En Ideal Forum Adresiniz!
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Eylül 08, 2008, 05:35:54
792985 Mesaj 8364 Konu Gönderen: 6430 Üye
Son üye: Dilara15
En Ideal Forum Adresiniz!  | 
Ideal Club  |  Sahaf Cafe  |  GönüL GemiLerinizin Rotasiz KaptanLari..
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 ... 22 23 [24] 25 26 ... 28
Gönderen Konu: GönüL GemiLerinizin Rotasiz KaptanLari..  (Okunma Sayısı 2330 defa)
SvG
Ziyaretçi
« Yanıtla #345 : Mayıs 23, 2008, 20:11:23 »


Paşa gönlün bilir… Manisi bol, gözleri sel, gönül esriten yel ve dahi bundan gayrı bana el güzel…! Rast gelişlerin tesadüflerinde yitirdim aklımı… Her hendesi şeklin bir köşesinde bekler oldu keder… Sen benim cânım aldın…! Ecel gelse kapıma… Söylesene, ecel ne der ?
Logged
SvG
Ziyaretçi
« Yanıtla #346 : Mayıs 23, 2008, 20:12:12 »

Paşa gönlün bilir… Kan tükürdüğüm gecelerin en kesif dakikalarında, perişanım tutar iki yakanı… Gözyaşlarına neylesin, hodbinliğin buzdan kalkanı? Suallerim dizilir şafak vakti, dimağının puslu dağlarına…Ben yetişemedim bu hâlin ifrit oluşuna… Sen çözsen dahi baş gelebilir misin gönül bağlarına ?
Logged
SvG
Ziyaretçi
« Yanıtla #347 : Mayıs 23, 2008, 20:12:57 »

Paşa gönlün bilir… Olmayanı oldurmak makamından indin diye, çöle dönmüş bahtıma yağacak bir bulutken ânsızın dindin diye kınamam seni… Seni anlatmam artık Akdeniz akşamlarının, rutubet soluyan gecelerine… Kıskandığım hayalini sürgün ederim gözlerimden… Gözlerim takılı kalmış olsa da; gözlerinin öğrettiği sevdâ bilmecelerine…
Logged
SvG
Ziyaretçi
« Yanıtla #348 : Mayıs 23, 2008, 20:13:47 »

Paşa gönlün bilir… Fani dünya da bir garip de ben olurum, ne olacak ? Hâlimi soranlara anlatmam olanları… Ben böyleyim işte der geçerim çok defa… Mantık ile bir araya da gelmem hani… Neme lâzım…!
Kırk yerinden hançerlenmiş gönlüm yeter bana…
Logged
SvG
Ziyaretçi
« Yanıtla #349 : Mayıs 23, 2008, 20:14:28 »

Paşa gönlün bilir… Nasıl olsa el yüzüne gülmek kolaydır… Unutulduğumu sezdiğim şu ân, cân meydanımda ateşlerin en son oyunu halaydır… Davul kederin, zurna umarsızlığın…
Logged
SvG
Ziyaretçi
« Yanıtla #350 : Mayıs 23, 2008, 20:15:20 »

Paşa gönlün bilir… Ben de kimim ki? Sen doruklarda uç bakalım… Lâkin unutma yer çekimi kanunu ikimize de geçerli ey peri…! Nasıl olsa gökyüzünü gören her mahlukun sonu; çiğnediğim o kara, o göz göz yara toprakta nihayet bulacak… Paşa gönlün bilir… Her gece, saatler 03:20’yi gösterirken o sefil hayalim uykularını çalacak…
Logged
SvG
Ziyaretçi
« Yanıtla #351 : Mayıs 23, 2008, 20:16:01 »

Paşa gönlün bilir…
Logged
SvG
Ziyaretçi
« Yanıtla #352 : Mayıs 23, 2008, 20:16:53 »

………./………
Logged
JeLibon
Ziyaretçi
« Yanıtla #353 : Mayıs 23, 2008, 20:29:41 »

Kırılmış aynalardan baktım eskimiş yüzüme Firarlara vurdum yüreğimi
Bu gece yalnızlığımı hatırladım her gece olduğu gibi Yine sana mühürledim yeminleri Gelmelerine dair hayaller kurdum, gitmediğin halde Öyle bir inandırdım ki kendimi En sonunda bende inandım YOKLUĞUNA... Uzak diyarlarımı yar edindin kendine Ondan mıdır bendeki bu boşluğun Ondan mıdır bilinmezlere YOKLUĞUM... Gecelerimi yazdım gözlerine Hayallerime yandım YOKLUĞUNda Yakılmış şiirlerde kaldı yangınlarım Oysa ellerim senin sıcaklığında Gözlerim sen diye bakar her sevdaya Bir yıldız daha kaydı ömrümden bu gece Bu kaçıncı dileyimdir Sayamadım Saymalara gücüm yetmedi sevdiğim Seni sevmeye ömrüm... Ayrılığım yardan değil; candan oldu sen gidince Yabancı kaldırımlar çiğnedim seni ararken içimde Seni sevmelere yandım Dönmelerine yandım Yollarına serdim günahlarımı
Ayrılık şarkılarında aradım ismini Bilmediğim yerlerde aradım seni Kendim kayboldum boşluğunda Bitmedi Bitiremedim içimdeki seni Gelme artık Hiçbir kıymeti kalmadı varlığının Yabancılaştı gözlerim sana. Nasılda Tutkundum oysa; Nasılda vurgundum, Nasılda yanmıştım YOKLUĞUNda...
Yoktun!! Olamazdın yakınlığımda.. Ölümün soğukluğuna kattım... YOKLUĞUNun ateşini Diri diri gömdüm hayata kendimi Ölemedim Onu bile beceremedim... Öldürmeye kıyamadım içimdeki sevgini Yenildim..
Harcandım ayrılığınla Ama benliğimdeki anlamını unutmadım adının...
"Yokluğunun adını ararken tenhalarında
Gelme artık Hiçbir kıymeti kalmadı varlığının...
Ben yine arar dururum alışkanlık bu ya
Ve aylardan Ocak. cehennemlerden bu şehir.."
Logged
uuя ßöcέği
PsikopatIdealci
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 16042



« Yanıtla #354 : Mayıs 25, 2008, 18:29:10 »

noldu bocugummm neyin var  Huh?

geçti bitti apLacımm.. Smiley
Logged

k0puşLáЯdá ;p
uuя ßöcέği
PsikopatIdealci
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 16042



« Yanıtla #355 : Mayıs 25, 2008, 18:29:29 »

Dudaklarım mühürlü gecenin bir vakti..

Ay ve yıldızlar terketmiş gecemi..
Karanlığın ürküten sesi de yok..


Olan sadece;

Bir yırtılıp atılacak beyaz sayfam bir de bitmek üzere olan kurşun kalemim..

Yazıyorum...

Konuşamadıklarımı..

Yazıyorum...

Yüreğimdeki eğreti duruşunu..

Yazıyorum...

Adını,bana baktığın gözlerini..
İsmimin senden başka kimsenin dudağına yakışmadığını..

Avazım çıktığı kadar bağırdığım susuşlarımı nasılda boğazıma yumru gibi dizdiğini...

Karalanmış kağıt gibi buruşturup attığın yaşanmışlıkları..


Yazıyorum...

Damarlarımda dolaşanın "KAN" değil de "SEN" olduğunu..

Bir kesebilsem bileğimi..
Bir akıtabilsem içimden seni..
Tüm "Susuşlarım" bir son bulacak..

Yazıyorum...

Bir gün "SEN" kaybından öleceğimi..

Yazıyorum...

VE " yırt beni" diyen kağıdıma bakıyorum..

Yırt beni..
Yırt beni..
Logged

k0puşLáЯdá ;p
SvG
Ziyaretçi
« Yanıtla #356 : Mayıs 25, 2008, 23:24:57 »

 Kiss kardesime
Logged
uuя ßöcέği
PsikopatIdealci
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 16042



« Yanıtla #357 : Mayıs 26, 2008, 10:31:20 »

 Cheesy Kiss
Logged

k0puşLáЯdá ;p
SvG
Ziyaretçi
« Yanıtla #358 : Mayıs 31, 2008, 11:05:28 »


Züleyha'nın Yusufluğu

Kollukçular Yusuf'u alıp götürdükten ve hüzünlü gece Nil'in üzerinde bir ürperti gibi asılı kaldıktan sonra hiç uyumadan ertesi sabahı buldu

Züleyha ama, hayatı her zamanki tadında bulmadı. İçten içe derin bir öfke önce, sonra nedeni belirsiz bir kendinden hoşnutsuzluk hali. Her zaman doğruyu gösteren yürekte istikamet tayini. Aşkını düşündü Züleyha, şimdiye kadar hiç düşünemediği hallerdeydi.

Tapınaklarda genç rahiplerin buhur yakma görevini yerine getirmesinden bile erken saatte Züleyha ırmağa bakarak düşünmeye başladı. İlk kez Nil'in güllerinden yapılmaz tacını başına, yasemenden bileziğini ayağına takmamıştı. Züleyha ilk kez gece kadar sade sabah kadar yalındı.



Yusuf,dedi Züleyha, sen benim, evvel düşen şehrimsin, ahir düşen şehrimsin. Ezel düşen şehrimsin, ebed düşen şehrimsin.

Yusuf,dedi Züleyha; kalbim sen, benimsin yalnız benimsin,kalbin ben,seninim yalnızca seninim.

Yusuf, dedi Züleyha, sen masumsun, sen de bilirsin, ben de bilirim. Şu dört duvar, şu sıkı sıkı kapalı kapı,döşemenin üzerinde ezilen sarı gülün yaprakları tanık ki suçun yok senin.

Fakat güzelsin. Güzelliğin yoruyor beni, çünkü mümkünü var, suret kasrında bir suret değilsin.

Suçlu değilsen de bana, beni suçlu kılacak kadar güzelsin. Mümkünü olan bir güzelliğin sahibiysen Yusuf, ve bu güzellik yoruyorsa beni, sen dünyanın en masum mücrimisin. Suçlu,suçunu her zaman bilerek işlemez Yusuf ve güzellik bazen suça dönüşür.

Yaratılmışların en güzeli karşısında,ruhum kadar bedenim,kalbim kadar kalbimden çıkıp da bütün bedenimi deveran eden kanım ve damarlarım,ve bütün zerrelerim akıyorsa sana, ben de dünyanın en mücrim masumu değil miyim?

Çünkü, dedi Züleyha, güzelliğin bir derin kuyu senin. Bir düşenin kurtuluşu kolay olmaz.Ne mutlu kalbine sen düşene,ve ne mutlu senin kalbine düşene.

Tufandan kurtulmak için kendi derinliğine akan bir ırmak gibi; akmasam sana ölürdüm Yusuf, aktım, yine öldüm. Kendi ölümümün şeklini seçmem özgürlüğümse susarak ölmeyi değil,söyleyerek ölmeyi seçtim. Tortulanarak ve bulanarak değil,taşarak ve coşarak ölmeyi istedim. Hükmümün Yusuf olduğu yerde ölümlü olduğumu bildim.

Ve yine dirilecek olmamın emniyetiyle ölümlü oluşumu çok sevdim.

Yusuf,dedi Züleyha, bütün bir hayat, kınanma, horlanma, yitirme,her şey kalbimin üzerinden geçecek ve ben kalbimin altında kalacağım.

Bana dair ve bana rağmen var olan bir dünyada büyüklüğü,yitirdiklerinin çokluğuyla ölçülen bir Züleyha kalbi olacağım.
Senin zindan karanlığın benim özgür aydınlığıma denk düşecek, o kadar ki karanlık olacağım Sancıyla elimi attığım fundalıklar mavi çiçeklere dönüşmedi henüz, ama aslolan kalp olacak ve hayatı sonradan bulacağım.


Yusuf,dedi Züleyha, aşk zorlu bir sınav,ben bu sınavı en baştan ve gönüllü mü kaybettim?

Hayır işte!

Yitirmiş görünsem de kazancımsın sen benim. Ve şer gibi görünsem de göreceksin,yitirdiğin ne varsa benim sana açtığım kuyuda,hayrın olacağım sonunda.

Yusuf,dedi Züleyha, sana, gel kaderim ol, demem. O kadar ki, güldeki sevda, çöldeki ateş, denizdeki su kadar kadersin bana.

Bak alnına, iki kaşının ortasına. Orada benim mührüm var. Alnımın yazısı olduğun kadar, alnına da yazıyım.

Değil mi ki sen Yusuf güzelisin, gömleğin çoktan yırtık senin.

Ve değil mi ki ben tecelli etmesem eksik kalır sana dair kader.

"Senin kaderin benim tecellim.", kaderimde zindan varsa,

Yusufluğum su götürmez benim.

Yusuf ile Züleyha
Logged
JeLibon
Ziyaretçi
« Yanıtla #359 : Haziran 01, 2008, 17:59:58 »

meLekim ditmiş  Sad
Logged
Sayfa: 1 ... 22 23 [24] 25 26 ... 28
« önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: