En Ideal Sohbet Forum Adresiniz!
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Ocak 08, 2009, 01:12:34
930978 Mesaj 10773 Konu Gönderen: 7094 Üye
Son üye:
En Ideal Sohbet Forum Adresiniz!  | 
Ideal Club  |  Yazı Arşivi  |  «..San(r)(c)ı..»
0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 ... 113 114 [115] 116 117 ... 162
Gönderen Konu: «..San(r)(c)ı..»  (Okunma Sayısı 59729 defa)
Nefret_1788
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür Sayısı 1
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2233


Ha ha ha / İşte hayatın böyle boş bir kahkaha


« Yanıtla #1710 : Mayıs 15, 2008, 12:26:35 »


eheuehue ;dd forum kraLiçesi lal mm ;dd
Logged

aLem ßatı'da..//..aLemciLeR YüksekoVa'da..//..
]
LaL
Genel Koordinator
*****

Teşekkür Sayısı 46
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 22174


that wâs just a dréam.. .


WWW
« Yanıtla #1711 : Mayıs 15, 2008, 12:31:10 »

ah thanxx (: utandım sankilimm  smile11qb0
Logged

[K/ayıp..]
Nefret_1788
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür Sayısı 1
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2233


Ha ha ha / İşte hayatın böyle boş bir kahkaha


« Yanıtla #1712 : Mayıs 15, 2008, 12:32:38 »

utanma ;dd sen kraLiçe sin ;dd
Logged

aLem ßatı'da..//..aLemciLeR YüksekoVa'da..//..
]
LaL
Genel Koordinator
*****

Teşekkür Sayısı 46
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 22174


that wâs just a dréam.. .


WWW
« Yanıtla #1713 : Mayıs 15, 2008, 12:33:52 »

teşküüggg yalanjojuqumm aplajımm  shuut Smiley
Logged

[K/ayıp..]
Nefret_1788
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür Sayısı 1
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 2233


Ha ha ha / İşte hayatın böyle boş bir kahkaha


« Yanıtla #1714 : Mayıs 15, 2008, 12:36:54 »

 dancing ;dd
Logged

aLem ßatı'da..//..aLemciLeR YüksekoVa'da..//..
]
Réiné
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür Sayısı 1
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1663


aşk dayandı gırtlağa.


« Yanıtla #1715 : Mayıs 15, 2008, 16:09:43 »

qelicem qonçii kola içicez yaa ;p
Logged



Yüzü yağmurLa bıçakLanmış bir sonbahardı.
ßasitLiğiyLé
Gerisin geRiye çekiLirkeN boz örtüLer aLtında istaNbuL
ßeni hırpaLayanLar topu topu üç beş adamdı.
JeLibon
Ziyaretçi
« Yanıtla #1716 : Mayıs 15, 2008, 17:00:43 »

:p
Logged
LaL
Genel Koordinator
*****

Teşekkür Sayısı 46
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 22174


that wâs just a dréam.. .


WWW
« Yanıtla #1717 : Mayıs 16, 2008, 05:20:41 »

hııı hihoha tımam ;p
Logged

[K/ayıp..]
diLhuN
Ziyaretçi
« Yanıtla #1718 : Mayıs 16, 2008, 07:51:12 »

LaL oLmaK yeTmeZ ahRaZ oLmAk qeReK !
Logged
JeLibon
Ziyaretçi
« Yanıtla #1719 : Mayıs 23, 2008, 23:58:32 »

Yüzün Dénizdi ßuqün . .
GözLérin ßéndé ..
HüzünLér GéLdi ..
Sén GéLmédin .. .

SuLar ÇékiLdi ..
Sabah OLdu . ..
Günéş İçimizé Doqdu . .
Déniz Sustu . .
Ay " LaL " ..!
Sén Vé ßén . .
ßiz KaLdık Sadécé GözLérdé Konuşan . .

Logged
iarea
IdealDelisi
****

Teşekkür Sayısı 0
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 457

N & K


« Yanıtla #1720 : Mayıs 24, 2008, 16:05:34 »

                               ADREs/sız ..
Hep çok sevdiğinizi söylediniz, hep... Sözcükler arasına sığdırdınız yaşanası duyguları. Sahi bunu nasıl başardınız?
Bilemediniz! Doğduğunuz gün başlamıştı ölüme yolculuğunuz. ilk başlarda soğuktu hayat denilen sona yaklaştıkca ısınırdınız.

Pusla örtülmüş Ekim akşamında mumlarımı yaktınız, aydınlandı soğuk duvarlarım. Bir santranç tahtasına usulca düştüğünde yüreğim, oyun bitmesin sürsün istedim; şah yanımdaydi mat diyemedim. Kızılca kıyamet alacasında kirpiklerimden vurduğunuzda toprak kokuyordu teniniz, sonbahar tüttü ruhum. Martıların kanadından düşkıranlar koparken ses etmedi çocukluğum, izledi; düştük kelimelerde/n...

Ben bavuluma sığdıramadıklarımı sırtlanırdım, alışıktım gitmelere ki gitmeliydim. Siz tüm acıları kağıttan uçaklara çizdiniz. Ne sandınız? Rüzgarın yönünü değiştiremezdiniz. ilkel bir silah gibiydi fırlattıklarınız; uzaklaştı sandığınızda gelip yine bizi vuracaklardı. Vurmadılar mı?

Zaman yoktu benim için, saatlere bakmazdım fakat sizin için önemliydi. Siz çok sever, hayatınızı dilimlere ayırırdınız. Kurduğunuz hayallerin bile bir saati vardı, zamansız hiç bir halt olmazdı sizin için.. Oysa birlikte düşlediklerimiz dahi beraber degildi; ben istanbul'da bir hayal kahvesindeyken, siz başka bir kıtada balıkçı teknesinde olacaktınız.  Zaman denilen yalan kavramda sürüklendikçe, hayallerimizin yolları bile ayrılırken hayatı paylaşmayı nasıl bekleyebiliyordunuz? Bu yüzden takvim yapraklarını hiç koparmıyordum, yaşam akmasın, dursun...

Omuzlarımın üzerinde, rüyalarımda dahi günahlarımı - sevaplarımı yazan meleklerim vardı size göre.. Uyku öncesi şeytan kıran dualar etmeliydim, Tanrı duymalıydı.. Oysa ben Tanrı'yı duyuyordum, siz nasıl duymadınız? Dokunurken bir akşam rüzgarıyla tenime fısıldıyordu inceden ' .......... ' Merak ediyorsunuz değil mi? Duymayı başaramıyorsanız, söylemeyeceğim. Sizin büyük sırlarınız oldu hep, benim hiç olmamıştı. Öyleyse, Tanrı'nın bildiği halde bu da benim sırrım olsun.

Neydi hayat? Yalanla gerçek arasında sallanıp duran ve bizden cesaret uman bir köprü, siyahla beyaz arasında griyi tutturmak gibi bir şey belki de... Bulanık suda berraklık aramak mı yoksa... Bilemediniz! Çünkü siz hiç önünüze sunulan renk dağarcığını farkedemediniz. Gözlerinizi yarınlara diktiniz, bugünü unuttunuz. Gördüğünüz rüyaların gerçek olmasını umarken asıl hayat avuçlarınızdan uçup gidiyor, rüya oluyordu.. Göremediniz! Ben az sonra gelecek dalgalara aldırış etmeden, durgun denizler kıyısında kumdan kaleler yapıyordum. O anki çocuksu heyecanımı sonsuza yazarken, siz betonlaşmış yüreklerinizle hesap kitap peşinde koşturdunuz. Hedeflediğiniz yerde olacaktınız. Yine yanılmıştınız, hayat bir yere varış degil, o yere varmak için uğraşmaktı. Ah ne kolaydır hiçbir şey yokken her şeyi kaybetmek ve ne acı olmalı her şey varken hiçbir şey bulamamak...

Çiy çiy renkler dökülürken, bir sokak lambası altında karanlığınızı gizlemeye uğraştınız. Oysa tam karşınızdaydım; tek bir kara bulut gölgelemezken, taşkın yağmurlarda ruhumu yıkıyordum. Siz topraktan korktunuz, elbet girmeyecek miydiniz bir gün? Neden sizden güçlü kıldınız da kahkalarla çiğnemediniz üzerindeyken... Ne kadar olduğu nasıl da önemliydi sizin için, aşka fiyat biçmeye çalıştınız. Ömür dedim; anlamadınız!

Küçüklüğümüzden bahsederken büyümediğime inandıramazdım. Sizin renkli misketleriniz vardı, benimse hiçbir oyunda bir araya getiremediğimiz gözleri oyulmuş taş bebeğim.. Kabuklarını soyduğum umutlarımın ışığı kamaştırırdı hep gözlerinizi, doğruluğuna inanamadınız. Sizin uçurtmalarınız hep bir buluta takıldı kaldı, faili meçhuldu oyunlarınızı bozanların, hiçbir ebe kör değildi aslında siz duygularınızı körelttiniz. Rüzgara başkaldırmaktan korktunuz, bu yüzden bütün balonlarınızı esir ettiniz göğün maviliğine. Ellerinize elma şekerini yakıştırmayıp parmaklarınızı erkenden silmeye alıştırdınız. Silemediğinizi karalardınız değil mi? Hayat karalamaya gelmiyordu oysa ve karalamak unutmaya yetmiyordu...

Şimdi karşıma geçmiş hala hayattan bahsediyorsunuz. Üzgünüm bayım size verecek kadar yaşayamadığım bir hayatım olmadı benim. Üstelik hayat tutuyordu beni bu yüzden sizin hiçbir zamam okuyamayacağınız, okusanız da anlayamacağınız bir dilde şiirler kusuyordum. Siz hep sevdiniz, hala da sevdiğinizi söylüyorsunuz fakat içimde kıvranıp taşan hiçbir acı çığlığı duyamadınız.

Geçtiğim her istasyonda bir şiirim var şimdi.. Hala kaybedecek bir şeylerinizin olduğuna sevinmiyor da üzülüyorsanız bayım; kimsesiz şiirlerimin babası olur musunu
          aLıntııı ;p
« Son Düzenleme: Mayıs 24, 2008, 16:07:06 Gönderen: iarea » Logged

 Sadakatin çok uzagında kaLanLara inat;öyLe yüce ; öyLe LuzumLu ; öyLe kutsaL ki varLıgın...
Lyssa
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür Sayısı 2
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 7446



« Yanıtla #1721 : Mayıs 24, 2008, 17:17:40 »

İnsan sonun ne olduğunu bilebilir mi..? Yada, ne anlama geldiğini.. Yaşamın bazı anlarında sona yaklaştığını düşünürken, diğer anlarında hala yoluna devam ediyordur.

Lodosa tutulmuş tayfalar gibi sendeleyerek yürüdüğü,  zaman zaman düşüp kalktığı güverte-yaşamda, aniden girdiği fırtınasızlık onu çarpar. Önce algılayamaz. İmgesindeki güvertede, sendeleyerek yürüdüğü sanrısındadır hala.. Ve hala, elinde kelimelerden okları, anlam yükleme dersinden aldığı cebindeki kırık notlarla, kendisine bakmaktadır.
Girdiği dingin suda; Sisleri dağıtan eli görür önce..  Giderek dağılan sisin içinden, kalbini yüzünde taşıyan denizkızı belirir.. Gurbetdeki sevgiliye,  cephede alnının ortasından ölüm geçmiş askerlere, evladını yitiren annelere, duvağını takmış gelinlere, bayram salıncağında sallanan çocuklara, yumuşacık bir çift kolun sardığı bebelere söylenen şarkıları da, yüzünde taşıyan denizkızı.
Zamanın salladığı beşiğindeki uykusundan sıyrılır..  Adam..

Denizkızı..;
Karanlık bulutların arasından kutup yıldızını, derinliklerdeki inci tanelerini, uzaklardan dönüşlerdeki kavuşmaları,  bir ekmeğin iki ucundan tutup birlikte bölmeyi gösterdi..
Denizkızı..;
Bir şarkının, düştüğünde iki yüreği de aynı yaktığını,  ona saplanan yalan-hançerin iki canı aynı acıttığını,  birlikte gülmenin gizli ham meyveleri çalmaktan daha güzel olduğunu,  aynı sabaha uyanmanın bedenleri birbirinde unutmak olduğunu, dokunmanın günün hangi saatinde ve nerede olursa olsun, kuru bir duvarın üzerinde birbirine değmek olduğunu öğretti..
Denizkızı..;
Ateşe giden pervaneler gibi, ona ait olmayan yönlerini yaktı. Başka adreslerden aldığı iğreti kimlikleri karaladı..  Kirli bir giysi gibi, üzerinde duran yalanları sıyırıp attı..
Ayırdına varmanın başladığı anda, kamaşan kalbini oğuşturdu..Hissettiği arınma duygusunu sevdi ve gözlerini  kendinden dışarı çevirdi adam...
Ve biliyor.. Denizkızı, ona..; Kalbinin haritasını, okumayı öğretti...
Logged
PrénséSs
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür Sayısı 40
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4852


izlér mi his lér mi ? prénsés_s &bahar'm& caLiméro


« Yanıtla #1722 : Mayıs 24, 2008, 23:09:06 »

Ve geceye devirdim bakışları karanlığa boyandı sokaklar, saklambaç kokulu çocuklar besledim yalnızlığında bir köpeğe rengi anlattım kırmızıyı kandan çalıp şaraba katıp içtim yudum yudum aşk bardağından rüzgar ellerinle benim ise ince bileklerim vardı, kesik, çizgilerim ve mor sesim geceye kattığım.
Logged

. .. KaRda Donmak Üzeresin Uyumak Tatlı Geliyor.. Ama Sen Öldüqünün Farkında DeiLsin... ! ))
·· · ·· PreNseS uykudan uyandı · · · · · · ··

·· · ·· JaSSéRNép· · · · · · · · ··
        [[ JaS. :/ ]]
JeLibon
Ziyaretçi
« Yanıtla #1723 : Haziran 01, 2008, 19:54:07 »

İÇİYORUM SENİ
GECENİN MEY KOKULU SAATLERİNDE
BİR MEY/HANEDE
BAK ,YOKLUĞUN VAR
GECEME FELÇ GİBİ İNİVEREN
ŞİMDİ NE DİLEMELİ Kİ....
AL İŞTE!
YİNE DUDAKALRIM KADEHLERIN RAKSINDA,
HAYALE DEĞİL SARHOŞLUĞUM,
DUDAKLARININ LAL RENGİ,
ŞARABIMA SİNERKEN
BEN, SENİ NASIL KANA KANA İÇMEYEYİM?...
Logged
PrénséSs
PsikopatIdealci
*****

Teşekkür Sayısı 40
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 4852


izlér mi his lér mi ? prénsés_s &bahar'm& caLiméro


« Yanıtla #1724 : Haziran 01, 2008, 20:52:46 »

Düşündüm buldum sandığım yüzyıllık gerçekler
Hepsiyle giyindim durdum bazen büyük geldiler...
BİR YANDA HİÇ SUSMADAN KONUŞAN DUDAKLAR
BİR YANDA KÜSÜP SUSMUŞ SESSİZ AKILLAR...
Logged

. .. KaRda Donmak Üzeresin Uyumak Tatlı Geliyor.. Ama Sen Öldüqünün Farkında DeiLsin... ! ))
·· · ·· PreNseS uykudan uyandı · · · · · · ··

·· · ·· JaSSéRNép· · · · · · · · ··
        [[ JaS. :/ ]]
Sayfa: 1 ... 113 114 [115] 116 117 ... 162
« önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: