alıp götürüyorum yüreğimdekileri de
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal
Logged
DracuLa
Ziyaretçi
« Yanıtla #19 : Mayıs 08, 2007, 03:47:53 »

Gel
sen yoksun
bütün sokaklarına kar yağıyor ömrümün

nefesim
üşüyen bir gelincik ayazı
bütün geceler aysız

durmadan
bir ezgi savruluyor dudaklarında gecelerin
hüznün uzayan saçlarında kimsesizliğim kanıyor
yağmalanmıs bir ömrün ortasından sızarak
yaralı gönlümün ırmaklarına doluyor
gel
her gece bır deprem oluyor

ey çağlayan bir suda yittirdiğim menekse gözlü kız
seslen bana nerdesin, hangi uzak şehirdesin
bir rüzgarın kanatlarına vursam duyulur mu sesim

gel
erişilmez uçurum diplerinde kaldı özleyişler
yaralı ceylanlar sekiyor bakışlarımda
tomurcuklar öksüz, serçeler dilsiz
her durakta boynu bükük bir çocuk üşüyor
ve ben bu yağmurlar dolusu yalnızlığımla
bütün bulutlardan sana koşuyorum

gel
yürekler boş, bakışlar anlamıyor beni
her akşam vakti,
el ayak sesleri çekilirken caddelerden
vurup yüreğimi narlı sevdalara
yıldızlara ağladığımı kimse bilmiyor
kimse bilmiyor,
her gece dudağımda bir şiir’in kanadığını

ey yavru bir kuş gibi
düşlerimin arasından uçup giden uçarı kız
yaşım on beş idi, yüz oldu, binyüz oldu
yaşlandım yaşamadan aşkı ve baharı
farkında değilim şimdi,
geçen günlerin değişen mevsimlerin
yağan karlar altında kaldı kalbim

gel
geçmiş bahar sokaklarına çıkar beni
bahçesi tarumar bir çiçeğin kirpiğindeyim
bir kar çölünün ortasında
bir insan mahşerinin içinde
yapayalnız
her bakışta bir hüzün,
her hüzünde bir bakış kanamada
bir sonsuz rüzgar başladı gittiğin yerde
gel

gel
bahar sokaklarına çıkar beni
yıldızları sönmüş bir gecenin sayfalarında ışıksızım
özlemler damıtıyorum durmadan karanlığın yapraklarına
kalbimin üstüne üstüne yağıyor kar,
göçüp gitti kuşlar çoktan

ve ben
bölüp iklimlere o sevda tılsımı türküleri
işleyip alnımın çizgilerine tel tel
kalbimi sana rehin tutuyorum gel

hasret ki yolları kanamalı ağır bir hüzündür
geçip giden günlerin terkisinde
rüzgar koyaklarını yitirdi, sözcükler büyüsünü
her mısrada çığlık çığlık yüreğim
Logged
DracuLa
Ziyaretçi
« Yanıtla #20 : Mayıs 08, 2007, 03:49:27 »

’Ölüm asude bahar ülkesidir bir rinde
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter
Ve serin serviler altında kalan kabrinde
Her seher bir gül açar, her gece bülbül öter’’
Beyatlı

Menekşe rengi bir çiçekti sevdiğim kız
Anadolu yaylalarında karanfil kokan
Yanaklarında güneşin gül öpücükleri
Dudaklarında hayatın nazlı gülücükleri
Pınarlara her akşam aşk masalları anlatan

Erguvan rengi bir çiçekti sevdiğim kız
Munzur’un eteklerinde nergiz kokan
Bakışı ayışığı yüklü bir ceylandı
Sevda ve gül işlerdi yüreklere
İpek saçlarında çayır çiçekleri
Esmer alnında duygu gelincikleri
Her gece yıldızları alıp koynuna yatan

Bende sevmiştim ah deli gönlüm bende
Hasret rengi bir çiçekti sevdiğim kız
Gözlerinde dağların ilkyaz gülücükleri
Dilinde sevdanın içli sözcükleri
Saçlarında her bahar seher yelleri eserdi
Yaşamak bir şarkıya benzerdi dudaklarında
Dünyanın bütün dillerini konuşan

Bende sevmiştim ah ömrüm bende
Kar rengi bir çiçekti sevdiğim kız
Nefesinde dağgüllerinin kokuları
Kalbinde sevdanın gizli korkuları
Üşüyen yüreklere beyaz çiçekler sunardı her gece
Türkü türkü seher yeliydi yüzü
Şiir şiir ay güzeli
Doğanın bütün renklerine yakışan

Bende sevmiştim ah dostlarım bende
Hayat rengi bir çiçekti sevdiğim kız
Hala özlem kokuyor bir köşesinde anadolunun
Hala sevda kokuyor uzaklarda sesizlikler içinde
Kimselerin uğramadığı bir yerde
Yıldızlara bakıp üşüyor her gece

Şimdi güller gülümsemiyor artık, uzak dağbaşlarında
Cerenler inmiyor sulara
Derin uykuya dalmış gözlerinde sevdiğimin
Nergizler uyanmıyor sabahlara
Sarmıyor yaşamı maviler
Sonsuz bir hüzün gibi devrildi düştü gecelere
Bir hüzünki ne yazgılara sığar ne yıldızlara

Ya ben nasıl ağlamam dostlarım ya ben nasıl
Logged
DracuLa
Ziyaretçi
« Yanıtla #21 : Mayıs 08, 2007, 03:53:34 »

Sevgiler büyüttüm kır çiçeklerinden, güneşin kanını emen
umutlar yeşerttim bahar renginde al yeşil
dağlarda kar erirken ceylanlar emzirdim
melekler uyandırdım her tan ağardığında
toplamak için bütün düş kırıklarını aynalardan
yıldızlarla selam yolladım sana
her gece mavi bir kuş saklayarak avuçlarıma
gül ve rüzgar iliştirip kanatlarına, gelirsin diye bekledim
özledim, gözledim, gelmedin Selvina...

upuzun köprüler kurdum içimdeki yolculuklara sana kavuşmak için
beyaz günlere uzandım beyaz atlarla, sana getirsinler diye umutlarımı

kavaklar öpüşürken
beyaz güvercinler kanat çırpısın diye mavi göklerin burçlarında
bütün ayrılıkların, savaşların, ihanetlerin üzerine bir çizgi çektim
en güzel barış çiçeklerini versin diye dünya

ak alınlı taylar koşarken alnımın çayırlarında
al türkülerle inledim lekesiz sabahlara her bahar
özlemler kanatıp gecenin sayfalarında
mavi rüzgarların terkisinde sevgiler yolladım sana
çoğaldıkça çoğaldı çılgınlığım, kanımda milyonlarca yıldız tutuştu
alevler içinde parlayan nehirler aktı yüreğime her defasında
her defasında suların sesine bir damla gözyaşı bıraktım
gül desenli yaylalara senin için
bilmedin

bilki sensiz uzak dağbaşı ıssızlığında yalnız bir ağacım
yoksan ürpertilerde tiril tirildir yapraklarım
seni özlemenin korkunç girdabında
göğünü ve yönünü yitirmiş göçmen bir bulut olup
her gece uçurumlara ağlarım

hasret ateşine bürünürken geceler
uzun ayrılıkların dağladığı sevdalarda
korkunç alevler içirdim seni seven yanıma
iç çekmeyi öğrendi bir yanım, acı çekmeyi bir yanım
ve ardından oturup ağladım küskün ırmaklar gibi
karışıp gitti gözyaşlarım çağlayanlara
silmedin

ey kırçıl saçlarımda yıldız tutuşturan
alıp savuran yangınlara, yalnızlıklara
hazan bahçelerinde yaralı bir güldür şimdi kalbim
dört mevsim aşkı kanayan
sen ki,yüreğimde demlenen aysın, gözlerimde çiçeklenen aşk
uzun saçlı hasretimsin, iki büklüm beklediğim her gece
özledim, gözledim, gelmedin Selvina...

özlemlerle yaralı bir yağmur bulutuyum şimdi
firari bir hüznün girdabında yitirdim güldesenli sevinçlerimi
bil ki, çağlayan bütün nehirler benim gözlerimdir
benim yüreğimdir ağlayan bütün denizler
su içtiğim bütün pınarlarda seni susarım
seni sorarım geçtiğim bütün yollarda
düştüğüm her uçuruma bir tutam çiçek bırakır gibi
bir tutam kor ve bir demet gözyaşı bıraktım senin için
gelmedin, bilmedin, silmedin....

bir gün gökyüzü gülünce ve geçince üşümesi kalbimin
bütün hasretleri yükleyip rüzgarın kanatlarına
yüreğimde taşıdığım sevda aleviyle
upuzun yollardan çıkıp geleceğim sana... Bekle...
Logged
Nihle
Ziyaretçi
« Yanıtla #22 : Mayıs 08, 2007, 11:22:53 »

...
« Son Düzenleme: Mayıs 10, 2007, 15:34:17 Gönderen: Nihle » Logged
LaL
Genel Koordinator
*****

Teşekkür et +51/-10
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 22181


that wâs just a dréam.. .


WWW
« Yanıtla #23 : Mayıs 08, 2007, 12:04:47 »

kaçmasın açsın SmileySmiley

öslicem ikisimi.. sebiom jok..
Logged

[K/ayıp..]
DracuLa
Ziyaretçi
« Yanıtla #24 : Mayıs 08, 2007, 20:15:05 »

acilicak bi kapi varmi  ?
Logged
Nihle
Ziyaretçi
« Yanıtla #25 : Mayıs 10, 2007, 09:28:53 »

Karanlık gecelerde, yeryüzüne daha bir gizemli hava veren dolunayı seviyorum!... Dolunayın geceye yani karanlığa verdiği aydınlığı, ışığı ve o mistik havayı senin yüreğimde durduğun yere benzetiyorum, çünkü...

Aslında yer gök gece ama gündüz gibi geliyor insana, baş döndürücü bir aydınlıkla... Siyaha, geceye ve karanlığa daha bir başka yakışıyor, güneşin öteki yüzü olan dolunay!...

Ben bunları düşünürken, oturduğum odanın penceresinin beyaz tülleri arasından esen ılık bir rüzgar odamı toprak kokusuyla doldururken, diğer pencereden gelen ışıklarla da dolunay doluyor odama...

Toprak kokusundan anlıyorum, yağmur yağmış uzaklarda bir yerlere... Yağmur yağmış besbelli, kokusu ta buralara kadar geldiğine göre...

Rüzgar, toprak kokusu, dolunay, gece ve sen derken, işte yine kalem elimde!!! Ama en komiği ne biliyor musun?...Yazmaya başlamadan önce sürdüğüm kırmızı ojelerin her yere bulaşmış olması. Yani sayfanın üzerinde, kelimelerin arasında "kırmızı" var bunu bilesin! Sana kendimi yazarken farkında olmadan, cümlelerime kırmızı bulaşıyor, bu arada!!!

Yüreğimde sen gibi duran dolunay ve kırmızı cümlelerim!...

Tıpkı mum alevinin dağılması gibi, dolunay dağılıyor her yana bu gece, toprak kokulu bir rüzgarla...

Ben ise, dolunayın yüreğime doldurduğu ışığa inanarak yıldız, toprağın kokusuna kapılarak yağmur, gecenin gizemine ve cümlelerime bulaşan kırmızıya yenilerek sen oluyorum!!!...

Hasret ipi kopmuş inci bir kolyenin incileri gibi dağılıyor, her yana...

Sen ise, uzak diyarlarda bilmediğim bir yağmurda ıslanıyorsun, kim bilir?

Kim ßilir?

Kim ßileßilir..?
Logged
Nihle
Ziyaretçi
« Yanıtla #26 : Mayıs 10, 2007, 11:20:56 »

. . .



« Son Düzenleme: Mayıs 10, 2007, 15:26:56 Gönderen: Nihle » Logged
DracuLa
Ziyaretçi
« Yanıtla #27 : Mayıs 10, 2007, 14:01:56 »

baslik super olmus ruya Smiley) hep ruya
Logged
busejikk
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür et +0/-0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1355


« Yanıtla #28 : Mayıs 10, 2007, 15:55:23 »

sırf senı ruyalarımda bıle gormemek ıcın uyumuyorummm
Logged
DracuLa
Ziyaretçi
« Yanıtla #29 : Mayıs 10, 2007, 16:15:39 »

sen ne diyosun ? sana kim ne etti
Logged
Sayfa: 1 [2] 3 4 ... 9
« önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: