|
|
| Lounge Circus Mutfak Şefi NEVZAT ONAY |
|
|
Geçmişi çok eskilere dayanan bir medeniyetin izlerini taşıyor İtalya. Dünyanın
en uzun süre tarih sahnesinde kalan imparatorluğuna ev sahipliği yapan bu ülkenin
mutfağı da topraklarında hüküm süren medeniyetler gibi zengin. Akdeniz ve Adriyatik
Denizi'ne kıyısı olan ülkenin mutfağı, bölgesel ayrımlar taşıyor. Ayrım derken
kesin çizgilerden bahsetmiyoruz. Bölgenin konumu, iklimi ve insanlarının bakış açısı
mutfakların şekillenmesini sağlamış. İtalyan mutfağı dendiğinde ilk akla gelen
nedense hep makarna veya daha geniş tanımıyla hamurişleri olmuş. Ancak makarna
ülkenin genelinde sevilse de belirli bir bölgeyle özdeşleşen bir lezzet. Daha çok
ülkenin kuzeyinde çeşitleniyor.
Toskana bölgesi, deniz ürünleri ve kırmızı et çeşitleriyle pişirilen yemekleri,
mis kokulu ekmekleri, yoğun aromalı zeytinyağları, şarapları, ve 'Pecorino' isimli
peyniriyle ünlü. Bölge mutfağında ekmek, zeytin ve zeytinyağı her zaman başrolde.
Bu malzemelerin çevresinde şekillenen mutfak için İtalyanlar, 'mütevazı' adını
takmışlardır.
Diğer ünlü bir bölge ise Veneto'dur. Veneto en çok kuşkonmaz ve pirinçle yapılan
yemekleriyle ünlüdür. Kısacası bir 'Risotto' cennetidir. Adriyatik Denizi'ne olan
kıyısı bu bölgede deniz ürünleri ile pişirilen yemeklerin zenginliğini de
beraberinde getirir. Bir de Veneto mutfağında egzotik baharatlar farkına varılacak
şekilde kullanılır. Veneto insanı için tadın yanı sıra koku da çok önemlidir.
Genel olarak İtalyan mutfağı içinde Sicilya mutfağının ayrı bir yeri
vardır. Sicilya mutfağı 300 yıllık bir medeniyetin izlerini taşıyor. Bu toprak, güneş
ve deniz, tepesi karlı dağlar, yeşilin binbir tonuna sahip ağaçlar ve bitkiler,
bereketli bahçeler, Yunan, Roma, Arap ve İspanyol izlerine sahip. Hemen her şeyin
yetiştiği volkanik topraklar, adanın geleneksel mutfağının ışıltılı renklerini
oluşturuyor.
Bu bölgede şarap ve zeytinle olan tanışma Yunanların sayesinde olmuş. Arıcılık ve
peynir özellikle de peynir yapımının bu döneme rastladığı söylenebilir. Roma
döneminde buğday yetiştiriciliği mutfağa yeni bir tat katmada gecikmemiş: Ekmek.
Sicilyanın ünlü ekmeklerinin kökeni bu tarihlere kadar iner. Araplar ise patlıcan ve
turunçgil yetiştiriciliğinde ön ayak olmuş. Sicilyalılara tanıştırdıkları
diğer yiyecekler ise palmiye, kavun, şeker kamışı, badem, nar ve jasmine pirinci.
Deniz yoluyla getirdikleri tarçın ve safran ise hamurişi, pasta, dondurma ve badem
ezmesi yapımında adeta bir devrim yaratmış. İspanyolların ise yeni dünyadan getirdiği
çikolata, patates ve domates. Ülkeye miras olarak da pasta süslemeleri ve birbirinden
lezzetli pay çeşitlerini bırakmışlar. Sicilyalı balıkçıların tezgâhı adeta bir
renk cümbüşünü andırır. Kırmızı barbunyalar, leylak mürekkep balıkları, gümüş
levrekler, pembe karidesler, mavi-kara midyeler...
Ve son olarak İtalyanlar yemeğin ardından tatlıyı pek tercih etmez. Meyve ve peynir
e??inde içilen bir şarap her zaman daha makbuldür. Veya tatlı şarapların yanında
yenilen bisküvi, bir İtalyan için günün son lezzetidir. |