En Ideal Sohbet Forum Adresiniz!
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Kasım 21, 2008, 03:51:55
872054 Mesaj 9825 Konu Gönderen: 6871 Üye
Son üye: jnn
En Ideal Sohbet Forum Adresiniz!  | 
Ideal Club  |  Yazı Arşivi  |  İntihar Üzerine
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: İntihar Üzerine  (Okunma Sayısı 409 defa)
prOmEthEus
Ayrılan Üye
*****

Teşekkür Sayısı -9
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8373


« : Haziran 14, 2007, 01:48:03 »


Kendimi öldürmeden önce bana varoluştan yana güven verilmesini isterim, kuşku duymamak isterim. Yaşam, benim gözümde, olguların belirginliğini ve akılda uyumlu biçimde birleşmelerini onaylamaktan öte bir şey değil. Ben, olguların toplanıp birleştiği zorunlu bir buluşma noktası gibi duymuyorum kendimi artık; şifalı ölüm, doğadan ayırarak iyileştiriyor bizi; ama ya ben, olgulara yol vermeyen acıların ürünüysem?

Ben kendimi öldürürsem bu, kendimi yıkmam için değil, ama kendimi yeniden oluşturmam için olacak; intihar, benim için, kendimi zorlu bir uğraşla yeniden ele geçirmemi, varlığımın içine baskın yapıp girmemi, belli belirsiz ilerleyen tanrıdan önce davranmamı sağlayacak bir araçtır yalnızca. İntiharla kendi tasarımı yeniden doğaya uyguluyorum, ilk kez kendi irademle biçimlendiriyorum her şeyi. Bana uygun olmayan organlarımın koşullandırmasından kendimi kurtarıyorum; ve yaşam, bana düşünmem için verileni düşündüğüm saçma bir talih oyunu olmaktan çıkıyor. Yani kendim seçiyorum düşüncemi, ve güçlerimin, eğilimlerimin, gerçeklerimin yönünü. Güzel ile çirkinin, iyi ile kötünün arasına yerleşiyorum. Askıda bırakıyorum kendimi; hiçbir yana eğilim göstermeden, yansız; iyilerin ve kötülerin kışkırtmalarının kurduğu dengenin kurbanıyım.

Çünkü yaşamın kendisi, bir çözüm değil; yaşam, seçilmiş, benimsenmiş, belirlenmiş hiçbir varoluş türüne sahip değil. Yaşam yalnızca, istekler ve olumsuz güçler dizisidir, tiksindirici bir rastlantıya bağlı koşullara göre amacına ulaşan ya da başarısızlığa uğrayan küçük karşıtlıklar dizisidir. Kötülük, her insana, eşit ölçüde verilmemiştir, deha da öyle, delilik de. Kötülük gibi , iyilik de, koşulların ve etkisini kimisinde çok kimisinde az gösteren bir mayanın ürünüdür.

Yaratılmak ve yaşamak ve değiştirilemeyecek biçimde belirlenmiş varlığının en akla gelmez dallarına, en küçük ayrıntılarına dek kendini hissetmek, kesinlikle aşağılık bir durumdur. Aslında biz ağaçtan başka bir şey değiliz ve olasıdır ki, benim soyumun ağacının bilmem hangi boğumunda, belirlenmiş bir günde kendimi öldüreceğim yazılıdır.

İntihar özgürlüğü kavramı da, kesilmiş bir ağaç gibi düşüyor. İntiharımın ne zamanını, ne yerini, ne de koşullarını ben yarattım. Onun kavramını bulan da ben değilim, koparılmayı duyabilecek miyim?

Belki o anda varlığım parçalanıp dağılır; ama ya bütünlüğünü korursa, sakatlanmış organlarım nasıl işleyecek, varlığı olanaksız hangi organlarımla gözlemleyeceğim bu kopmayı? Ölümü, bir sel gibi duyuyorum üzerimde; gücünü bilemeyeceğim, apansız sıçrayan bir yıldırım gibi. Tatlarla ve dolanıp duran labirentlerle yüklü duyuyorum ölümü. Bunun neresinde benim varlığımın düşüncesi?

Bu Tanrı, beni,istediği gibi kullandı, saçma biçimde; beni canlı kıldı, yadsımaların yokluğunda, benim atak yadsımalarımın yokluğunda, düşünülen yaşamın, duyulan yaşamın en küçük kıpırtılarını bile yok etti bende. Yürüyen bir robot durumuna indirgedi beni; ama öyle bir robot ki, bilinçsizliğinin kırıldığını duyumsuyordu.

Ve işte ben, yaşamakta olduğumu göstermek istedim, şeylerin çınlayan gerçekliğiyle birleştirmek kendimi, yazgımı parçalamak istedim.

Tanrı ne dedi buna?

Yaşamı hissetmiyordum; değer yargılarıyla ilgili her kavramın dolaşımı, bende, kurumuş bir ırmaktı. Yaşam, bir nesne, bir biçim değildi bende; bir dizi mantık yürütmeydi yalnızca. Ama boşuna işleyen, bir yere ulaştırmayan mantık yürütmelerdi bunlar ve bende, irademin kesinleştiremediği "taslaklar" biçiminde kalıyorlardı.

Buradan intihar durumuna geçmem için de benliğimin bana geri dönmesini beklemeliyim, varlığımın tüm eklemlerini özgürce oynatabilmeliyim. Tanrı beni, umutsuzluğun içine bıraktı, sanki ışıkları bana ulaşan çıkmazlar burcunun ortasına bıraktı. Ben artık ne ölebiliyorum, ne yaşayabiliyorum, ne de ölümü ya da yaşamı istememezlik edebiliyorum. İnsanların tümü de benim gibi.

Antonin Artaud
Logged
.
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Haziran 14, 2007, 01:50:27 »

Smiley
Logged
prOmEthEus
Ayrılan Üye
*****

Teşekkür Sayısı -9
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 8373


« Yanıtla #2 : Haziran 14, 2007, 04:03:53 »

Bilmiyorum kaçınız kendisine düşman oldu, intiharı düşündü ama. Bazen insanın canını boğazlayası geliyor. İnsanlıkla alakam kalmıyor ve kendime insanlık dışı işkenceler etmek istiyorum ve kaskatı kesiliveriyorum. Kessem etler koparsam vücudumdan zerre kan akmıyıcakmış gibi geliyor... Öyle birşey ki ölemiyorsunuz bile Acı Acı kendine işkence. Böyle zamanlarda işkenceye dayanamayıp ölmeyenlerin çaresidir intihar...
Logged
Helin
Genel Koordinator
*****

Teşekkür Sayısı 13
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 26555


*°•::MournfuL::•°*


« Yanıtla #3 : Nisan 06, 2008, 13:59:01 »

:S Suicide
Logged
TR_CH
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Nisan 11, 2008, 12:56:39 »

suicide intahar demek kelime cok guzel ama anlami kötu
Logged
Kaan
IdealManyak
*****

Teşekkür Sayısı -7
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 669


ve birden bir şey oldu :z


WWW
« Yanıtla #5 : Ağustos 26, 2008, 12:55:56 »

...
ve belki de nihayet,
insanın kendisiyle barışabilmesinin;
kendine yenilmesine bağlı olduğunu anladığınız tek bir an
...
Logged

Sayfa: [1]
« önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: